Almanya yeni parlamentosunu kuruyor

Almanya yeni parlamentosunu kuruyor

Architecht - 27 Eylül
Architecht ile birlikte

Architecht’in Teknolojik Altyapı Çözümleri Finans Sektörünün Büyümesine Katkı Sağlıyor Türkiye ve yurt dışında birçok bankanın ve finans kuruluşunun bankacılık ve finansman altyapısını sağlayan Architecht, yeni dönemde tüketici finansmanı, tedarikçi finansmanı ve yatırım bankacılığı çözümleriyle faaliyetlerini genişletiyor. Son dönemde finans sektöründe yaşanan hızlı gelişmeler ve büyüme oranı, etkin teknolojik altyapı ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu büyümeye ayak uydurmak ve müşterilerine daha iyi bir finansal deneyim sunmak isteyen şirketler kendi operasyonel işlerine odaklanarak hazır altyapı çözümlerini dışardan alma yoluna gidiyorlar. Bu noktada Architecht, finans sektöründeki 30 yıldan fazla tecrübesiyle; hazır, hızlı ve kolay entegre edilen, low-code altyapı çözümlerini firmaların kullanımına sunuyor. Architecht’in, Türkiye’nin birçok önemli bankasında kullanılan ana bankacılık sisteminden gelen güçlü teknolojik yapısı sayesinde firmalar ihtiyacı olan modüle çok hızlı bir şekilde herhangi bir IT operasyonu gerekmeden sahip olabiliyorlar. Architecht; yatırım bankacılığı, tüketici finansmanı ve tedarikçi finansmanı gibi hazır altyapı çözümleriyle sektöre girmek isteyen yatırım kuruluşları ve fintechlerin kısa sürede faaliyete geçmelerine olanak sağlıyor.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

16 yıllık liderliğin ardından Angela Merkel’in görevini resmen sonlandırdığı Almanya’da parlamentonun alt kanadı Federal Meclis için seçim gerçekleştirildi. Saat 01.30 sıralarında DW Türkçe'nin aktardığına göre Sosyal Demokrat Parti (SPD) %25,8’lik oy oranıyla seçimi önde götürüyordu. Onu, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ittifakı %24,1’lik oy oranıyla takip ediyordu.

  • Şimdi ne olacak? Seçim federal meclis üyelerinin dağılımlarını belirliyor. Partilerin oy oranları nedeniyle tek başına hükümet kurmaları mümkün değil, bu yüzden önümüzdeki günlerde birinci olan parti diğer partilerle koalisyon hükümeti kuracak; belirlenen başbakan ve bakanlar kabinesi meclise güvenoyu için sunulacak. Daha sonra Almanya yeni lideri ve kabinesiyle yönetilmeye başlayacak.

Şansölye adayları ve partiler 

Oy pusulasında 47 parti bulunuyor ancak ülkede %5 barajı uygulanıyor. Barajı aşması öngörülen 6 parti var. Bunun yanında resmî şansölye adayı gösteren 3 parti bulunuyor. Merkel’in partisi CDU ve CSU'nun oluşturduğu ittifakın ortak adayı Armin Laschet, SPD'nin adayı mevcut Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz, Yeşiller Partisi’nin adayı ise eş genel başkan Annalena Baerbock. 

Koalisyon hükümetlerine katılabilecek diğer partiler arasında liberal Hür Demokratlar (FDP), sosyalist Die Linke (Sol Parti) ve aşırı sağ olarak bilinen Almanya için Alternatif (AfD) bulunuyor.

Halk ne diyor? 

Kendisini Merkel'in doğal halefi olarak gören Armin Laschet, "Türk Armin" olarak da anılıyor. Seçmenin sempati beslediği Laschet, temmuz ayında sel felaketinden etkilenen bir bölgeyi ziyaret ettiği sırada kahkahalar atarken görüntülenince büyük tepki toplamış, bu tepki oy oranlarına da yansımıştı. Laschet Angela Merkel’in de desteklediği aday, seçime bir gün kala son mitingine çıkan Angela Merkel, “Almanya'yı istikrarlı tutmak için Armin Laschet şansölye olmalı" diye çağrı yapmıştı. 

Merkez sol bir parti olan SPD partisinin adayı Olaf Scholz, "duygusuz ve monoton" konuşmalarıyla tanınıyor. Scholz'un kampanya sloganı #ausrespekt (saygıdan ötürü) ve bu temayla sosyal konut yardımları ve asgari ücretin artırılması gibi vaatleri bulunuyor. Anketlerde birlik partileriyle giden SPD, geçtiğimiz hafta Forsa'nın anketinde 15 yıl aradan sonra birlik partilerinin önüne geçti ve birinci parti konumuna geldi.

