
Çerezlik Hikayeler’de bu hafta konumuz eğitim. Spiderman zıplayışlarından, armut kostümlerine kadar harika bir seçki ile sizlerleyiz. Çerezlik hikayeler duyurularını 20’liğin Instagram, Twitter ve Linkedin sayfalarından yapıyorum. Takip etmenizi şiddetle öneriyorum. Gelin, çok eğleniyoruz. Hikayeler sizden, görseller yetenekli 20liğimiz Serra Utkum İkiz'den.

Görsel: Serra Utkum İkiz
Yasmin, 23, İstanbul/New York
Bu sizin ilk okulunuzda olan bir şey miydi bilmiyorum ama bizde bir dönem, sanırım 2. sınıfta, herkes birbirinin jile ve pantalonunu indiriyormuş gibi yapardı. Birine yaklaşıp pantolonunun yanlarından ya da jile eteğinin uçlarından tutar ve aşağı çekerdi. Tabii ki hiçbir zaman pantolonlar yere inmez, kimse için utanç verici bir durum olmazdı. Bir gün yine sınıfta böyle bir terör esiyor, herkes birini kovalıyor, ben de ‘eksik olmayalım biz de bir kere deneyelim’ diyerek bir çocuğa yaklaştım ve pantalonunu çektim. Sonra bir baktım çocuğun pantolonu yerde, sınıfın ortasında donu ile duruyor. Meğersem pantolonu biraz bol geliyormuş… Utançtan kıpkırmızıyım. Çocuk şokta ve biraz kızgın. Benim de bileğimde bir dönem çok popüler olan, hani bileğe vurunca kıvrılan bilezikler varya, ondan vardı. Böyle siyahtı, üstünde mor bir yarasa vardı. Öğretmene beni şikayet etmemesi için bileziğimi ona verdim. Şikayetten öte sanırım çok mahçup hissettiğim için çocuğa bir şey hediye etme gereği duydum.

Görsel: Serra Utkum İkiz
Ece, 23, İstanbul
Üniversitedeki ilk senemde arkadaşımla birlikte radyo kulübünde yayıncı olarak katılıp her hafta yayın yapmaya başladık. Bir yayın günü Toygar Işıklı’nın Spotify’daki Aşk-ı Memnu albümünü keşfettikten sonra o akşam Aşk-ı Memnu temalı bir yayın yapmaya karar verdik. Ben Behlü, o Bihter, arkada albümden Yavaş Aşk, Konaktaki Yalnızlık, bu Sır Elbet Çözülür gibi açtığınızda dizide tam olarak hangi konunun işlendiğini anlayabileceğiniz müzikler çalarken üstüne sohbet ettiğimiz bir yayın. Yayını albümün son şarkısı Yasak Aşk - Remix’le bitirdik. Güzel, eğlenceli bir yayın oldu. Tatlı tatlı odalarımıza doğru ilerlerken radyonun Spotify hesabında yayın yaptıktan sonra açılması gereken bant listesine geçmediğimizi ve Toygar Işıklı albümünü açık bıraktığımızı hatırladık. Radyo grubuna durumu bildirdiğimizde birisi kendi bilgisayarından halledebileceğini, bizim geri dönmemize gerek olmadığını söyleyince yolumuza devam ettik. Sonraki gün, radyo kulübünün sayfasında bir Toygar Işıklı screenshotı ve “arkadaşlar KURadyo bu değil” diye başlayan kocaman bir paragraf yazı! Başımızdan aşağı kaynar sular... Tüm gece radyoda Aşk-ı Memnu albümü çalmış durmuş. Bu olay sonrası gittiğimiz kulüp toplantılarında insanların yüzüne bakamıyoruz. Ve o sene sonu Spotify Wrapped zamanı geliyor, KURadyo’nun en çok dinlediği şarkılar bu yazının sonunda tahmin edeceğiniz gibi: baştan sona Toygar Işıklı albümü :’)
Not:Burdan canım yayın arkadaşım Orçun’un ve o zamanlar radyo kulübü başkanım olan Şeyma’nın yanağına birer öpücük konduruyorum.
Not2:radyo okul kafeteryasına canlı yayın yapıyor

Görsel: Serra Utkum İkiz
Beyza, 19, Istanbul
Türkçesi az Fransız öğretmenimiz sorumu "oha ula" diyerek yanıtlamıştı.

