Adalet Ağaoğlu'nun kadınları ve Türkiye'nin iki dönemi

1970’li yıllarda yazın hayatında kendi eksenini oluşturan ve kişisel olanla politik olanın iç içeliğini okuyucuya aktaran Adalet Ağaoğlu'nu kaybetmemizin üzerinden 4 yıl geçti. Ağaoğlu'nun kadın karakterleri üzerinden anlattığı iki döneme getirdiği yorumlar…
Adalet Ağaoğlu'nun kadınları ve Türkiye'nin iki dönemi

Yazı: Seza Yılancıoğlu

1970’li yıllarda, yazın hayatında kendi eksenini oluşturan, kişisel olanla politik olanın iç içeliğini okuyucuya aktaran Adalet Ağaoğlu'nu 14 Temmuz 2020'de kaybetmemizin üzerinden 4 yıl geçti.

“Yazarlığımı Cumhuriyet devrimlerine borçluyum” diyen, Cumhuriyet döneminin siyasal, sosyal, kültürel olaylarının tanığı Adalet Ağaoğlu, yaşanan toplumsal/siyasal olaylar karşısında duyduğu tedirginliği hem romanlarında hem de yazılarında dile getirmişti. Ancak özellikle Cumhuriyet'in 50. yılında yayımlanan "Dar Zamanlar Üçlemesi"nin birinci cildi Ölmeye Yatmak, 1960 askerî darbesini, 1961 Anayasası'nı ve 1968 öğrenci olaylarını sorgulamak için yazılmıştı.

Ağaoğlu, Ölmeye Yatmak romanında, kişilerin gündelik yaşamlarından esinle çağdaş Türkiye’nin tarihsel ve sosyolojik bir tablosunu resmeder. Burada en önemli faktör insanın, yaşadığı dönem ile kurduğu ilişkidir.

  • Kendisi de 1961 Anayasası taraftarlarından olan yazar, Ankara’daki Atatürk Bulvarı'nda yapılan bir yürüyüşe katılmıştı. Bulvarın iki tarafında toplanan halk, göstericileri alkışlarla desteklemiş ancak onlarla birlikte yürümemişlerdi. Ağaoğlu, bu olayı “Eğer halk gerçekten laik cumhuriyeti benimseseydi, onlar da bizimle yürürlerdi” sözleriyle yorumlamıştı.

Ölmeye Yatmak'ın olay örgüsü Aysel karakteri etrafında gelişir. Kuşağının özgür kadınını temsil eden Aysel, olayları düşünme, yaşama, irdeleme şekliyle Türk romanına yeni bir boyut, yeni bir bakış açısı getirir. Adalet Ağaoğlu’na çok benzeyen bu karakter ile “yeni insan” modeli, "Cumhuriyet projesi" incelenir. Kadının ikinci planda tutulduğu bir toplumda Aysel; tensel, cinsel, toplumsal olarak kadının özgürleşmiş hâlidir. Aysel’in kendisini özgürleştirmek için “ölmeye yatması” ise Cumhuriyet'in yeni kuşakları için “doğmaya yatmaktır.”

Yaşamında her şeyi büyük mücadelelerle kazanan Doçent Aysel, cinsiyetinden dolayı kendini göstermek için hep daha fazlasını başarmak zorundadır. Bu düşüncelere varoluşçu açıdan yanıt vermek adına öğrencisi Engin ile bir cinsel birliktelik yaşar. Olaydan birkaç gün sonra intiharı düşünerek başkentin lüks otellerinden birine gider, odaya yerleşir, ölmek üzere yatağa yatar. 

Aysel, kendisine yönelttiği ahlaki sorgulamanın, politik düşüncelerinden dolayı üniversiteden aldığı kınama cezasının ve Engin ile ilişkisinin ağırlığından ölüme yatarak kurtulmak ister ama 87 dakikalık dar bir zaman dilimi içinde ölümden çıkışı bulur. Burada en temel mesele, özgür iradenin karakter için ölümü düşündürecek kadar ağır hâle gelmesidir. Ne var ki ölüm ona pek yakın değildir. Tüm geçmişi tek tek zihninde canlanır, neden ölmek istediğini sorgular, sorunun yanıtını bulamadığı an yataktan kalkar, giyinir ve otel odasını terk eder. 

Olay şimdiki zaman ile yakın ve uzak geçmiş arasında sürekli gelgitlerle anlatılır. Geriye dönüşler okuyucuyu Aysel’in çocukluk, gençlik ve üniversite yıllarına götürür. Uzak geçmiş, modern Türkiye’nin 1933-1973 yılları arasındaki siyasal-sosyal olaylarını anımsatır. Fondaki bu olaylar, karakterlerin yaşamındaki kişisel ayrıntılar kadar öne çıkar. Bir saatten kısa bir zaman diliminde Cumhuriyet’in (1938-1968) 30 yılı, Aysel’in iç konuşmaları ve rüyalarıyla irdelenir.

