AML cezalarında artış

(Görsel: Baran Doğan Hukuk Bürosu)
COVID-19 salgını, düzenleyicilerin kara para aklamayla mücadele (AML) ve yaptırım başarısızlıklarına odaklanmasını yavaşlatmak şöyle dursun; para cezalarının değeri 2019'dan 2020'ye ciddi şekilde arttı. AML, küresel anlamda düzenleyici nitelikli yaptırımlar için kilit bir odak olmaya devam ediyor. AML cezaları son beş yılda deyim yerindeyse, hem para cezalarına hem de mali suç başarısızlıklarına damga vurmuştur. Aslında küresel boyutta 2020'de verilen para cezalarının sayısı 2019'dakilerle aynı seviyededir. Fakat AML cezalarının toplam değeri, İskandinav düzenleyici kuruluşları tarafından 2020'de verilen çok sayıda önemli para cezasının ardından yaklaşık beş kat daha yükseldi. Ayrıca 2021'deki cezalar da bir önceki yıla benzer şekilde yüksek seviyelere ulaşabilir; zira Haziran 2021 itibarıyla söz konusu cezaların toplam değeri 2020'nin neredeyse yarısını bulmuş durumda.
2008 finansal krizinden bu yana, düzenleyici kuruluş yaptırımları (özellikle AML faaliyetleri) yüksek seviyedeydi ve ABD para cezası vermede başı çekiyordu. Ancak son zamanlarda, İskandinav ülkeleri ve Avustralya öncülük ederek rekor düzeyde yaptırım cezaları uyguladılar. Avrupa Birliği (AB) cephesinde ise, Karapara Aklamanın Önlenmesi (AML) ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele (CFT) mevzuatı nezdinde Avrupa Komisyonu tarafından geçtiğimiz Temmuz ayında önerildiği üzere (6AMLD) yeni bir AB AML/CFT denetleme mercinin oluşturulması ve yapılacak diğer değişiklikler ile uygulanacak yaptırımların sayısal olarak artacağından ve daha büyük para cezalarının verileceğinden söz edebiliriz.

New York'ta yerleşik bir kurumsal soruşturma ve risk danışmanlığı firması olan Kroll tarafından derlenen Kara Para Aklamayı Önleme Düzenlemesinin Küresel Uygulaması: Cezalarda Artış başlıklı çalışma mali suç cezalarına genel bir bakış sağlıyor ve temel düzeyde AML bulguları hakkında bilgi veriyor. Söz konusu çalışmaya göre AML süreçlerinin yönetimi, şüpheli işlemlerin bildirilmesi, özenli inceleme (due diligence) veya genel uyum denetimleri küresel boyutta en sık görülen başarısızlıklardır. Bu tabloda şirketlerin, mali suça karışma ve düzenleyici yaptırımlara maruz kalma riskini en aza indirmek için aşağıdaki başlıklarda hazırlık yapmaya devam etmesi gerekmektedir.

Yaptırım cezalarına yönelik bu araştırmayı derlemek için Corlytics'in Risk Fusion Global Enforcement veritabanından yararlanılmış. Bu kapsamda; yaptırım cezaları için kullanılan veritabanı, hem şirketlere hem de bireylere karşı cezai yaptırımları ifade etmektedir. Ayrıca dikkate alınan yaptırım cezalarının kurumsal örneklerde en az bir milyon dolar veya eşdeğerinden fazla olması gerekirken; 1 milyon dolarlık eşik bireyler için geçerli değildir. Yine de finansal kuruluşlar ile 25 milyar dolardan fazla varlığı olan bireyler veya ilişkili kişiler için bir milyon dolar şeklinde bir eşik olmaksızın uygulanan tüm yaptırım cezaları değerlendirmeye alınmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Ersin Şenel
Çıkarların değil, etik ilkelerin yaşama egemen olması için...
İLGİLİ OKUMALAR