Görsel: Serra Utkum İkiz
Ada, 22, İstanbul
Hırsız polis oynuyorduk, kızlar erkekleri kovalıyordu. Sınıf arkadaşım olan bir çocuk sırf yakalanmamak icin üçüncü kattaki merdiven boşluğundan 'ben spidermanim, yakalanmam!' diyerek atladı. Hem korkunç, hem komik, hem de bi miktar büyüleyici bir andı.
Not: Çocuk bayıldı ama kırık, çatlak, hiçbir şey olmadı. Ayıldıktan sonra hayatına kaldığı yerden devam etti.
Notun notu: hırsız polisi kazandı. Çok ilginç bir çocuktu, çok severim kendisini ama açıkçası hiçbirimiz 3. kattan aşağı atlayacağını beklemiyorduk.

Görsel: Serra Utkum İkiz
Esra Ece, 27, İstanbul
Ana sınıfındaydım yerli malı haftası için sınıftan seçilen beş kişi beş farklı meyve olmuştuk, ben de sarı bir armuttum. Evet sulu ve dışı sarı armut! Sarı kartonları birleştirerek dev bir armut kartoneti yapmıştık, annemle. Onu giymiş okulun bahçesinde armut olmaya dair dört satırlık bir şiir okumuştum. Keşke şiiri hatırlayabilsem ama o pek aklımda değil, aklımda kalan o günden sonra tüm üst sınıfların beni bahçede her gördüklerinde ‘armut kız’ diye seslenmesi. O yaşlarda buna çok sinirlendiğimi ve anneme bu ne kadar saçma bir fikirmiş dediğimi hatırlıyorum. Bugün ise bayağı kahkahalar atarak ‘evet sulu ve lezzetli bir armuttum ben’ diyebiliyorum. “Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı.”

Görsel: Serra Utkum İkiz
K, 23, Istanbul
Okumayı bir tık erken sökmüştüm. Annemler nazara biraz fazla inandığı için bunun duyulmasını çok fazla istemediler. O yüzden genel olarak beni tembihliyorlardı 'Aman sakın kimseye söyleme bunu!!' diye. Anaokuluna beni dedem bırakırdı ve girerken bana 'Eğer okumayı öğrendiğini bilirlerse seni yuvadan atarlar!' dedi. Ben inanılmaz gerildim. Bunun üzerinden zaman geçti dikkatliyim, salağa yatıyorum böyle. Arkadaşlar kitabın var mı diye sorunca 'Ne kitabı?' falan diyorum (şaka yok hoca anlatıyor bunu annemlere, klasik erkek savunma sanatı). Derken bir gün okuma saatinde herkes resimli kitap almış hocayı dinlerken ben bir yerden sonra dalmışım başlamışım kendi kendime sesli okumaya. Sınıfta bir sessizlik olmuş hoca da bana bakıyor meğersek. Hoca 'Aaa sen okuma biliyor musun?' dediğinde dedemin dedikleri aklıma geldi ve korkudan deli gibi ağlamaya başlamışım. Hocaya 'N'olur beni okuldan atmayın!!' diyorum herkes şok... Günün sonunda dedem okuldan beni almaya gelince olayın aslı ortaya çıkıyor ama ben hala atıldığımı düşünüyorum. Eve gelince dedemden önce eve koşup annemle babama okuldan atıldığımı söylüyorum. Neyse en sonunda okuma saatlerinde pastel boyayla ilgilenmeye başlıyorum...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




