Milenyallerin seçenek krizi

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Yazı: Elif Bayram

Bir gün Kilimanjaro’ya tırmanıp, ertesi gece gün doğumuna kadar içip dans ediyor; sonra yine gün doğumunda kuş gözlemine gidiyor. Bir hafta kurumsal hayattan nefret ediyor, ertesi hafta yeni bir işe giriyor. Bir ay önce New York’ta yaşamak isterken şimdi taşrada bir ev arıyor. Terapiye gidiyor ama davul dersi daha iyi geliyor. Her gün kilosunun 1,6 katı protein yiyor, yeni bir hobi edinmesi ise bir bunalım mesafesi. Bir sabah uyanıyor, terapiyi bırakıyor ve girişimci olmaya karar veriyor. Çocuk sahibi olur mu emin değil, acelesi de yok. Belki de turşu markası kurar veya birkaç dönüm bağ satın alır. Olmadı okula döner. Her şeyi bırakıp bir Yunan adasına yerleşmek de “Aman oralar çok ısınır” deyip Norveç’te balıkçı olmak da fena bir fikir gibi duyulmuyor.

Tanıdık mı? Bugün 32 yaşımda, önümde sonsuz seçeneklerle hayatımı tasarlamak üzere yolda olan biriyim. Evet, tasarlamak: Karar vermek ve verdiğim kararlar doğrultusunda hayatıma yön vermek. Görece şanslı olduğumun farkındayım; seçme, kendimi araştırma fırsatına ve imkanına sahibim.

Yoksa bu şans değil mi? Ne kurumsal bir şirkette kariyer basamaklarını tırmanmak ne de benden önceki kuşakların çizdiği o "iyi eğitim al, 'güvenilir' bir işe gir, sonra evlen, çocuk yetiştir, emekli ol" ile devam eden rotayı takip etmek zorundayım. Öyle bir hayat daha tahmin edilebilir olurdu belki ama tatmin edici olur muydu?


YAZININ DEVAMI


İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

💉 Menopozun tarihi, pestisit meselesi

Uzun yıllar tıbbın dışına itilen menopozun toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle kesişen tarihine göz attık. Büyük marketlerdeki gıdalarda tespit edilen pestisitlerin nelerin göstergesi olduğunu inceledik.

26 Eyl 2026

İLGİLİ OKUMALAR