Antikiteden Modern Dünyaya Uzanan Bilgelik

Stoa Felsefesi
Antikiteden Modern Dünyaya Uzanan Bilgelik

Hiwell - Dilozof #1
Hiwell 2021 ile birlikte

Daha iyi hissetmeye bugün başlayın: Hiwell Uzmanlar, pandeminin başından bu yana süren ve yeni olumsuz gelişmelerle güncelliğini koruyan belirsizlik hissinin korku ve kaygı duygularını ortaya çıkarmasının oldukça doğal olduğunu, yaşam kalitesinin en az ölçüde etkilenmesi için yapılması gerekenin bu duygularla başa çıkma yollarının keşfedilmesinden geçtiğini belirtiyor. Söz konusu kendimize dair derin bir yolculuk olduğunda, profesyonellerden yardım almak işimizi fazlasıyla kolaylaştırabilir. Psikolojik danışmanlık hizmetlerini dijital ortama taşıyan ve bu sayede daha uygun maliyetlerle, daha konforlu ortamlarda daha iyi hissetmeyi kolaylaştıran Hiwell, tam da bu noktada öne çıkıyor. Hiwell nedir, nasıl çalışır? Hiwell; Olumsuz düşünceler ve duygular, kaygı, ilişkisel sorunlar, hayatı ve kendini keşfetme gibi alanlarda uzmanlaşmış ve her biri yüksek lisans eğitimi tamamlamış psikologları danışanlarla çevrimiçi ortamda bir araya getirmeyi amaçlayan bir platform sunuyor. Psikolojik danışmanlık hizmeti almak isteyen kullanıcılar, Hiwell'in danışan haklarını gözeten gizlilik sözleşmesi çerçevesinde hazırladığı formu dolduruyor. Formda verilecek bilgiler, yalnızca danışanın eşleştiği psikologla paylaşılıyor ve en uygun psikoloğun tespit edilmesinde, 15 dakikalık ücretsiz ön görüşmenin daha verimli geçmesinde önemli rol oynuyor. Verdiği bilgiler ışığında o alanda uzmanlaşmış psikologla eşleşen danışanlar, psikoloğuyla çevrimiçi bir ücretsiz deneme görüşmesi yaparak birlikte devam edecekleri süreç hakkında tüm soruları sorabiliyor. Eğer her şey yolundaysa ve danışan, eşleştiği psikologla devam etmeye hazırsa Hiwell'in farklı paket seçenekleriyle, Hiwell mobil uygulamasından ve Hiwell internet sitesi üzerinden düzenli seanslara katılabiliyor. Sıkça sorulan sorular Güvenilirlik: Hiwell çatısı altında hizmet veren tüm psikologlar, uzmanlıklarına göre seçiliyor ve danışanın ihtiyaçlarına en uygun eşleşmeler, teknolojinin yardımıyla gerçekleştiriliyor. Diğer yandan araştırmalar, çevrimiçi psikolojik danışmanlık hizmetlerinin birçok psikolojik sorunda en az yüz yüze danışmanlık kadar etkili olduğunu gösteriyor. Seans ücretleri: Hiwell üzerinden gerçekleşecek her bir seans genel olarak 199-239 lira arasında fiyatlandırılıyor ve bu da Hiwell'in uzman psikologlara günümüz koşullarına göre oldukça ulaşılabilir ve sürdürülebilir erişim sunduğunu gösteriyor. Gizlilik: Hiwell'in web ve mobil uygulamalarında gerçekleştirilecek görüntülü konuşmalar kesinlikle kaydedilmiyor. Diğer yandan mesajlaşmalar da şifreleme yöntemiyle kilitli biçimde korunuyor. Psikologla eşleşme sürecinde verilen bilgiler de Hiwell'in gizlilik sözleşmesi çerçevesinde korunuyor. Her biri danışan gizliliği konusunun öneminin farkında olan psikologlarla çalışan Hiwell, çatısı altında meslek etiği gereği hiçbir bilgiyi bir başkasıyla paylaşmayacak profesyonelleri barındırıyor. Kurumsal seçenekler Hiwell, daha önce Aras Kargo ve Boyner gibi firmaların tercih ettiği kurumsal çözümler de sunuyor. Hiwell'in çalışan mutluluğunun iş akışlarına pozitif etkisinin farkında olan şirketler için sunabileceği özel paketler hakkında bilgi almak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyahî devlet başkanı aktivist Nelson Mandela’dan, Amerika birleşik devletinin başkanı Theodore Roosevelt’e,  JK Rowling’den, pazarlama dünyasının ünlü ismi Ryan Holiday’a, farklı işlerle uğraşan başarılı pek çok kişinin yaşam felsefesi haline geldi Stoacılık. Peki özellikle bugünlerde bu felsefenin hangi öğretilerini hatırlamamız gerekiyor? 

"Yaşam kendi sonunu eninde sonunda kendisine göre belirleyecektir, insana göre değil." -Seneca

Stoa felsefesinin en belirgin özelliği doğa ve ahlak arasındaki sıkı ilişkidir. Bu bizim pek alışkın olmadığımız bir fikir. Bizler genellikle fiziğin alanı ile değerlerin alanı birbirinden ayırırız. Oysa Stoacılar, doğa, tanrı, evrensel ilkeler ve akıl arasında bir ayrım yapmazlar. İÖ. 4 - İS. 65 yılları ara­sında yaşamış olan Lucius Annaeus Seneca, Tanrı'nın evrenin her tarafına yayılmış olan akıl olduğunu söyler. Teistik dinlerin aşkıncı tanrı kavrayışından farklı olarak evrene ya da varlığa içkin bir akıl kastedilir. Doğanın ötesi yoksa ve doğanın kendi içinde akılsal, amaçlı, düzenli bir yapısı varsa doğaya uygun yaşamak yaşamdaki en önemli meseledir. 

Stoacılara göre insan haya­tının temel amacı mutluluğa erişmektir fakat hazlarını tatmin ederek ulaşılabilecek bir mutluluk değildir bu. Mutluluk aslında kişinin hem kendi, hem de (özünden zaten kendisinden ayrı olmayan) doğaya uygun yaşamasından ibarettir. Bu durumda insanın doğası nedir? Akıl yürütme yetisine sahip sosyal hayvanlar olması. Bu açıdan insanın kendi doğasına uygun yaşaması içgüdülerin, arzuların değil; aklın hüküm sürdüğü ve toplumun değerlerini gözeterek yaşadığı erdemli bir hayattır. 

Fakat burada büyük bir sorun beliriyor, eğer tanrı ve doğa özdeşse, doğa en iyiyi meydana getirme amacıyla kendi düzenini oluşturuyorsa ya da Depeche Mode'un o ünlü şarkısında da söylediği gibi, "Tanrının sadece onun anladığı bir planı varsa", bu durumda insanın özgürlüğünden nasıl söz edilebilir?  

Aslına bakarsan Stoacı filozofların "evrenin kendi içerisinde bir planı var" ifadesi ile kastettikleri, evrenin de kendi doğasına uygun olarak hareket ettiğidir. Buna kim karşı çıkabilir? (!) Bu evrenin bir planı olup olmamasından farklı bir konu aslında; ilk bakışta anlamsız gözüken topolojik bir ifade ile "olacaklar oluyor" anlamına gelir. Yine de Stoacı felsefeden hatta biraz da Spinoza'dan öğrendiğim şey doğanın akışına uygun yaşamanın aslında boyun eğmek değil; aksine akışta olarak sahici bir şekilde var olmanın tek yolu olduğu. Bir rüzgar, bir kuş gibi, bir kaya gibi doğaya karşı değil; doğanın bir parçası olarak ve hatta doğa olarak yaşamak. Marcus Aurelius'un da dediği gibi "İnsana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak".

"Bazı şeyler bize bağlıdır, başka şeyler ise bağlı değildir. Bize bağlı olanlar yargılarımız, eğilimlerimiz, arzularımız ve nefretlerimiz; tek kelimeyle bize ait olan eserlerdir." -Epiktetos

Bazı şeyler bize bağlıdır fakat bazı şeyler bize bağlı değildir...

Bize bağlı olmayan pek çok şey var; doğum, ölüm, doğa olayları, muazzam bir gün geçirdiğinizi düşünürken aniden başına yıldırım düşmesi... Bu konuyu konuşurken Benjamin Button’daki araba kazası sahnesini hatırlarım hep. Başroldeki Daisy, bir gösteri sonrasında güle oynaya dans ederek dışarı çıkıyordu ve bir araba ona çarpmıştı. Sonrasında yaşadığı sakatlık nedeniyle bir daha hiç dans edememişti. Eğer binanın içerisinde oyalanmasaydı, şöför o kadar berbat bir gün yaşamasaydı, o kaza yaşanmayabilirdi. Ama yaşandı. Daisy bunu kontrol edemezdi. 

Bize bağlı olmayan, kontrol edemediğimiz olaylar vardır. İyi ve kötü.

"Bilge tarihin yanar dönerli hediyelerine yüz vermeyendir, çünkü onun en büyük eğlencesidir kahkahala göz yaşını birbirine karıştırmak" - Seneca

Aslına bakarsan doğada iyi ve kötü yok. Sadece olanlar olur, iyi ve kötü bizim onlara ilişkin değer yargılarımızdan ibarettir. Garip bir şekilde bu olay bana Nasreddin Hoca'nın doğuran kazan fıkrasını anımsatıyor. Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun demişti hoca. Bunu şu şekilde değiştirdim; şans yüzüne güldüğünde, hayatın güzel ve bir anlamlı olduğunu düşünüyorsun da başına talihsizlik geldiğinde neden aynı şekilde kabullenemiyorsun? İşte bu Stoacı bilgeliğe uygun bir tavır olabilir. 

Buna karşın Stoacılara göre insan edilgin bir şey olarak da kalmamalı, gücümüz dahilinde olana odaklanmalı ve üzerimize düşen görevde elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. İşte meselede burada başlıyor.

Khrysippos'un Silindiri olarak adlandırılan güzel bir argüman var. 

Eğer birisi yokuşun başında duran silindiri iterse silindir aşağı yuvarlanır. Peki silindir neden yuvarlanmıştır? Yalnızca itildiğinden dolayı mı? Aslına bakarsan silindire uygulanan itme kuvveti, bir kübe uygulanmış olsaydı, küp silindir kadar kolay, silindir kadar hızlı, silindir kadar uzun süre yuvarlanmayacaktı. O halde silindirin yuvarlanmasının tek nedeni, itilmiş olması değil; aynı zamanda onun kendi yapısıdır. Bu örnek bize şunu söylüyor, hayatımızda (iyi veya kötü) pek çok olay yuvarlanmamıza neden olacak bir etki yaratabilir, ama günün sonunda silindir veya küp olmak bizim elimizdedir. Mesele üzerimize yağan olaylar dizisi değil, bunlara nasıl göğüs gerdiğimizdir. O halde Stoacı bilgelik bize zor günlerde şunu sormamızı öğütlüyor, "Bu başına geldi, evet senin değer yargıların içerisinde felaket bir durum, fakat şimdi bu durumda sen ne yapacaksın? Bir silindir gibi mi bir küp gibi mi davranacaksın?

"İnsanın bulunduğu her yer her an için bir cennet hatta bir inziva ve huzur alanı olabilir, yeterki cennet zihinde inşa edilmiş olsun." -Marcus Aurelius


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

DilozofDilozof

BÜLTEN SAYISI

Zor Zamanlarda Hayatta Kalmak

Antik Dünyadan Modern İnsana Stoacı Öğütler

06 Ağu 2021

Hiwell 2021 ile birlikte
Zor Zamanlarda Hayatta Kalmak

YAZARLAR

Dilozof

Düşünürlerle düşünüyorum...

İLGİLİ OKUMALAR