Adalet Ağaoğlu, zamanlar üzerine kurguladığı biçemle toplumdaki tarihsel ve siyasal çelişkiyi sorgular. Anlatıcı kişileri gözlemler, betimler, yavaş yavaş sözü başkalarına bırakır: Kahramanlar duygularını, izlenimlerini iç konuşma ya da serbest dolaylı anlatımla ifade eder. 

Rabia’nın Dönüşü

Toplumun nabzını tutan Ağaoğlu, 1980 askerî darbesi sonrasında ülkenin toplumsal ve siyasal yapısındaki değişimlerin sancılarını ise 1995 yılında kaleme aldığı Rabia’nın Dönüşü anlatısında mercek altına alır. Gönderme yaptığı Rabia, Türk edebiyatının öncü kadın yazarlarından Halide Edip Adıvar’ın (1882-1964) 1936 yılında kaleme aldığı Sinekli Bakkal romanının baş kahramanıdır

Sinekli Bakkal’ın (1936) Rabia’sı güzel hayaller içinde mutluluktan uçarken Adalet Ağaoğlu’nun kaleminde kurgulanan (1995) Rabia büyük bir kaos içinde yurduna döner. Anlatıcı, boğaz kıyısında yürürken Rabia’nın dönüşü hakkında yapılan yorumları düşünür ve “kara-mavi kitle” olarak tanımladığı Rabia’nın gölgesini yanında bulur. Rabia, yaşananların dışarıdan göründüğü gibi olmadığını; Osman’ın (İtalyan kocası Peregrini) kendisine boyun eğen birini aradığını söyler ve kaybolur. 

19. yüzyılın özellikle son çeyreğinde “Batı” hayranlığının filizlendiği toplumda Hafız Rabia’nın piyano öğretmeni Osman ile evliliği, Doğu-Batı/Müslüman-Hıristiyan ilişkisini simgeler. Katolik kökenli İtalyan Peregrini’nin Müslüman oluşu, Osman adını alması; Batı’nın Doğu toplumunun yaşam tarzı, devlet yapısı özelliklerini öğrenme arzusunu vurgularken Rabia’nın İtalya’ya yerleşmesi de Doğu insanının Batı’ya hayranlığını göstermektedir. Olay örgüsündeki zaman aralığının bir yüzyıl olduğunu unutmamak gerekir. 

“Gâvurun Osman’ı bana sahiden tutkun sandınız (…) onun tek aşkı, tek isteği insanı istediği şekle sokabilmektir.”

Adalet Ağaoğlu, Rabia’ya bu cümleyi kurdurarak 1980 askerî darbesi sonrasında özellikle 1990’lı yıllardan itibaren Batı’nın Türkiye’ye bakışını irdelemektedir. Rabia’nın dönüşünün uyandırdığı en büyük kaygı, Doğu-Batı birlikteliklerin bir sonuca ulaşamaması ve toplumda yarattığı kaostur. Rabia’nın dönüşü, günümüzde yaşanan siyasal-toplumsal, ekonomik çalkantıların habercisi olarak da yorumlanabilir.

Aysel ve yurda dönem Rabia karakterleriyle Cumhuriyet dönemi ve 1980 askerî darbe sonrası Türkiye'nin iki döneminin sentezi, kadın/toplum bağlamında yapılır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GünsonuAposto Günsonu

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

📬 Sinemada yılın yarısı, Ağaoğlu'nun kadınları

Yarısını geride bıraktığımız 2024 yılında öne çıkan ve keşfedilmeyi bekleyen filmleri sizin için listeledik. Adalet Ağaoğlu'nun kadın karakterleri, 60 sonrası ve 80 sonrası olmak üzere Türkiye'nin iki darbe dönemine de ışık tutuyor.

12 Tem 2024

MGM

YAZARLAR

Liber Kültür Sanat Derneği

Liber Kitap Kültür Sanat Derneği'nin temel hedefi toplumda okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak, okuma fırsatından mahrum kalan kesimlere erişim imkanı sağlamak, sanatı ve sanatçıları destekleyerek yaratıcı düşünceyi teşvik etmek ve gelecek kuşakların daha aydın bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaktır.

Aposto Kitap

Kitap incelemeleri, edebiyat haberleri, editörden okuma önerileri.

İLGİLİ OKUMALAR