Sol politikalarıyla bilinen Yeşiller Partisi, iklim değişikliği başta olmak üzere sosyal adalet gibi konulara odaklanıyor. Şansölye adayı Annalena Baerbock, Almanya'da "yeni bir başlangıcı" temsil ettiğini söylüyor. Yılın başlarında anketlerde önde giden Baerbock, öz geçmişinde verdiği bilgilerin yanlış ve yanıltıcı olması ve vergilerini geç ödemeyle suçlanması nedeniyle tepki topladı.

YouGov'un anketine göre de SPD %25'lik oy oranıyla birinci parti konumunda. CDU %21, Yeşiller de %14'le üçüncü sırada yer alıyor. 

Muhtemel senaryolar

Anketlerde CDU ile Yeşiller arasında iki yönlü bir koalisyon kurulması bekleniyordu ama Laschet ve Baerbock'a gelen tepkilerin ardından partilerin güven oylamalarında sert düşüş görüldü. Partilerin renkleriyle anılan koalisyon olasılıkları arasında üç senaryo üzerinde duruluyor:

  • CDU/CSU, FDP ve Yeşiller’in oluşturacağı “Jamaika Koalisyonu”, 
  • SPD, FDP ve Yeşiller’in oluşturacağı “Trafik Lambası”
  • SPD, Sol Parti ve Yeşiller’in oluşturacağı “Kırmızı-Kırmızı-Yeşil”

Merkel’in ardından

Angela Merkel, pragmatik ve "Krisenmanagerin" yani kriz yöneticisi olarak anılıyor; ancak harekete geçmek için genellikle son dakikaya kadar beklemek ve vizyon sahibi olmamakla da eleştiriliyor. Avro Bölgesi krizi yönetimi, Covid-19 krizi yönetimi ve göçmen politikaları nedeniyle hem hayranlıklara hem eleştirilere maruz kalan Merkel’in geride bıraktığı birçok sorun bulunuyor. 

Almanya'daki anketlere göre Merkel'in arkasında bıraktığı en büyük sorun iklim krizi. Diğer en büyük sorunsa göçmenler. Almanya’daki halk göçmenlerin ülkedeki tansiyonu artırdığını savunuyor. Bir diğer sorun ise Covid-19 salgını ve bunun getirdiği kriz sebebiyle vergilerin artması ve yaşlı kesimin bu durumdan etkileneceği korkusu. 

euronews

Türkiye’yi neler bekliyor? 

Türkiye için özellikle AB’yle ilişkilerde önemli rol oynayan ve daima yapıcı tavrın hâkim olduğu Merkel’in yokluğunun ardından gelecek kişinin çözmesi gereken problemler bulunuyor. DW Türkçe’nin haberine göre bu sorunların başında göç meselesi geliyor. Ayrıca Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerine karşı da gelen hükümetin “net bir tavır alması” bekleniyor. 

Türkiye vatandaşlarına karşı ılımlı tavrıyla bilinen Armin Laschet’ın başbakan olması durumunda ikili ilişkilerde daha olumlu bir atmosferin hâkim olacağı düşünülüyor; ancak açıkça Türkiye karşıtı bir tavır sergileyen Yeşiller'in veya FDP’nin hükümete gelmesi hâlindeyse bu durumun tam tersi gerçekleşecek. 

Yazarın yorumu: 

Yukarıda bahsettiğimiz koalisyon senaryolarından birinin gerçekleşmesi durumunda Yeşiller ve FDP’nin etkisiyle Merkel dönemindeki ılımlı ilişkilerin kolayca yakalanamayacağını söylemek mümkün. Göç ve terör soruları gibi birçok konuda Almanya’dan destek gören Türkiye, müttefikini geri kazanmak için bu kez yalnızca ekonomik değil, hukuksal ve hak temelli sınavlar da vermek zorunda kalacak. Bu sırada Türkiye’nin bir süre Avrupa arenasında yalnız kalacağını ve yeni lidere kendisini kanıtlamaya çalışacağını söyleyebiliriz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Almanya seçimleri, hibe krizi

Almanya'da Federal Meclis için seçim yapıldı. Rusya'daki seçimler protesto edildi. İTÜ Erasmus Ofisi'nin hibe açıklamaları tepki topladı.

27 Eyl 2021

Architecht ile birlikte
Leon Kuegeler/Reuters

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta