Nahit-Huma Kabakcı Koleksiyonu Lidice’de

Babası Nahit Kabakcı Koleksiyonu’ndan devraldığı koleksiyonculuk mirasını bugün paylaşma, dayanışma, sergileme, kuşaklararası aktarım üzerinden yeniden düşünen Huma Kabakcı ile bir koleksiyonun kuşaklar boyunca geçirdiği dönüşümü, koleksiyonerliğin kamusal sorumluluğunu, Türkiye’den Orta Avrupa’ya uzanan diyalog alanlarını ve Lidice ile kurulan işbirliğini konuştuk.
Söyleşi: Melike Bayık
Huma Kabakcı, babası Nahit Kabakcı Koleksiyonu’ndan devraldığı koleksiyonculuk mirasını bugün paylaşma, dayanışma, sergileme, kuşaklararası aktarım üzerinden yeniden düşünüyor.
Nahit & Huma Kabakcı Koleksiyonu’ndan Türkçe konuşulan bölgelerden sanatçılara ait seçilen 65 eserin Çekya’daki Lidice Sanat Koleksiyonu’na bağışlanması vesilesiyle Huma Kabakcı ile bir koleksiyonun kuşaklar boyunca geçirdiği dönüşümü, koleksiyonerliğin kamusal sorumluluğunu, dayanışmayı, cömert ve kültürel bir hafızanın akışını, Türkiye’den Orta Avrupa’ya uzanan diyalog alanlarını ve Lidice ile kurulan işbirliğini konuştuk.

Fotoğraf: Korhan Karaoysal
NHK Koleksiyonu (Nahit-Huma Kabakcı Koleksiyonu) yıllardır Türkiye çağdaş sanatına odaklanan önemli özel koleksiyonlardan biri olarak biliniyor. Ancak bu kez koleksiyonun bir bölümünü kalıcı olarak Lidice Sanat Koleksiyonu'na bağışlıyorsunuz. Bir küratör ve koleksiyon yöneticisi olarak sizi böyle bir karara götüren süreç nasıl başladı? Bu fikir ilk ortaya çıktığında sizin için ne ifade ediyordu?
Bu karar tek bir anda değil, uzun süredir içimde taşıdığım bir isteğin ve düşüncelerin olgunlaşmasıyla ortaya çıktı. Yaklaşık üç-dört senedir NHK Koleksiyonu'nu yeni ismi ve kurumsal kimliğiyle kamuya açmak, eserleri özel alandan çıkarıp paylaşılan, kalıcı bir kamusal hafızanın parçası hâline getirmek istiyordum. Fakat nereden başlayacağımı tam olarak bilemiyordum.
Lidice Sanat Koleksiyonu'nun küratörü Miloslav Vorlíček ile görüşüp kurumun misyonunu yakından öğrendiğimde her şey yerine oturdu. Koleksiyonun tamamen bağışlanan eserlerden oluşan, dayanışma temelli bir kamu koleksiyonu olması beni en çok etkileyen yönlerden biriydi. Danışma kurulunda, yıllardır Türkiye çağdaş sanatını da yakından takip eden René Block gibi bir ismin bulunması, bu bağı benim için daha da anlamlı kıldı.
Fikir ilk ortaya çıktığında beni asıl etkileyen şey, Lidice'nin hikayesiyle babamın koleksiyona yüklediği anlam arasındaki örtüşmeydi. Köyün 1942'de yok edilmesinin ardından, 1960'larda Sir Barnett Stross öncülüğünde "Lidice Yaşayacak" dayanışma hareketiyle doğan bir koleksiyondan söz ediyoruz. Hafıza, direniş ve dayanışma üzerine kurulu böyle bir kurum, NHK Koleksiyonu'nun ruhuyla doğrudan buluşuyordu. Babam koleksiyonu güçlü bir bölgesel duyarlılıkla kurmuştu: Türki dilli coğrafyalar, post-Sovyet dünya ve Balkanlar. Bu bağışı, onun sanatı kuşaklar ve coğrafyalar arasında bir empati ve diyalog köprüsü olarak gören bakışını sürdürmenin en doğru yollarından biri gibi hissettim.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bin yılı aşan başkentliğine rağmen İstanbul'da neden bir Bizans / Doğu Roma müzesi olmadığına kafa yorduk. Huma Kabakcı ile NHK Koleksiyonu'nun kuşaklar boyunca yaşadığı dönüşümü konuştuk.
07 Ağu 2026

İLGİLİ OKUMALAR


