ABD-İran arasında iki haftalık ateşkes: İran'ın 10 maddelik planında neler var?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile yaptığı görüşmelerin ardından, ilan ettiği 48 saatlik sürenin dolmasına 1,5 saat kala İran'a yönelik askerî operasyon planlarını iki hafta süreyle askıya almayı kabul ettiğini açıkladı:
"Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistanlı Asım Münir ile yapılan görüşmelere dayanarak ve onların bu gece İran’a gönderilmesi planlanan yıkıcı gücü durdurmamı talep etmeleri üzerine, ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’nın tam, derhal ve güvenli şekilde açılmasını kabul etmesi şartıyla, İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık bir süre için askıya almayı kabul ediyorum.
Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır! Bunun nedeni, tüm askerî hedeflere zaten ulaşmış ve hatta aşmış olmamız, İran ile uzun vadeli barış ile Ortadoğu’da barışa yönelik kesin bir anlaşma konusunda oldukça ilerlemiş olmamızdır.
İran’dan 10 maddelik bir öneri aldık ve bunun müzakere edilebilir bir temel olduğuna inanıyoruz. Geçmişteki anlaşmazlık konularının neredeyse tamamı Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında uzlaşmaya varılmıştır, ancak iki haftalık süre anlaşmanın tamamlanması ve sonuçlandırılması için gerekli olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak ve aynı zamanda Ortadoğu ülkelerini temsilen, bu uzun vadeli sorunun çözüme bu kadar yaklaşmış olması benim için bir onurdur. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Trump'ın ardından İran'a yönelik saldırıların durdurulması hâlinde ülkesinin ateşkesi kabul edeceğini açıkladı ve "iki haftalık bir süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin mümkün olacağını" söyledi.
- Arakçi, bu süreçte Hürmüz'den güvenli geçişlerin İran ordusuyla koordine şekilde sağlanacağını açıkladı.
"İran İslam Cumhuriyeti adına, bölgedeki savaşı sona erdirmek için yorulmak bilmeden çaba gösteren sevgili kardeşlerim, Pakistan Başbakanı Sayın Şerif ve Mareşal Münir’e şükran ve takdirlerimi sunarım. Başbakan Şerif’in tweet'inde dile getirdiği kardeşçe talebe yanıt olarak ve ABD'nin 15 maddelik önerisine dayalı müzakereler talebini ve ABD Başkanı'nın İran'ın 10 maddelik önerisinin genel çerçevesini müzakerelerin temeli olarak kabul ettiğini duyurmasını dikkate alarak, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi adına şunu beyan ederim:
İran'a yönelik saldırılar durdurulursa Güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sonlandıracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde ve teknik sınırlamalar dikkate alınarak Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş sağlanacaktır."
Çin'in etkisi ve Lübnan'ın durumu
ABD basınının adı açıklanmayan İranlı yetkililere dayandırdığı bir haberde, İran'ın dinî lideri Mücteba Hamaney’in ABD ile varılan 2 haftalık ateşkesi onayladığı bildirildi.
Haberde, ateşkesin kabul edilmesinde Pakistan'ın yoğun diplomatik çabaları, kritik altyapıya verilen hasarın yol açtığı ekonomik yıkım ile Çin'in son anlarda devreye girerek İran'dan esneklik göstermesini ve gerilimi düşürmesini istemesinin etkili olduğu ifade edildi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise tarafların derhal ateşkes konusunda uzlaştığını bildirdiği sosyal medya paylaşımında ateşkesin yalnızca belirli bölgelerde değil, Lübnan dahil "her yerde" geçerli olacağını söyledi.
- Taraflara teşekkürlerini ileten Şerif "Tüm anlaşmazlıkların nihai olarak çözülmesi için müzakereleri sürdürmek üzere heyetlerini 10 Nisan Cuma günü İslamabad'a davet ediyorum" dedi.
- Öte yandan: İsrail basınına göre İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD'nin İran'a yönelik saldırıları iki hafta süreyle askıya alma kararını desteklediğini belirten açıklamasının ardından ateşkesin Lübnan'daki Hizbullah güçlerine karşı yürütülen çatışmaları kapsamadığını belirtti.
Bir adım geriden: ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılarla ilgili "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak” açıklamasını yapmıştı. Pakistan ise ABD'ye saldırıları 2 hafta erteleme, İran'a da Hürmüz Boğazı'nı açma çağrısında bulunmuştu.
Ateşkes, Rusya ve Çin’in BM Güvenlik Konseyi’nde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını amaçlayan bir karar tasarısını veto etmelerinin hemen ardından ilan edildi. Bu veto kararları, Boğaz'ı yeniden açmak için BM’nin güç kullanımını engelledi. Rusya ve Çin, karar tasarısının İran aleyhine önyargılı olduğunu belirtti.
İran'ın 10 maddelik planı
İran Ulusal Güvenlik Konseyi, müzakerelerin Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yürütüleceğini "En geç 15 gün içinde, müzakereler yoluyla İran'ın sahadaki zaferinin siyasi alanda da pekiştirilmesi hedeflenmektedir" sözleriyle duyurdu.
