Nostaljiye tutunmak

Nostaljinin hiç olmadığı kadar revaçta olduğunu görmemek mümkün değil artık. Filtreler, retro tipografiler, VHS ve “eski günleri” yâd etmeler... Geleceğin bu denli belirsizlik barındırdığı bir dönemde belki de bu kaçınılmaz. Peki ama geçmiş gerçekten bugün hatırladığımız kadar masum muydu? Ya gelecek? Biz geçmişle yüzleşmeden onu kim kuracak?
Yazı: Lara Kamhi
Dünyanın suyu kaynıyor. Her gün yeni bir şok ile uyanıyoruz. Şok ekonomisiyle yürütülen bu yeni düzende, teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlemesi bizi nefes alamayacak hâle getiriyor; gündem yorgunluğu duyarsızlık yaratıyor. Kısacası birçoğumuz yeni dünyaya adapte olamıyoruz ve kaçış olarak otomatik bir refleksle eskiye sığınıyoruz.
Nostaljinin hiç olmadığı kadar revaçta olduğunu görmemek mümkün değil artık. Filtreler, retro tipografiler, VHS ve “eski günleri” yâd etmeler... Yapay zekada bile "eski"nin estetiğini arar hâle geldik.
- Öte yandan nostalji bile değişti. Her neslin kendi en iyi günlerine duyduğu bir özlem olmaktan çıkıp bugünle baş etmenin bir yöntemi oldu. Geleceğin bu denli belirsizlik barındırdığı bir dönemde belki de bu kaçınılmaz.
Ancak geçmiş gerçekten tüketilebilir bir his mi, bu yaşadıklarımız gerçeklikten çok bir duygu tasarımı mı, sorularını da sormadan edemiyor insan. Sanki artık geride kalan ve bir daha ele geçmeyecek bir zamanda hissettiklerimize bugün yapay yollarla ulaşmaya çabalıyoruz.
Bu noktada nostalji de artık hafızanın konusu olmaktan çıkıyor, belirsizliğin endişesini yatıştıran bir "terapi ekonomisi" aracına dönüşüyor: Belirsizlik arttıkça insan tanıdık olana sığınmak istiyor ancak bu suni sığınak çoğu zaman bir inkarı da içinde taşıyor; bugünün sorunlarını erteleyebilmemiz için sahte bir dekor kuruyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Giderek artan bir hızla eriyen Arktik Okyanusu buzullarının haklarını ve geleceğini inceledik. "Hesap sorma" kavramının etik ve politik anlamı üzerine düşündük.
24 Oca 2026

İLGİLİ OKUMALAR


