İzolasyonla abluka arasında

Kamusal alanın kaybıyla beraber sokaklar ve meydanlar artık bir çeşit güvenlik paradigmasının konusu oldu. Bu anlamda şehrin meydanları ve geniş alanları, ancak olağanüstü hâllerde bir süreliğine halkın kullanımına sunuluyor ve artık sıradan olan “abluka” hâline geliyor. Tarihin bu anını gösteren iki fotoğraf.
Yazı: Enes Köse
Son dönemde İstanbul'da tarihin bu anını belgeleyen iki fotoğraf çekildi: Biri kurusun diye polis bariyerlerinin üstüne asılmış kilimleri, diğeriyse deprem sonrası Gezi Parkı’nda toplanan insanları gösteriyordu.
Bariyerin üstüne asılmış kilim, gündelik hayatla polis bariyerlerinin giderek daha da bütünleştiği, son dönemin en sık beliren kelimesi "abluka"nın olağanüstü bir nitelikten çıkıp şehrin sıradan bir ritmine dönüştüğü ve kamusal alanın da başlıca hareketlerinden biri olduğunu göstermesi açısından sembolikti. Bugün barikatlar, hâlâ şehrin peyzajında, rutin güzergahlarımızda kendini hatırlatıyor.
İkinci fotoğraf, bir anlığında büyük İstanbul depreminin geldiğini düşündüğümüz o büyük depremin ardından çekildi. Depremin ardından fırsat bulabilen insanlar asla güvenmedikleri evlerinden çıkıp artık şehirde zar zor bulunan toplanma alanlarına ve parklara koştu. Bu alanlardan biri de çoğu zaman politik mahiyetiyle anılan, parkın ötesinde, bir anlamda hegemonik bir mücadele sahasına dönüşen Gezi Parkı’ydı.

Fotoğraf: Deniz Kaynak
Gezi Parkı’nda toplanan kalabalık, bir kriz hâlinde gündelik hayatta açılan çatlağın arasından sızıp olağanüstü bir abluka altında olan o geniş alana akın etmiş ve bir zamanlar oldukça sert ve trajik bir şehir mücadelesinin parçası olan park, bir süreliğine sığınağa dönmüştü.
- Nitekim çok geçmeden şehrin her yerini saran ablukanın ritmi yeniden harekete geçmiş ve insanlar polis zoruyla deprem tehlikesine rağmen evlerine geri yollanmıştı.
Bu anlamda şehrin meydanlarının veya geniş alanlarının ancak olağanüstü hâllerde bir süreliğine halkın kullanımına sunulduğu ve artık sıradan olanın “abluka” olduğu bir şehir dinamiğinin hüküm sürdüğünü söyleyebiliriz.
- Peki kamusal alanın ortadan kalkmasının veya ilhakının bir sonucu olarak başlıca şehir politikasının demobilizasyon olduğu bir denklemde kamusal alana duyulan özlemin izleri nerede tecessüm ediyor?
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fransa'nın Filistin'i tanıma hamlesi, Georges Ibrahim Abdallah'ın özgürlüğü, SDG-HTŞ'nin karşılıksız kalan görüşmeleri ve kamusal alanın iptali.
01 Ağu 2025

İLGİLİ OKUMALAR


