Alex Schulman ve aile üzerine

Zamanla kabuk tutsa da çocukluğun yaraları hiçbir zaman geçmez. Aile, gerçek bir aile olamamışsa bir "yuva" değil, sürgün mekanıdır... Travmalar ise aile geleneği içine hapsolursa yazgı hâline gelebilir. Edebiyatseverlerin iki romanıyla tanıyıp sevdiği Alex Schulman, kendi hayatından biriktirdiği sorularla birlikte işte tam da buna odaklanıyor: Bir çocukluk travması ömür boyu sürebilir mi?
Yazı: Soner Can
Aile birliğini oluşturan ve onun sürekliliğini sağlayan dinamikler toplumdan topluma, kültürden kültüre değişir. Çünkü ihtiyaçlar, şartlar farklı; bunlara paralel olarak gelişen yaşamsal refleksler ise bambaşka olabilir. Ancak aile içinde yaşanan travmalar, çocukluk çağında açılan yaralar hiç değişmez. O tuhaf korku ve merak çağındaki acı, kaygı ve korkuyu Tezer Özlü, kendi hayatından izler taşıyan novelası Çocukluğun Soğuk Geceleri'nde o kadar içli bir ifadeyle anlatır ki:
"Geceleri anneme sokulunca hem soğuktan korunuyorum hem de yalnızlıktan."
Ama ya anne hiç yok ya da yok hükmündeyse?
Her şeyin bir yükü var
Çocukların ruhunda biriken yüklerin ağırlığını ölçebilecek bir aygıtımız yok elimizde. Yetişkin hâlimizle çocukluk acılarının ne kadarının üstesinden gelebilirdik? Ya bu soruyu istasyonda kendisini Malma'ya götürecek treni bekleyen 8 yaşındaki Harriet'e ve onun anne ve yetişkin hâline sorsaydık ne cevap alırdık?
İsveçli yazar Alex Schulman, ilk baskıları 2022 ve 2024 yılında yapılan ve büyük ilgi gören Hayatta Kalanlar ve Malma İstasyonu (TİMAŞ Yayınları, çev. Zeynep Tamer) adlı romanlarında işte bu soruların izlerini sürüyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Son dönemde sanatın her alanında yükselişe geçen İrlandalı isimleri andık. Çocukluk travmalarından yola çıkan öyküler anlatan Alex Schulman'ın kitaplarını inceledik.
18 Ağu 2025

İLGİLİ OKUMALAR


