Hazar Denizi çevre krizi

Uzmanlar, Hazar Denizi’nin iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilikten oluşan “üçlü gezegen krizi” ile karşı karşıya kaldığını, bölge ülkeleri arasında yeni sınır ötesi çevre kuralları ve bağlayıcı işbirliği mekanizmaları olmadan ekosistemin hızla bozulduğunu aktardı.

  • Bilim insanları, su seviyesindeki düşüş, artan sıcaklıklar ve buzsuz kışların Hazar ekosistemini ve kıyı yerleşimlerini olumsuz etkilediğini, balıkçılık ve ulaşım gibi sektörlerin de risk altında olduğunu vurguladı.
  • Çevre uzmanları, petrol ve gaz faaliyetleri, sanayi atıkları ve nehirler yoluyla taşınan kirleticilerin denizde biriktiğini, bunun özellikle endemik türler ve fok popülasyonları üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
  • Hukuk ve politika alanındaki uzmanlar, Hazar’a kıyısı olan ülkeler arasında veri paylaşımı, ortak izleme, kirlilik kontrolü ve iklim uyumu için daha güçlü, bağlayıcı bölgesel anlaşmalara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
  • Analizlerde, Hazar Denizi’nin kapalı bir su kütlesi olması nedeniyle iklim ve kirlilik etkilerinin daha hızlı hissedildiği, bu nedenle erken uyarı sistemleri ve uyum planlarının birlikte tasarlanmasının önem kazandığı belirtildi.