İran Ulusal Güvenlik Konseyi'nin açıklamasında İran'ın ABD Başkanı'nın verdiği sürelere önem vermediği belirtilirken "ABD'nin tehditlerini yerine getirememesi ve İran halkının tüm meşru taleplerini resmen kabul etmesi üzerine" 1o maddelik bir plan hazırlandığı belirtildi ve bu maddeler şu şekilde sıralandı:
"İran’a benzersiz bir ekonomik ve jeopolitik konum kazandıracak şekilde İran Silahlı Kuvvetleri ile koordine şekilde Hürmüz Boğazı’ndan düzenli geçişin sağlanması ve Direniş Ekseni'nin tüm bileşenlerine karşı savaşın sona erdirilmesi gerekliliği—ki bu da İsrail varlığının saldırganlığına karşı tarihî bir yenilgi anlamına gelir—ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üslerinden ve konuşlanma noktalarından çekilmesi; anlaşmaya göre İran'ın kontrolünü garanti altına alan, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş için bir protokolün oluşturulması; tahminlere göre İran'a tazminatların tam olarak ödenmesi; birincil ve ikincil tüm yaptırımların ve Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması; yurt dışında dondurulmuş tüm İran paralarının ve varlıklarının serbest bırakılması ve son olarak tüm bu maddelerin Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan bağlayıcı bir kararda sabitlenmesi."
Ancak Konsey, bunun savaşın sonu olmadığını; İran'ın nihai müzakerelerde bu ilkelerin ayrıntılarının tamamlanmasının ardından savaşın sona ermesini kabul edeceğini de vurguladı.
İslamabad'da Cuma günü başlayacağı bildirilen müzakereler için 15 gün ayrıldığı, bu sürenin tarafların mutabakatıyla uzatılabileceği de bildirildi. Açıklama şu cümlelerle bitirildi:
"Eğer düşmanın sahadaki teslimiyeti müzakerelerde belirleyici bir siyasi başarıya dönüşürse bu büyük tarihî zaferi hep birlikte kutlayacağız; aksi takdirde, İran halkının tüm talepleri yerine getirilene kadar omuz omuza savaşmaya devam edeceğiz. Parmaklarımız tetikte ve düşmanın en ufak bir hatası bile kararlı ve güçlü bir yanıtla karşılanacaktır."
İran devlet televizyonu da Trump'ın kabul ettiği 10 maddelik planın şartlarını şu şekilde duyurdu:
- Irak, Lübnan ve Yemen'deki savaşın tamamen sona erdirilmesi
- İran'a yönelik savaşın süre sınırı olmaksızın tamamen ve kalıcı olarak sona erdirilmesi
- Bölgedeki tüm çatışmaların bütünüyle sona erdirilmesi
- Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması
- Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliğini sağlamak için bir protokol ve koşullar oluşturulması
- İran'a yeniden inşa maliyetleri için tam tazminat ödenmesi
- İran'a yönelik yaptırımların tamamen kaldırılması taahhüdü
- ABD tarafından tutulan İran'a ait fonların ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması
- İran'ın hiçbir şekilde nükleer silah edinmeyeceğine tam bağlılık göstermesi
- Yukarıdaki koşulların onaylanmasının ardından tüm cephelerde derhal ateşkesin yürürlüğe girmesi
Öte yandan: Demokrat senatör Chris Murphy, İran'dan gelen açıklamalara tepki göstererek CNN'e, "Bunların ne kadarının doğru olduğu belli değil, ancak bu anlaşma İran'a boğazı kontrol etme hakkı verirse bu dünya için felaket olur" dedi.
Bazı uzmanlar ve analistler de İran’ın taleplerinin ABD tarafından kabul edilme ihtimalinin düşük olduğunu, ancak bu taleplerin müzakerelerin temelini oluşturacağını belirtiyorlar.
İran devlet medyası ayrıca, 10 maddelik planın Washington'un daha önce Trump yönetimi için kırmızı çizgi olarak belirlediği uranyum zenginleştirme programını kabul etmesini gerektireceğini de belirtti.
ABD Başkanı Trump ise İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokları meselesinin anlaşma kapsamında “tamamen halledileceğini” söyledi; “aksi takdirde anlaşmaya varmazdım” sözlerini kullandı. Trump, daha önce rejimin stokları hakkında “Umurumda değil” demiş ve bunun uydular aracılığıyla izlenebileceğini öne sürmüştü.
İsrail de ateşkesin parçası
Adı açıklanmayan Beyaz Saray yetkilisi, İsrail’in de ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu İran’la 2 haftalık ateşkesi bir parçası olduğunu ve İsrail'in müzakereler sürerken saldırıları askıya almayı kabul ettiğini belirtti.
Öte yandan: İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la 2 haftalık ateşkes sağlandığı yönündeki açıklamasının ardından, İran’dan İsrail’e yeni bir balistik füze saldırısı başlatıldığını bildirdi. Kudüs ve İsrail'in orta kesimlerinde sirenler çaldı.
Ayrıca: Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'ın da dahil olduğu Körfez ülkeleri, ateşkes anlaşmasını açıklamasının hemen ardından füze ve insansız hava aracı saldırıları yaşandığını bildirdi. BAE Savunma Bakanlığı ve İsrail ordusu, İran'dan gelen saldırılara karşı koyduklarını açıkladı.
Kuveyt ordusu, hava savunma sistemlerinin füze ve insansız hava aracı saldırılarını tespit ettiğini belirtirken, Katar Savunma Bakanlığı ise bir füze saldırısını engellediğini duyurdu.
Bu saldırıların ateşkes ihlali mi yoksa henüz İran kuvvetlerine ateşkes haberinin ulaşmaması nedeniyle yaşanan gecikmeler mi olduğu konusu kesinlik kazanmadı.
Ateşkes açıklaması sonrası petrol fiyatlarında düşüş
Trump'ın şartlı iki haftalık ateşkes ilanının ardından küresel petrol fiyatları sert düşüş gösterdi. Brent petrolün varil fiyatı %5,8 düşüşle 103,42 dolara gerilerken, ABD'de işlem gören ham petrol fiyatı yaklaşık %8,5 düşerek 103,25 dolar seviyesine indi.
Buna rağmen fiyatlar, hâlâ 28 Şubat'ta başlayan çatışmaların öncesinde bulunduğu seviyelerin oldukça üzerinde seyrediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?



