Afganistan Taliban’a neden diren(e)medi?

Afganistan halkının Taliban'a karşı direniş göstermemesinin arkasında can korkusu ve kaos endişesinin yanı sıra eski yolsuz rejime karşı sevgisizlik de olabilir.
Afganistan Taliban’a neden diren(e)medi?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Deniz Kaptan 19 Ağustos’ta Spektrum’da Afganistan ordusunun ülkesini Taliban’a karşı savunmamasının sebeplerini yazmıştı. Yazıda Afganistan ordusunun düşük moralinden, ABD’nin yanlış askeri stratejisinden ve bölge kültürüne olan uzaklığından, ordu içindeki aşiret kavgalarından, Taliban’ın ordudan ayrılanlara verdiği teşviklerden bahsediliyordu.

Ordunun başarısızlığının ve hatta başarmayı denememesinin teknik sebepleri bu şekilde. Peki ya halk?

Zayıf toplumsal muhalefet

Taliban’ın zulmünden, şiddetinden, zorbalığından endişe eden, eve kapatılmaktan, militanlara köle olarak verilmekten, zor elde edilen kazanımları kaybetmekten korkan kadınların gür sesli protestolarının görüntülerine tanıklık ettik. “Değiştiğini” öne süren Taliban’ın kamusal alanda müzik çalınmasını yasaklaması bile “Taliban’ın asla değişemeyeceğini” öne süren Afganistanlıları haklı çıkarıyor gözümüzde. 

Bazı kentlerden Afganistan bayrağı ile yürüyen kalabalıkların videoları da düştü önümüze. Penşir bölgesindeki silahlı direnişi de ilgiyle takip ediyoruz. Yine de ülke geneline yayılan Taliban karşıtı güçlü bir halk hareketinden söz etmek zor.

Korku

Bunun bir sebebi, Taliban yönetiminde yaşayacağı kesinleşen halkın infaz edilmek istememesidir mutlaka. İnfaz listeleri ortaya çıkan Taliban’ın evleri aradığı biliniyor. Afganistanlılar sanal dünyadan varlıklarını silmeye çalışıyor. NATO güçleriyle çalışan ya da doğrudan eski rejime hizmet eden kişiler gizli yerlerde saklanıyor. Hukukun olmadığı, insan haklarının bahsinin bile geçmediği bir ortamda cesur olmak zor.

Kaos ihtimali

Bir diğer sebep, zihinlerde öngörülebilen karanlığın öngörülemez kaosa tercih edilmesi olabilir. IŞİD-K’nın Kabil havalimanındaki kanlı terör eylemi gösterdi ki Afganistan yeniden küresel cihatçıların merkez üssü olmaya aday. Ülkenin tüm dünyanın güvenliğini tehdit edecek terör eylemlerinin üssü olmasını günümüz koşullarında ancak Taliban güvenilir bir istihbarat ağı ve güçlü bir emniyet birimi kurarak önleyebilir. Afganistan’ın küresel cihatçıların merkez üssü olması ise en ağır bedeli Afganistan halkına ödetecektir.

Tabi 2000’lerin başında El-Kaide’ye üs sağlayan Taliban’ın bunu önleyebilmek için sadece son 20 yıldan ders çıkarması yeterli değil. Yıllardır yer altında yaşayan örgütün devlet yönetme kapasitesi tartışma konusu. Uluslararası tanınmaya ve teknik desteğe muhtaç olduğu aşikâr. Afganistan halkı bunu biliyor, tüm dünyaya saldırma amacındaki IŞİD’in yanında dünya ile anlaşmak zorundaki Taliban’ı “ehven-i şer” olarak görüyor ve sesini çıkarmıyor olabilir. 

Yolsuz eski rejim

Ve belki de en önemlisi, ABD güdümündeki Gani yönetiminin kurduğu yolsuz, adaletsiz, çirkin düzendir. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesinin ardından Afganistan’da 14 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya kaldığı bir insani krizin baş gösterdiği uyarısı yaptı. Çatışma ortamının yanı sıra şiddetli kuraklığın ve pandeminin ülkeyi “felakete sürüklediği” uyarısı yapıldı. Dünya Bankası’na göre ülke ekonomisi kırılgan, kalkınma yardımları, ülkenin gayrisafi milli gelirinin %22’sine eşit. Yani ülke tamamen dışarıya bağımlı.

Ülkenin güvenliğe ayırdığı bütçe, ekonominin %29’unu oluşturuyordu. Afganistan'ın Yeniden İnşası Özel Teftiş Heyeti (SIGAR) ise "yolsuzluğun yıpratıcı etkileri hakkında endişelerini" bildirerek, gerçek askeri güce ilişkin verilerin doğruluğunun "kuşkulu" olduğunu ifade etmişti.  Uluslararası Şeffaflık Örgütü, yayımladığı yolsuzluk algısı endekslerinde Afganistan'ı daima dünyanın en yolsuz ülkelerinden biri olarak gösteriyordu. 

Halkın büyük çoğunluğu yaşamlarının tamamı boyunca sefalet içindeyken, aile geçindirmeye çalışan dürüst insanlar devlet memurları tarafından haraca bağlanmışken, gelir eşitsizliği dudak uçuklatacak boyutlara ulaşmışken ülke dünyanın gündeminde yoktu. Afganistan halkı ise elbette tüm bu yolsuzluğu biliyordu. 

Taliban ise her daim kontrol ettiği bölgelerde rejimden daha düşük oranda vergi toplamakla övündü. Kontrolündeki bölgede halk, tüm İslami yasaklara karşın rejime kıyasla daha adil bir vergi politikasıyla karşılaştı, daha az rüşvet ödedi.  Şimdi, ülkeden kaçan savaş ağalarının, yöneticilerin, ABD ile çalışan hükümet üyelerinin yaşadığı sarayları, lüks hayatları herkes gördü. 

Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Joe Biden’ın Afganistan Eski Devlet Başkanı Eşref Gani’ye aralarındaki son telefon konuşmasında Taliban'ın ilerlemesine karşı ülke içindeki ve dış dünyadaki algıyı değiştirmesi için baskı yaptığı ortaya çıktı. Halkın gözünün önünde ülke Taliban’ın eline geçerken “algı” üzerine çalışmayı düşünen işgalci kuvvetin yanında “saraylarda yaşayan", halkın gerçeklerinden kopan ve refahını düşünmeyen eski yönetim, belli ki Afganistan halkı için uğruna ölümüne mücadele verilecek bir yönetim değildi.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

IŞİD-K vs. Taliban, Türk SİHA'ları

Bu hafta Afganistan'da Taliban'a karşı halktan bir tepki yükselmemesinin sebeplerine, IŞİD-Horasan örgütüyle Taliban arasındaki farklara ve ABD'de Türkiye'ye İHA ve SİHA teknolojisi ihracatının durdurulması talebine odaklanıyoruz.

03 Eyl 2021

Sara Rahmani

YAZARLAR

Bartu Özden

Politics editor @ Aposto

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak