Akılda Kalanlar

Resimlere biraz daha yakından bakıyorum, bir merkez görüyorum ama hemen kayboluyor o merkez.
Akılda Kalanlar

Deneyimlediğim sergi bana göre tam da Duchamp’ın sözlerinin karşılık bulduğu bir sergiydi. Anlayacağınız üzere, bir sanat eseri aracılığıyla sanatçıyla özdeşleşmeyi başaramamamızın nedenleri üzerinde izleyicinin düştüğü hataları da mesele ediniyorum. Sergiyi gezerken birinin “Neden duvarlara asılmamış ki bu resimler?” dediğini duydum. Neden asılsınlar ki? Tuval üzeri yağlı boya ile yapılmış bir “resim” oldukları için mi? Değişimi neredeyse her alanda hissettiğimiz pandemi sürecinde üretilmiş eserlerin olduğu bir sergi geziyorduk oysa. Hayatlarımız bu kadar köklü bir şekilde değişmişken, dalgalı, gel-gitli, kaotik, inişli-çıkışlı bir süreç yaşamışken resimlerin sergileme şeklinin değişmesi ve izleyicinin de yeni bir bakış üstlenmesi normal değil mi?

Resimlere biraz daha yakından bakıyorum, bir merkez görüyorum ama hemen kayboluyor o merkez. Ben de resmin yüzeyinde kayboluyorum. Gözlerim siyahların baskın olduğu alanlardan kaçıp beyazlığa odaklanmak istiyor, yapamıyorum. Aklıma iki sene öncesi geliyor; o karanlığa paralel neyse resimde de o izleri ve rengi görüyorum. En tuhafıysa, onları izlemenin bir başlangıç ve bitiş noktasının olmayışı. Resimler mekan içinde şu şu şekilde konumlanmış gibi net bir tanım da yapamıyoruz. Sergi net yargılardan kaçıyor, tıpkı geçirdiğimiz o zor sürecin bulanıklığı gibi. Uzun zamandır mekan-bağlam/yapıt-sergileme olarak ifade ettiğim “kutsal üçlü” den böylesi etkilendiğimi anımsamıyorum.

Hissettiklerim size karanlık görünsün istemem. Aksine o tanıdık ağırlık hissi karşısında, artık hafif hissettiğimi fark ettiğim bir sergi deneyimiydi benim için :) Sanatın bu kişisel farkındalıktaki rolünden büyülenmeye devam ettiğim sürece öğreneceğim ve paylaşacağım nice şey olduğunu da fark ediyorum. Gezdiğim sergi, karşılaştığım resimler zihnimde bu kadar farklı sorunsalları bir araya getirmişken, yine de bu yazıya net bir bitiş cümlesi mi lazım? Pek sanmıyorum.


Sanat aracılığıyla yaşama dair anlatılara daldığımız bir sonraki bültende görüşmek dileğiyle.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Unagi.Unagi.

BÜLTEN SAYISI

İzleyici Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı

Binadan giriş katına doğru adım attığınızda tabiri caizse sizi “çiçek bahçeleriyle” karşılayan bir sergi değildi bu.

31 Oca 2023

Canan Tolon - Tunnel Vision sergisi (@Dirimart Pera)

YAZARLAR

Unagi.

Okuyucularına çağdaş ve güncel sanatı yalın anlatımlarla sunmayı hedefleyen sanat bülteni. Her ayın birinci ve üçüncü pazar günü yayımda.

İLGİLİ OKUMALAR