
1-Kendinizden bahseder misiniz?
Ben Doç. Dr. Deniz KILINÇ. 1980 yılı İskenderun doğumluyum. 1998 yılında İzmir’e Bilgisayar Mühendisliği lisans eğitimi için geldim ve o zamandan bu yana İzmir’deyim. Mesleğine aşık birisi olduğum için lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimlerimin tamamını Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde yaptım. 2000 yılından itibaren sektörde çalışmaya başladım ve 2013 yılına kadar devam ettim. Bu süreçte çok güzel tecrübeler biriktirme fırsatım oldu. 2013 yılında içimde ayrı bir yeri olan akademi dünyasına, öğretim üyesi olarak adım attım. Şu anda İzmir Bakırçay Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde akademik hayatıma devam ediyorum. Diğer yandan 2020 yılında yapay zekâ odaklı KalybeAI firmasını kurduk, orada da hem yurt içi hem de yurt dışı projelerimize devam ediyoruz.
2-Girişimcilik hikayeniz nasıl başladı?
İlk girişimcilik hikayeme 2005 yılında bir yazılım firmasının kurucu ortağı olarak başladım. O dönemde genç ve heyecanlıydım. Sektör iş yapmak için müsaitti. Sabahlara kadar klasik müzik eşliğinde yazılım geliştirdiğimi hatırlıyorum. Bu dönem, hayat ve insan tecrübesi olarak beni oldukça geliştirdi. Müşteri neden önemli, gerçekten müşteri ne ister, orada öğrendim. 1 sene sonunda ekonomik nedenlerle ortaklıktan ayrılmak durumunda kaldım ve tekrar profesyonel iş hayatına döndüm. Bunun dışında farklı teknoloji start-up şirketlerinde ortaklıklarım oldu. Benim için enteresan zamanlardı, örneğin pazar gecesi İstanbul’da Rıdvan Dilmen ile spor/teknoloji sohbeti yapıp, sabah erkenden İzmir’e dönüp derse giriyordum. Son olarak akademi ve aile dışındaki tüm odağımı kurucu ortağı olduğum KalybeAI şirketine verdim.
3-KalybeAI hakkında bilgi verir misiniz? Bu aşamaya nasıl geldiniz?
Teknolojinin ve donanım altyapılarının gelişmesi ile birlikte 2000 yılından sonra yapay zeka ve veri bilimi alanlarında akademide ve endüstride önemli gelişmeler oldu. Özellikle 2010 yılından sonra sadece yapay zekâ odaklı start-up’lar tüm dünyada adından söz ettirmeye başladı. Dev teknoloji firmaları yatırımlarını ve satın alma stratejilerini bu alana yönlendirdi. 2007 yılından bu yana yapay zekâ alt alanlarında önemli denilebilecek çalışmalarım oldu ve 2020 yılında bu tecrübelerimi tek çatı altında toplama kararı aldım. Kurulduktan 6 ay sonra Fatih Erdemir (Amatis)’den ilk yatırımımızı aldık ve ortaklık yapımızı değiştirdik. Bir senemizi de sorunsuz şekilde ve iyi müşteri deneyimleri ile tamamladık.
4-Girişimcilikte başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Girişimcilikte başarılı olmanın en önemli kriterleri inandığınız yolda kararlı olmak, ısrar etmek ve emek harcamak. Bunları yaparken de somutlaşmaya önem vermek gerekiyor. Fikrim var ama nasıl somutlaştırırım noktasında, kullanılacak araçları ve yöntemleri bilmenin kritik olduğunu düşünüyorum. Canvas nasıl yapılır? İş planı nasıl oluşturulur? Literatür taraması ile benzer ürünler/teknolojiler nasıl taranır ve karşılaştırılır? Bu sorulara cevap bulunduğunda, harcanacak emeğin karşılığı çok daha fazla değerli olacaktır.
5-Yatırım alma konusunda düşünceleriniz nelerdir?
Yatırım alma konusunu stratejik bir karar olarak görüyorum. Örneğin, Avrupa’da ağ ve müşteri genişlemesi stratejisiyle bir yatırım alarak ortaklık modelimizi değiştirdik. İdari süreçler ve finansal açıdan rahatladık. Ancak farklı exit stratejileri ile kurulan ve yatırım turlarının olmazsa olmaz olduğu şirketler de oldukça yaygın.
6-Türk girişimcilik ekosistemini ve akademisyen girişimciliğini nasıl buluyorsunuz?
Türk girişimcilik ekosistemini yakından takip etmeye çalışıyorum. Melek yatırım ağlarının genişlemesi ve hızlandırıcı programların artmış olması oldukça önemli. Üniversitelerin programlarında da Girişimcilik derslerinin artması memnuniyet verici. Ancak öğrencilerin üyelerinin fikirlerini ürüne ya da hizmete dönüştürme noktasında ALO GİRİŞİMCİLİK hatları yok. Bu konuda akademi, devlet ve özel kuruluşların biraz daha emek vermesi gerekiyor.
Akademisyen girişimciliği için yeterli düzeyde destek olduğunu düşünüyorum. Tek problem akademik dünyadan birisinin finansal süreçlerde karşılaşacağı vergi vb. durumlarda yaşayacağı kayıplar nedeniyle, süreçten korkması ve uzaklaşması. Bu konuda da teknoloji geliştirme bölgelerinde, işveren tarafında destekler var. Akademisyenler maalesef bunları tam olarak bilmiyor. Bana sorarsanız Ar-Ge odaklı teknopark şirketlerinde mevzuatlar biraz daha esnetilebilir ve vergilerde çok daha fazla indirime gidilebilir.
7- En büyük hayaliniz nedir?
En büyük hayalim ailemle huzurlu ve sağlıklı şekilde yaşamak. Ne mutlu bana ki bunu şu anda gerçekleştirebiliyorum. İş tarafında KalybeAI’ı tüm dünyada bilinen ve güvenilen bir teknoloji firması haline getirmek istiyoruz. Günün birinde kendi içerisinden çıkaracağı ürünlerle farklı start-up’ların doğması da hayallerimiz arasında.
8- Girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir?
Azimli ve kararlı olmaları. Bunun dışında fikirden somutlaşmaya (ürün/hizmet) giden yolda kendilerine yatırım yaparak, yani eğitim alarak ya da etkinliklere katılarak, kullanabilecekleri araçları öğrenmeleri. Diğer bir konu da fikirlerini paylaşmaktan çekinmesinler. Fikirlerin çalınması ile sonuçlanan kötü senaryolar yaşandığı da bilinen bir konu. Ancak sırf bunlar yaşandı diye belki de gerçekleşebilecek önemli bir başarı hikayesinin önünü kesmeyi doğru bulmuyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Thiscover Me
Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.
İLGİLİ OKUMALAR



