İmralı, KKTC ve operasyonların gölgesinde

Cumhur ittifakı kurulduğundan bu yana, Ankara kulislerinde belli aralıklarla duyduğunuz ifadelerden biri: “Çatlak varmış, dağılacak ittifak.” Ancak bugün yapılan hiçbir eylem sadece bugünü ilgilendirmiyor. Her aşamayı mutlaka 2026’daki anayasa masası ve 2027’deki olası erken seçimle birlikte yorumlamak gerekiyor. Ve dengeler, herkes için farklı takvimleri işaret ediyor.

Yazı: Gökçer Tahincioğlu

Cumhur ittifakının kurulduğu günden bu yana, Ankara’da muhalefet kulislerini gezdiğinizde, belli aralıklarla duyduğunuz ifadelerden biri:

“Çatlak varmış, dağılacak ittifak.”

Elbette sıkça gündeme gelmesinin önemli bir nedeni var. Belki zaman zaman ittifak ortakları arasında yaşanan gerilimlerden de daha önemli bir neden: Devlet Bahçeli’nin sicili

Bahçeli, genel başkan olduğu günden bu yana alışılmadık, kimi zaman iktidara aday bir siyasi parti liderinden de farklı bir portre çizdi. Alparslan Türkeş sonrası ortaya çıkan genel başkan adayları arasında, şansı en düşük isim olarak gösterilirken diğer adayların hatalı stratejileri ile genel başkan seçildi.

  • O dönem genel başkanlığının uzun ömürlü olmayacağı bile konuşuluyordu ama parti içi siyaseti öyle iyi yürüttü ve MHP’nin genlerini öyle iyi biliyordu ki o dönemki rakiplerinin tamamı siyasetten silindi.

İlk çıkışları, partisine yönelikti; ülkücülerin artık sokakta olmayacağını söyledi. Ardından partisi, iktidar ortağı oldu. DSP’nin ekonomiyi düzeltmesi için getirdiği Kemal Derviş’e, muhalefet partisi gibi muhalefet yaptı. Ekonomik krizin derin biçimde yaşandığı, iktidardaki partilerin en ufak şansının olmadığı bir zamanda, erken seçim çağrısı yaptı. MHP, o dönem DSP, ANAP ve DYP ile birlikte baraj altında kaldı, AKP dönemi başladı.

AKP ve Erdoğan’a en sert muhalefeti yapan isimlerden biriydi. AKP’nin başlattığı iki çözüm sürecinde de en sert konuşmaları ve muhalefeti Bahçeli yaptı. Odasında 17/25 Aralık saati tutacak kadar iktidar karşıtı görünüyordu. 7 Haziran seçiminden sonra CHP ile koalisyon kurması ve AKP’yi iktidardan düşürmesi ihtimali belirdi ancak ilk günden HDP/DEM Parti’nin dışarıdan destek vereceği hiçbir ittifakta olmayacağını açıklayarak bütün kapıları kapadı.

15 Temmuz darbesinden bir süre sonra, başkanlık sisteminin yolunu açtı. Ardından Cumhur ittifakının kurulmasını sağladı ve ilk başkan adayı olarak Erdoğan’ı açıkladı.

Olmadık, beklenmedik bir zamanda çözüm sürecini başlatan konuşmayı yaptı ve Öcalan’ın Meclis kürsüsüne gelerek örgütü feshetmesi çağrısında bulundu.

Saymakla bitmiyor. Bahçeli söz konusu olduğunda, bilinen, alışılan siyasi hamlelerin dışına çıkılma ihtimalini her zaman cepte tutmak gerekiyor.

Çatlak var mı?

Tam da bu yüzden Bahçeli’nin beklenmedik bir zamanda ittifaktan çekilme ihtimali her zaman cepte tutuldu. Son grup toplantısında, 29 Ekim’de Anıtkabir’e ve Külliye’deki resepsiyona gelmemesini “kriz” olarak yorumlayanlara sert çıktı ancak Ankara’da, konunun böyle yorumlanması hiç de garip değil.

KKTC seçiminden sonra parlamentonun Türkiye’ye katılması çağrısında bulunan Bahçeli, elbette AKP iktidarının bu görüşü desteklemesini beklemiyordu. Olası bir krizin nedeni bu olamazdı. Eli yüksekten açmak bir klasik Bahçeli için. Tıpkı “Öcalan, Meclis’e gelsin” demesi gibi...

Bürokraside AKP ve MHP kadroları arasında sorunların olduğu, hâkim-savcı atamaları ve İçişleri Bakanlığı kararnamelerinin MHP’yi mutlu etmediği sır değil. Asıl sıkıntı yaratan alanların başında ise operasyonların geldiği biliniyor. Bahçeli’nin “ülküdaş” olarak tanıttığı, kabul ettiği pek çok isim operasyona uğradı.

  • Ancak daha sıkıntılı zamanlar da oldu Cumhur ittifakında. Bu yaşananlar için “çatlak” demek doğru mu, tartışılır.

AKP’nin de MHP’nin de siyasi ajandası dolu. Stratejik ittifakı bozmak için bu nedenler belki yeterli değil ama karşı tarafa mesaj vermeye engel de değil. Zira mesaj verildikten sonra, birlik-beraberlik konuşması yapılarak konu kolayca geride bırakılabiliyor. Bu yüzden “çatlak” ifadesine tepki gösterilse de mesaj vermek için bir zemin yarattığına da kuşku yok.


YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

✊ Mamdani'nin zaferi, Türkiye-AB evliliği

New York'un ilk sosyalist ve Müslüman başkanı, Louvre soygununun siyasi izdüşümleri, Türkiye ile AB'nin zorunlu evliliği, Cumhur İttifakı'nda çatlak söylentileri.

07 Kas 2025

✊ Mamdani'nin zaferi, Türkiye-AB evliliği

İLGİLİ OKUMALAR