Greenpeace Genel Direktörü Mads Christensen
Bu yıl Greenpeace'in Türkiye'deki 30. yılı. Rainbow Warrior olayı ise 40. yılında anılıyor. Öte yandan bugün, devletlerin çevre hareketi üzerindeki baskısı, bombalarla değil davalar ve yabancı fon kısıtlamalarıyla kendini gösteriyor. Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Mads Christensen, Aposto'ya verdiği özel röportajda Greenpeace'in giderek gerilen bir siyasi atmosferde ekolojik sorunları gündemde tutmak için benimsediği yaklaşımları anlattı.
Yazı: Deniz Kaynak
Greenpeace'in Türkiye'deki 30. yılındayız. Barışçıl çevre protestolarına karşı devlet şiddetinin sembolü hâline gelen Rainbow Warrior olayı ise 40. yılında anılıyor.
1985 yılında Greenpeace'in amiral gemisi Rainbow Warrior'ın Fransız gizli ajanları tarafından Auckland Limanı'nda bombalanarak batırıldığı bu olayın üzerinden 40 yıl geçmişken bugün, devletlerin çevre hareketi üzerindeki baskısı, bombalarla değil davalar ve yabancı fon kısıtlamalarıyla kendini gösteriyor.
Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Mads Christensen, Aposto'ya verdiği özel röportajda Greenpeace'in giderek gerilen bir siyasi atmosferde ekolojik sorunları gündemde tutmak için benimsediği yaklaşımları anlattı.

ABD’deki SLAPP davasında çıkan rekor tazminat kararından Romgaz’ın Greenpeace Romanya’yı feshetme girişimine, Rusya’nın Greenpeace’i “istenmeyen örgüt” ilan etmesinden Hindistan’daki yabancı fon kısıtlamalarına birçok tehditle karşı karşıya olduğunuz bir dönemden geçiyorsunuz. Ayrıntılara hâkim olmayan okurlarımız için Greenpeace’in son dönemde karşılaştığı hukuki ve idari zorlukları özetleyebilir misiniz?
Mart ayında verilen son derece adaletsiz bir kararla, bir ABD hakem kurulu, milyarder ve Trump bağışçısı Kelcy Warren’ın yönettiği fosil yakıt boru hattı devi Energy Transfer lehine, Greenpeace International ile ABD’deki Greenpeace’in 660 milyon doların üzerinde tazminat ödemesine hükmetti. Şu anda mahkemenin nihai kararını bekliyoruz ancak bu hukuk mücadelesi sona ermekten çok uzak. Greenpeace International, AB’nin yeni anti‑SLAPP yasalarının emsal niteliğindeki bir test davası kapsamında Hollanda’da Energy Transfer’i mahkemeye veriyor.
Romanya’da ise devlete ait gaz şirketi Romgaz, Neptun Deep açık deniz doğalgaz projesi etrafında süren hukuki mücadeleyi tırmandırarak Greenpeace Romanya’nın feshi için başvuruda bulundu. Neyse ki Greenpeace’in başvurularındaki bazı usul ayrıntılarını düzeltmesinin ardından Romgaz, ilk duruşma öncesinde talebini geri çekti. Ancak bunun “şimdilik” olduğunu da eklediler.
Bu arada Rusya’da yetkililer, Mayıs 2023’te Greenpeace International’ı “istenmeyen örgüt” ilan ederek Greenpeace Rusya’nın aniden kapanmasına yol açtılar. Bu nitelendirme, Rusya sınırları içinde Greenpeace'in çalışmalarını suç hâline getiriyor ve bağımsız sivil topluma yönelik daha geniş çaplı bir baskının da parçası.
Kafamızda bir soru işareti yok: Bunların tamamı ifade özgürlüğüne ve barışçıl protesto hakkına yönelik doğrudan saldırılar. Ama biz de karşılık vereceğiz. Beş kıtadaki milyonlarca destekçimizle, Energy Transfer ya da Romgaz gibi çevreyi kirleten şirketlere dünyanın her köşesinde karşı duracağız. Ne bir fosil yakıt şirketi ne de başka herhangi bir kurumsal zorba bizi susturabilir.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Filistin'i tanıma kararları, Latin Amerika'da gerilim, Greenpeace Uluslararası Genel Direktörü Mads Christensen ile röportaj, KYK yurtlarında barınma sorunu, gençlerin radikalleşmesi.
26 Eyl 2025

İLGİLİ OKUMALAR



