ABD’de “Yüce” Mahkemesi’nin Etkisi

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Geçen haftaki yazımda Ruth Bader Ginsburg’ün hayattayken ABD hukuk sistemine katkısından ve vefatının ABD siyasetini ne kadar etkileyeceğinden söz etmiştim. Bir Yüksek Mahkeme yargıcının tüm dünya tarafından bilinerek insan hakları savaşçısı ilan edilmesinin elbette büyük bir sebebi var. ABD sisteminde Yüksek Mahkeme’den çıkan bir karar birçok ülkenin hukuk ve siyasetine etki edebiliyor. ABD hukuk sistemi alışık olduğumuz sistemlerden oldukça farklı. Kısa, öz ve çok eski bir Anayasa’ya rağmen temel haklara ilişkin ilerici ve özgürlükçü reformları ABD’de görebiliyoruz; bunun en büyük sebebi ise Yüksek Mahkeme yargıçları.

- Anayasa: 1787’de yazılan, 1788’de onaylanan ve 1789’da yürürlüğe giren ABD Anayasası’nı değiştirmek oldukça zor. Anayasa, dönemin ihtiyaçlarını karşılamak için güçlü görülse de yalnızca sınırlı vatandaşların garantili haklarını korumak için ulusal bir hükümet tarafından hazırlanmıştı. Anayasa’nın yürürlüğe girmesi üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen bugüne kadar yalnızca 27 değişiklik yapıldı, fakat yine de ABD, vatandaşların temel hak ve özgürlükleri alanında en özgür bilinen ülkelerden biri. Bunun en büyük sebebi ise Yüksek Mahkeme kararlarının Anayasa gibi etki etmesi. Her karar oldukça ses getiriyor, çünkü uygulanan hukuk aslında Yüksek Mahkeme’nin pratikleri üzerinden şekilleniyor. Bu sistem, Yüksek Mahkeme’nin Anayasa’daki geniş hükümleri somut olaylarda yorumlayarak bireysel hakların güvence altına alınmasını sağlıyor, böylece yargıçlara "yaşayan bir Anayasa" oluşturma imkânı veriyor.
- “Yüce” Mahkeme: Yüksek Mahkeme'nin, toplumun beklentilerini karşılamaya yönelik önemli bir yeri var. Siyasilerin, "politika üretimi" (policy making) konusunda mahkemenin önemli işlevini anlamasıyla beraber Başkanlar yaptıkları yargıç atamalarıyla Mahkeme'nin üzerinde kendi etkilerini hissettirmek istiyor.
- Yüksek Mahkeme üyelerinin yorumları ve aldıkları kararlar siyaseti etkiliyor ama etkinin aldığı yön de dönem dönem değişiklik gösteriyor. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar, doğal olarak, mahkeme kararlarını da etkiliyor. Bu da mahkeme üyelerinin çoğu zaman, ülke başkanın siyasete etkisinden çok daha fazla etki bırakmasına sebep oluyor.
John Adams dört yıl başkan olmasına rağmen, atadığı baş yargıç 34 yıl görev yapmıştır. Yüksek Mahkeme'nin siyaset yapımında etkin bir rol oynamasının en temel nedenleri şöyle:
- Mahkemeye atanan pek çok yargıç, siyasal yaşamın aktif yüzleri. Üstelik bu atamalar önemli siyasal çekişmelerin ardından yapılıyor. RBG’nin vefatının ardından Trump’ın atayacağı yargıcın en az seçimler kadar çok konuşulması da buna örnek verilebilir. Çünkü mahkeme yönelimi; halkın siyasal eğilimi ve Kongre tarafından etkilenir. Bu nedenle yargıçlar, sık sık Kongre üyeleri ve diğer politik liderlerin suçlamalarıyla karşılaşır.
- Korkusuz yargıçlar: Yargıçların atanmasında siyasetçilerin rolü olmasına rağmen yargıçların görevlerinin sonlandırılmasında hiçbir etkileri yoktur. Yargı kurumu oluşturulduktan sonra, dış etkilerden korunmuştur. Bu da yargıçların görünürde bulundukları konumdan ayrı bir karar verebilme imkânını açar. Kimi zaman muhafazakâr bir yargıç liberal yönde oy kullanabilir ve bunun sonucunda yalnızca eleştirilere kurban gider, koltuk kaygısı yaşamaz.
Yüksek Mahkeme'nin yasaların yorumu yoluyla, siyasette oynadığı rolü iyi anlamak için bazı örnekler:
- 1973'teki ROe v. Wade davasıyla mahkeme, devletlerin kürtajı yasaklama güçlerine sınırlamalar getirmiştir. Kürtajı yasaklayan devlet yasaları, Anayasaya aykırı bulunmuştur.
- 1974'te US v. Nixon davasındaki kararıyla büyük yankılar uyandırmış ve sonunda Nixon istifa etmek zorunda kalmıştır.
- 1996 US v. Virginia: Ülkedeki son erkek devlet lisans okulu Virginia Askeri Enstitüsü'ne (VMI) karşı Ginsburg’ün açtığı dava sayesinde okulun cinsiyetçi politikası Anayasa’ya aykırı kabul edildi. ABD Anayasası’nda Eşit Koruma Maddesi olarak geçen 14th Amendment Clause'a paralel olarak daha çok ırk temelli eşitsizliklerde yüksek standartlar üzerinden eşitlik değerlendirmesi yapan mahkeme artık cinsiyet eşitsizliklerinde de yüksek standartlar uygulayarak yargısal değerlendirme yapmaya başladı.
- 2015’te Obergefell v. Hodges kararıyla evliliğin Anayasal bir hak olduğunu vurgulandı. Böylece bazı eyaletlerde geçerli olan eş cinsel evlilik, tüm ülkede yasalaşmış oldu.
- Yüksek Mahkeme’nin bu rolü yalnızca ABD’yi değil; dünyayı etkiliyor. Dünyanın dört bir yanındaki yargıçlar, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, ABD Yüksek Mahkemesi’nin kararlarını referans alıyor. ABD Anayasa hukuku; Avustralya, Kanada, Almanya, Hindistan, İsrail, Japonya, Yeni Zelanda, Güney Afrika ve başka yerlerdeki sayısız mahkeme kararında bahsedilip tartışılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün, ABD'deki Yüksek Mahkeme'nin önemi ve etkisine, Türkiye'ye yönelik yaptırımların ele alınacağı AB Liderler Zirvesi gündemine ve Fransa'da Charlie Hebdo dergisine yönelik yeni bir terör saldırısı girişimine odaklanıyoruz.
01 Eki 2020

YAZARLAR

Nesibe Kırış
@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




