Asla Ölmeyeceğiz

Münih trajedsinin Manchester United DNA'sına etkisinin öyküsü.
Asla Ölmeyeceğiz

Tarih 6 Şubat 1958.

Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek finali ikinci maçında Kızılyıldız'ı  eleyip yarı finale çıkan Manchester United, İngiltere’ye dönüş uçuşunda yakıt ikmali için Münih-Riem Havaalanı’na indi. Takımın menajeri Sir Matt Busby'nin imzasını attığı çoğunlukla genç oyunculardan oluşan United sadece Avrupa’da değil, o dönemki adıyla İngiliz Futbol Ligi’nde de şampiyonluğun favorilerindendi. Henüz yolun başında olan bu genç takımın ilerleyen yıllara hem kulüpler düzeyinde hem de İngiltere ile milli takımlar düzeyinde damga vurması bekleniyordu. Bu potansiyelli ve genç takım birçok futbolsever tarafından Busby’nin bebekleri anlamına gelen “Busby Babes” olarak anılıyordu.

Öncesinde sulu kar yağmış olan soğuk bir Münih gününde yakıt ikmalini yapan United kafilesi İngiltere’ye dönmek üzere tekrardan yola çıkmaya hazırlandı. Uçak pistinin üzerindeki kar tabakası uçağın havalanmak için ihtiyaç duyduğu yeterli hıza erişmesini engelliyordu. Bu sebeple ilk iki denemede pilotlar havalanmayı denemekten vazgeçti. 

Fakat takvimin gerisine düşmek istemeyen pilot James Thain üçüncü kez deneme yapmak istedi. Üçüncü denemede yine havalanmayı başaramayan pilot için kötü haber uçağın kontrolünün kaybedilmesiydi. Uçak, pistin sonundaki çitleri kırarak pistin dışında çıktı ve bir eve çarptı.

Uçakta takım, gazeteciler ve taraftarlarla birlikte toplam 44 kişi vardı. 20’si olay anında hayatlarını kaybetti. Hastaneye kaldırılan yaralılardan üçü de sonra hayatını kaybedince ölenlerin sayısı 23’e çıkmış oldu. Bu 23 kişiden sekiz isim futbolcuydu. İki futbolcuysa ciddi şekilde yaralandıkları için bir daha futbol oynayamadılar. Kazadan ağır yaralı olarak kurtulan menajer Sir Matt Busby ise iki aydan uzun bir süre boyunca hastanede kaldı. Durumu o kadar kötüydü ki bu sürede kendisine iki kez Hristiyanlıkta ölmek üzere olan kişiler için yapılan son dua anlamına gelen “Last Rites” yapıldı. Fakat hayata tutunmayı başaran Busby, iyileştikten sonra menajerlik yapmaya devam etti.

Onun iyileşmesi sadece kendisinin değil, Manchester United’ın da hayatta kalmasını sağladı. Sir Matt Busby’nin önderliğindeki United, yeni oyuncularla yeniden yapılanma sürecine girdi.

İngiliz kulübünün bu zor sürecinde kendisine destek olan başka kulüpler de oldu. Bunların başında İspanyol devi Real Madrid ve United’ın ezeli rakibi Liverpool geliyordu. 

  • Merseyside ekibi zor zamandaki ezeli rakibine beş futbolcusunu kiralık olarak göndermeyi teklif ederken Real Madrid ise efsane futbolcuları Alfredo di Stefano’yu ve Puskas’ı kiralık olarak göndermeyi teklif etti.
  • Eflatun Beyazlılar bunun ötesine geçip 1958 yılında kazandıkları Şampiyon Kulüpler Kupası şampiyonluğunu da United’a teklif etmiş ve bağışlarla direkt olarak maddi destekte de bulunmuştu.

Sir Matt Busby önderliğinde yeniden yapılanan Manchester United ilk birkaç yıl tökezlese de zamanla istikrarlı bir kadro kurarak yeniden yarışmaya ve zirveye oynamaya başladı. Bu yeni takımın en önemli futbolcuları “The United Trinity” olarak adlandırılan ve daha sonra heykelleri de dikilen Sir Bobby Charlton, George Best ve Dennis Law’du.


Görsel: The United Trinity, Manchester United.


Bu üç oyuncunun yıldızlaştığı yeni United takımı Münih Felaketi’nden yedi yıl sonra İngiliz Futbol Ligi’nde, 10 yıl sonra ise Şampiyon Kulüpler Kupası’nde şampiyonluk yaşayarak dünya futbolunun zirvesine çıktı. Uçak kazasından sağ kurtulan oyunculardan biri olan Sir Bobby Charlton’un, 1966’ta İngiliz milli takımının Dünya Kupası şampiyonluğunda da çok önemli bir rol oynadığını ve aynı yıl Ballon d’Or ödülünü kazandığını da belirtmek gerek.

Hayatın akışında hasar alsan da, sahada geriye düşsen de pes etmemenin adıdır Manchester United. Bu durum kulübün genlerine işlemiştir. Öyle ki, maçların son dakikalarında gol atmakla özdeşleşen “Fergie Time” tabiri ortaya çıkmıştır. Bunun en büyük örneği 1999 Şampiyonlar Ligi finalinde 90+1. ve 90+3. dakikalarda atılan iki golle kazanılan Avrupa şampiyonluğudur diyebiliriz.

6 Şubat 1958 tarihinde Münih Felaketi’nde hayatını kaybedenler her yıl aynı tarihte sadece Manchester United taraftarları tarafından değil birçok futbolsever tarafından anılmaktadır. Bu anma törenleri o gün hayatını kaybedenlerin ve onların gönül verdikleri futbol kulübünün asla ölmeyeceğini gösteren bir ritüeldir. Old Trafford tribünlerinde birçok kez duyulan meşhur tezahüratta da dendiği gibi: 

“We’ll keep the red flag flying high, Cos Man United will never die!”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Jay Rodriguez, Münih Felaketi ve United'ın Yükselişi, Röportaj: Geremi!

United Trinity, Geremi'den Matip ve Salah yorumu, dış basında öne çıkanlar.

10 Şub 2022

Jay Rodriguez, Münih Felaketi ve United'ın Yükselişi, Röportaj: Geremi!

YAZARLAR

Tarık Şarapçıoğlu

Yazar @ This Is England

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR