Ankara, formülleri tartışıyor: Suriyeliler geri dönecek mi?

Tablo karmaşık. Suriyelilerin bir bölümünün geri dönmeyi gündemine aldığı ancak beklemeyi tercih ettiği anlaşılıyor. Bir bölümün gündeminde ise geri dönüş yok. Türkiye’de yaklaşık 800 bin Suriyeli çocuğun doğduğu da düşünülürse kafa karışıklığının uzun bir zamana yayılacağı görülüyor.
Ankara, formülleri tartışıyor: Suriyeliler geri dönecek mi?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinin hemen ardından, Türkiye’deki Suriyelilerin ülkelerine geri dönüp dönmeyecekleri konuşulmaya başlandı. Beklenti, kısa sürede dönecekleri yönünde olsa da sahadaki tablo böyle değil. Ankara’da, farklı bakanlıkların bürokratlarından oluşan komisyon, farklı projeksiyonlar üzerinde çalışıyor ancak “gönüllü geri dönüş” ancak Suriye’deki normalleşmeye bağlı. 

  • Kulislerden gelen bilgi, anlamlı sayıda Suriyelinin ülkesine dönmesi için bir yılın üzerinde zamana ihtiyaç olduğu yönünde. Elbette bu tahmin de Suriye’de işlerin yolunda gitmesine bağlı. 

İktidar, seçim hesaplarını yaparken Suriyelilerin geri dönüşünü de bir faktör olarak kullanmaya hazırlanıyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 31 Aralık’ta yaptığı açıklamada, Esad'ın devrilmesi sonrası 21 günde 35 bin 114 Suriyelinin ülkesine döndüğünü açıkladı. Türkiye’de kayıtlı yaklaşık 3 milyon Suriyeli olduğu düşünülürse rakamlar şu anda çok anlamlı değil. Kayıt dışı rakamın ne kadar olduğu ise tam olarak bilinmiyor. 

Öte yandan: Türkiye, dönüşlerin hızlanması için Şam’da bir göçmen ofisi kurmaya hazırlanıyor. Bu ofis aracılığıyla dönüş yapmak isteyenlere yardım sağlanması amaçlanıyor. Beklenti, okulların kapanmasından sonra dönüşlerin artması yönünde.

1 Ocak-1 Temmuz 2025 arasında Suriyeli sığınmacılara dönüş hazırlığı yapabilmeleri için ülkelerine giriş-çıkış hakkı tanınacağı açıklandı. Bu hakla her aileden bir kişiye üç giriş çıkış hakkı tanınacak.

Projeksiyonlar çıkartılıyor

Ankara’da geri dönüşler konusunda temkinli bir bekleyiş sürüyor. Öncelikle Suriye’de yaşanacaklar izleniyor. Taşların tam olarak yerine oturmasından önce toplu bir dönüşün mümkün olamayacağı değerlendirmesi ilk anda yapıldı. Buna karşılık Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı’ndan uzmanların koordinasyonunda çeşitli projeksiyonlar da çıkartılıyor. 

  • Bu çalışmalarda hangi durumda kimlerin, nerelere dönebileceği üzerinde duruluyor. Türkiye’deki Suriyelilerin il il hangi kentlerde bulundukları, bu kişilerin Suriye’nin neresinden geldikleri, öncelikli olarak hangi grupların dönüş yapabileceği değerlendiriliyor. 

Buna paralel olarak, geri dönüşü kolaylaştıracak adımlar da aşama aşama atılıyor. Şimdilik araç, nakit para, ziynet eşyası gibi konularda adımlar atıldı ancak daha yapısal adımların da geleceği söyleniyor.

İlk hedef İdlib

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler de geçen günlerde, Türkiye’nin Suriyelilerin geri dönüşü için kabaca iki aşamalı bir plan tasarladığını, ilk etapta İdlib çevresindeki kamplarda kalan Suriyelilerin dönüşlerinin organize edileceğini, ardından da Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin dönüşü için çalışmalar yapılacağını söyledi. 

  • Ticaret Bakanlığı da Suriyelilerin ülkelerine dönüşünü kolaylaştırmak için döviz ve ziynet eşyası çıkışlarına kolaylık sağladı. Suriyelilerin Türkiye'de kurdukları işyerlerinin nakli için sözlü beyan formunun yeterli olacağı açıklandı. 
  • Genelgeyle Suriye vatandaşlarının Türkiye'de edindikleri yerli plakalı araçlarının çıkış işlemlerine yönelik de adım atıldı. 

Sivil toplum uzmanları ise geri dönenlerin önemli bölümünün Geri Gönderme Merkezleri’nde tutulanlar olduğunu, bu kişilerin zaten Türkiye’de kalma hakkı bulunmadığı için gitmeyi tercih edebildiklerini ifade ediyor.

Türkiye, dönüşler için İdlib’te insan hakları örgütlerinin de katılımıyla güvenli geri dönüş alanları oluşturmaya çalışıyordu. İlk etapta bu çalışmaların bitirilerek dönüşlerin sağlanmasının daha olumlu bir görüntü yaratacağı ifade ediliyor. İdlib örneğinin, diğer grupları da motive edebileceği değerlendiriliyor. 

Buna karşılık, kısa vadede somut olarak hangi projeyle ilerleneceğine dair bir çalışmanın ortaya çıkmayacağı, bunun için Suriye’de taşların tam olarak yerine oturması, uluslararası toplumda bir mutabakat oluşması gerektiğine dikkat çekiliyor. 

Suriye’de Mart ayından sonra uluslararası kuruluşların, çeşitli ülkelerin katılımıyla geri dönüş programlarının da hazırlanabileceği ifade ediliyor. Türkiye’nin de bunun parçası olabileceğine dikkat çekiliyor. 

Bütün bu çalışmaların tamamlanmasından sonra anlamlı sayıda Suriyelinin geri dönüşü için, “her şey yolunda gider, yeni bir çatışma yaşanmazsa en az 1 yıl” yorumları yapılıyor. 

Geri dönen hakkını kaybedecek

Türkiye’deki Suriyelilerin bir bölümünün Suriye’de evlerinin, işyerlerinin, tarlalarının bulunduğuna, bir bölümünün ise çok yoksul olduğuna da dikkat çekiliyor.

Yine bir bölüm Suriyelinin bütün yatırımını Türkiye’ye taşıdığı, burada iş kurduğu, ev aldığı da değerlendiriliyor. Suriyelilerin bir bölümünün geri dönmeyi düşünmediği, özellikle çocukları Türkiye’de doğan ve büyüyen, bütün yatırımını Türkiye’ye yapanların planlarında dönüş olmadığı ifade ediliyor.

Suriye’ye dönenlerin Türkiye’deki elde ettiği hakları kaybedecek olması da ayrı bir faktör. Bu nedenle tereddüt yaşayan kişi sayısının çok yüksek olduğu kaydediliyor.

Gönüllü geri dönüş

İktidarın gündeminde, “zorla gönderme” değil, “gönüllü geri dönüş” var. Asıl amaç 2025-2026 döneminde anlamlı sayıda geri dönüşün olması. Böylece AKP’nin geri dönüşleri olası erken seçimde bir avantaja çevirmeyi düşündüğü ifade ediliyor. 

İlk etapta, ailelerden belli kişilerin Suriye’ye gitmesi, uygun ortamı sağladıktan sonra ailesini getirmesi bekleniyor. 

YPG planı

İktidar, İdlib ve Afrin bölgesi başta olmak üzere Suriye’nin kuzeyinin belli bölümlerinde güvenli alanlar oluşturdu. Ancak asıl amaç YPG’nin kontrolündeki bölgeden bütünüyle çıkartılması ve Suriye’nin kuzeyinin tamamında güvenli bir hat oluşturulması. Bu durumda bu bölgeye geri dönüşlerin de yoğun olacağı değerlendirmesi yapılıyor. 

Ancak: YPG başlığı, hem uluslararası bir konu hem de iç siyasetle yakından ilgili. Türkiye, bir yandan askerî olarak Suriye’nin kuzeyine operasyon yapmaya hazırlanıyor, bir yandan Trump’ın bu bölgeye dair nasıl bir tavır takınacağını görmeyi bekliyor. 

Bununla birlikte, adına çözüm süreci denilmeyen ancak yürütülen bir süreç var. Buradaki gelişmelere paralel olarak YPG’nin silah bırakma kararı alıp almayacağı da izleniyor. Bütün bu gelişmelerden sonra olumlu sonuçlar alınırsa bu bölgede de güvenli alanlar oluşturulması gündemde.

Tablo karmaşık. Suriyelilerin bir bölümünün geri dönmeyi gündemine aldığı ancak beklemeyi tercih ettiği anlaşılıyor. Bir bölümün gündeminde ise geri dönüş yok. Türkiye’de yaklaşık 800 bin Suriyeli çocuğun doğduğu da düşünülürse kafa karışıklığının uzun bir zamana yayılacağı görülüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🪀 Çatı parti, 'topaç' kavgası

Muhafazakar sağ partilerde birleşme, milliyetçi sağda kavga. Çözüm sürecinde gelişmeler. Suriye'de sırada ne var? AYM'den iptaller. Tahir Elçi davasında beraat. Aile yılı.

09 Oca 2025

🪀 Çatı parti, 'topaç' kavgası

YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu

Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR