Paris'ten Minnesota'ya

Mezarlıklar, insanın zihninde kasvetli bir imaj oluştursa da çoğu kentin merkezinde, beton blokların ortasında açılmış yeşil alanlar oluşturur ve taşlarına kazılı yazılar kentin hafızasını nesilden nesile taşır. Loren Rhoads'un "222 Cemeteries to See Before You Die" (Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 222 Mezarlık) adlı kitabındaki tavsiyelerinden yola çıkarak bitki, heykel ve şapelleri arasında saatlerce gezebileceğiniz etkileyici mezarlıkları derledik.

Yazı: Deniz Aytekin

Lakewood Cemetery (Minnesota)

Minneapolis’in göller bölgesinde, Uptown’ın güney ucunda yer alan Lakewood Mezarlığı, 1908 yılında Ayasofya'dan esinlenerek tasarlanmış. Şapelin 20 metreyi aşan kubbesi, vitray pencereleri ve İtalya’dan getirilen milyonlarca mozaik parçası burayı mimariye meraklı gezginlerin uğrak noktası hâline getirmiş. Şapel, tasarımının yanı sıra akustiğiyle de ünlü; hem cenazelere hem de düğün ve konserlere ev sahipliği yapıyor.

Hubert H. Humphrey ve Paul Wellstone gibi Amerika siyasi tarihinin önemli isimlerinin mezarlarına ev sahipliği yapan, 19. yüzyılın “kırsal mezarlık” anlayışını yansıtan Lakewood, göletlere açılan ağaçlarla bezeli patikalarıyla dingin bir park görevi de görüyor. 1.000 dönümlük dev bir alana yayılan bu yeşil alan, 200 binden fazla anıt ve mezar taşıyla bir açık hava müzesini andırıyor.

YAZININ DEVAMI


NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

🏛 Dünya kentlerinden mezarlıklar, romantizm müzesi

Dünya kentlerinin açık hava müzelerini andıran mezarlıklarını keşfe çıktık. Renovasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Sevgililer Günü'nde yeniden ziyarete açılacak Paris'in romantizm müzesine göz attık.

25 Oca 2026

Ceylan Splend'or ile birlikte

İLGİLİ OKUMALAR