ANADOLU EFES

ANADOLU EFES

EREN BÜYÜKYAVUZ

Hayatta bazen işler yolunda gitmez. Bazı şeylerin değişmesi gerekir. Değişim ise zorludur. Oluşan çok bilinmeyenli denklemde yolu yine kaybetmek olasıdır. Tekrar denemek, tekrar değişmek gerekebilir. Anadolu Efes’in yolu da biraz böyleydi, ta ki son dört yıla kadar. 

Türk basketbolunun lokomotiflerinden Anadolu Efes, 1996’daki Koraç Kupası zaferi ve 2000’lerin başındaki fena sayılmayacak Euroleague sezonlarından sonra uzun bir sessizlik ve arayış dönemine girmişti. Yolun sonu ise eski bir dosta çıktı. 

2017’nin Aralık ayında takımın başına geçen Ergin Ataman ertesi sezon kendi isteği doğrultusunda kurulan takımıyla yıllar sonra Anadolu Efes’i Final Four’a ulaştırmayı başardı. Larkin-Micic-Simon üçgeninden oluşan iskelet sofraya hız, çeşitlilik ve oyun aklı koyarken, Dunston ve Pleiss boyalı alandaki hakimiyeti sağlıyordu. Anderson, Beaubois, Moerman gibi parçalar yan rollerini sonuna kadar üstlenmiş görünüyordu. 

Kısacası doğru denklem kurulmuş gibiydi. Bundan sonra gerekli olan şey ise istikrardı. Evet, değişim zordur demiştik ama istikrarı sağlamak daha da zordur. Anadolu Efes’in üç senedir devam eden başarısı geçen sezon Euroleague şampiyonluğu ile taçlandığında bu başarının şifresi de istikrar oldu. 

Bu sezona başlarken Efes adına en önemli soru işareti, şampiyon kadronun korunup korunamayacağıydı. Gitmesi en muhtemel isimse Vasilije Micic’ti. Geçen sezonun Euroleague Normal Sezon ve Final Four MVP’si Micic’i takımda tutmayı başardılar. Şampiyon kadrodan ayrılan en önemli parça Sertaç Şanlı oldu. 

Üç sezondur tırnaklarıyla kazıyarak aldığı dakikaların sonunda Barcelona’ya transfer olarak yeni bir maceraya atıldı Sertaç. Yerine kadroya eklenen tek parça ise geçtiğimiz sezonun Adriyatik Ligi MVP’si Filip Petrusev oldu. Euroleague’de çaylak sezonunu geçirecek Petrusev, ligde en merakla beklenen potansiyellerden birisi.

Pandemi nedeniyle yarıda kesilen bir önceki sezonda şampiyonluğa çok yakın olduğunu hissediyordu Anadolu Efes. Ortada yarım kalan bir hikâye vardı. Bu motivasyonla başladıkları geçtiğimiz sezon mutlu sonla tamamlandı. Bugüne döndüğümüzde son şampiyonun yeni sezondan beklentisi farklı yönde değil. 

Ergin Ataman’ın ne kadar hırslı bir koç olduğunu çok iyi biliyoruz. Şimdiden ortaya konan hedef; arka arkaya ikinci şampiyonluğu elde etmek. Bunu başaracak kapasitede olduklarını da çok iyi biliyoruz. Çünkü sahip oldukları çok önemli bir güç var: İstikrar!

SHANE LARKIN

2019/20 Euroleague Sezonu tam anlamıyla bir “Shane Larkin Sezonu” olarak ilerliyordu. Nihai hedefine son sürat giden takıma olağanüstü bir liderlik ediyordu Larkin. Ancak 2020 yılının Mart ayında hayatımızın orta yerine düşen koronavirüs salgını herkesi olduğu gibi Anadolu Efes’i ve Larkin’i de olumsuz yönde etkiledi. Ligin en değerli oyuncusu ödülü ve olası bir şampiyonluk ellerinden kayıp gitti Larkin’in.

Geçtiğimiz sezonun başlangıcı ise tam bir belirsizlik haliydi. Bir önceki sezon taraftar desteğiyle müthiş bir hava yakalayan takım yeni sezona seyircisiz başladı. Üstüne bir de sezon başı yaşadığı sakatlık ve geçirdiği ameliyat önceki sezonki hızını kaybetmiş bir Larkin ortaya çıkardı. Geç girdiği sezonda bu kez farklı bir rolde, oyuna ilk beş dışında kalarak başladı Larkin. 

Zamanla bu rolü de benimseyip, oyuna sonradan girdiği ve rakip üzerinde kontrolü sağladığı anları sıkça gördük. Maçı kapatan beşte rakibe son yumruğu indiren de genelde Larkin oldu. 

Geçen sezonki şampiyonlukta aslan payını Micic’e vermek gerek. Ancak çok hak ettiği MVP ödülünü havaya kaldırırken bu başarının Larkin’siz gelemeyeceğinin farkındaydı mutlaka. Zaferi kazandıklarında sımsıkı sarıldıkları an ise Efes’in üç sezonluk hikayesinin özeti gibiydi. Belki de önümüzdeki sezonun bir fragmanı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🏀 EuroLeague Özel: I Feel Devotion

Anadolu Efes & Fenerbahçe

28 Eyl 2021

Serbest Atış

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR