Türkiye açmazı

TÜİK, yılın ikinci çeyreğine ait büyüme rakamını yıllık %2,3 olarak açıkladı. Temmuz enflasyonu ise %31,75. Bu iki rakam bir yıldır birbirine yaklaşmıyor. Ekonomi yavaşlıyor, fiyatlar yavaşlamıyor.
Oysa beklenen bu değildi. Bir ekonomi bir yıldır yavaşlıyorsa, talep zayıfladığı için fiyat artışlarının da gevşemesi gerekir. Bizde gevşemiyor. Sebebini anlamak için manşetteki rakama değil, altındaki kırılıma bakmak gerekiyor.
Sıkı para politikası etkisini gösteriyor
Çeyreklik büyüme birinci çeyrekte %0,3, ikinci çeyrekte %1,1 oldu. Yıllık oran %2,5'ten %2,3'e indi. Böylece yılın iki çeyreğinde de büyüme %3'ün altında kaldı. Geçen yılın ikinci çeyreğinde bu oran %4,7 idi.
Para politikası tarafında da tablo net. Politika faizi 22 Ocak'tan bu yana %37'de sabit. Merkez Bankası, savaşın başlamasının ardından 1 Mart'ta bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi ve bankaları %40'lık gecelik borç verme faizinden fonladı. Bu uygulama 23 Ağustos'ta sona erdi; haftalık repo ihalelerine dönülmesiyle fiili fonlama maliyeti yeniden %37'ye doğru geriledi. Politika faizinde bir değişiklik yapılmadan, altı aya yakın süredir uygulanan fiili sıkılık gevşetilmiş oldu. Bu arada iç talep belirgin biçimde zayıfladı.
Buraya kadar tartışma yok. Sıkı para politikası ekonomiyi yavaşlattı.
Ancak enflasyon inmiyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt dışı tarafında bu hafta ABD istihdam piyasalarından gelen veriler ön plandaydı. Bugün açıklanacak olan tarım dışı istihdam verileri de benzer sonuca sahip olursa, piyasalarda Fed'e ilişkin beklentiler önemli ölçüde değişebilir.
04 Eyl 2026

İLGİLİ OKUMALAR


