Hatem Ete

Siyasal belirsizlik ikliminin yarattığı gerginlik sürerken PANORAMATR araştırma ve analiz merkezinde her ay anket ve ölçümler yaparak verileri yorumlayan Doç. Dr. Hatem Ete’yle konuştuk. Ete, toplumun CHP operasyonları, çözüm süreci ve uluslararası ilişkiler eksenlerinde yürütülen siyasetten memnun olmasa da henüz siyasetten ümidini de kesmediğini verilerle anlattı.

Söyleşi: Ayça Örer

Hatem Ete, 19 Mart’tan bu yana yolsuzluklara karşı mücadele yürütüldüğüne ilişkin tablonun toplumsal kabul görmediğini belirtiyor ve “Temsil ve adalet algısındaki bozulmaya karşın operasyonlar, siyasal açıdan CHP’yi zayıflatmadığı gibi AK Parti’yi de güçlendirmiyor” diyor.

Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan barış sürecinin ise toplumsal destek aldığını söyleyen Ete, siyasetten henüz umudun kesilmediğini söylüyor:

“Gelişmiş demokrasilerde gözlemlediğimiz trendin aksine toplumsal destek, marjinal siyasi adreslere yönelmekten imtina ederek, merkez siyaset etrafında örgütlenmeye devam ediyor. Bu güzel ve umut verici gelişme.”

Türkiye, 19 Mart’tan bu yana hem muhalefet hem iktidar sorunları açısından krizli bir dönemde. Muhalefet, politika üretemediği sadece kendini savunduğu bir dönemden geçiriyor. Bu dönemi AK Parti ile CHP arasındaki ilişki üzerinden nasıl yorumlarız?

CHP’nin maruz kaldığı baskı üç-dört farklı aşama veya katman içeriyor. Bu katmanları bugün zaten baştan beri planlanmış bir stratejinin unsurları olarak görmeye yatkınız ama ben bunun planlanmış bir süreçten ziyade zaman içerisinde etki-tepki üzerinden bugünkü hâlini aldığı kanaatindeyim. Dolayısıyla zaman içerisinde evrilen, gelişen, katmanlaşan bir süreç ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.

Bu süreç, ilk etapta İstanbul merkezli, İmamoğlu’yla ilişkili ve sınırlı bir hamle olarak başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028 seçimlerinde İmamoğlu ile yarışmak istemeyeceği, bu nedenle de İmamoğlu’nun seçimlere katılamayacağı bir denklem kurmaya çalışacağı tahmin ediliyordu. Nitekim 2023 seçimleri öncesinde İmamoğlu “ahmak davası” üzerinden askıda tutulabilmişti. Önümüzdeki seçimler için de bu davanın veya buna benzer bir idari veya yargısal enstrümanın kullanılabileceği öngörülüyordu. 2025’in ilk aylarında başlayan ve 18 Mart’ta karara bağlanan diploma meselesi de bu eksende değerlendiriliyordu.

Ancak genel beklentiye rağmen, 19 Mart’ın sürpriz olduğunu söylemek mümkün. Kapsam, zamanlama ve yöntem itibarıyla, Erdoğan’ın veya AK Parti’nin siyaset tecrübesi ile örtüştürülmesi zor bir operasyon yapıldı.

İkinci ve üçüncü katmanlar, CHP’nin İmamoğlu’na yönelik süreci güçlü bir dirençle yönetmesi ve kamuoyunun İmamoğlu’na yapılanları olağan yargısal bir süreç yerine siyasal bir operasyon olarak okuması üzerine hayata geçirildi. Eşzamanlı olarak hem İstanbul dışındaki belediyelere yolsuzluk davaları açılarak kamuoyu nezdinde siyasi operasyon okuması zayıflatılmaya hem de kurultay davası üzerinden CHP yönetimi baskı altına alınmaya çalışıldı.

Özetle Erdoğan, CHP yönetiminin İmamoğlu’nu ve diğer belediye başkanlarını güçlü bir şekilde sahiplenmesi, siyasi ve yargısal kıskaca güçlü bir şekilde direnerek tabanı mobilize etmeyi başarması, toplumsal muhalefeti bu davalar etrafında organize edebildiğini göstermesine yargısal/siyasal baskıyı artırarak cevap verirken CHP yönetimi ve tabanı da direncini ve mobilizasyonunu tahkim ederek Erdoğan’a cevap vermeye çalışıyor. Böylece iktidar ile CHP arasındaki gerilim, siyasal gündemin en canlı başlığı olmaya devam ediyor.

SÖYLEŞİNİN DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📬 İstanbul Bienali, siber saldırı kaosu

“Üç Ayaklı Kedi” başlıklı 18. İstanbul Bienali'nin ilk ayağı, Beyoğlu-Karaköy hattında birbirine yürüyüş mesafesindeki 8 mekanda başladı. Londra, Brüksel ve Berlin havalimanlarındaki siber saldırı, uçuşlarda gecikmelere neden oldu.

21 Eyl 2025

Diageo Türkiye ile birlikte
📬 İstanbul Bienali, siber saldırı kaosu

İLGİLİ OKUMALAR