Avrupa'nın yeni göç politikası: engel ve geri püskürtme

Melilla'da göçmenler, AB sınırlarına girmeye çalışırken insan haklarını ihlal eden uygulamalarla karşı karşıya kaldı.
Avrupa'nın yeni göç politikası: engel ve geri püskürtme

27 Haziran - PepsiCo
PepsiCo ile birlikte

PepsiCo’dan iklim değişikliğiyle mücadelede Pozitif Değer Zinciri

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden PepsiCo , sürdürülebilir bir gıda sistemi inşa etmek, dünyanın yenilenmesine yardımcı olmak ve iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek amacıyla geçtiğimiz yıl duyurduğu uçtan uca…

Daha fazlasını öğren →

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

24 Haziran'da, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı ve AB’nin Afrika kıtasıyla tek karasal sınırı olan Melilla kentinde yaklaşık 2 bin Afrikalı, kentin etrafındaki demir telleri ve barikatları aşarak AB sınırlarına girmeye çalıştı. İspanya ve Fas güvenlik güçlerinin göçmenleri engellemek için müdahale etmesi ve yaşanan izdiham nedeniyle şu ana kadar 37 göçmenin hayatını kaybettiği ve onlarca kişinin de yaralandığı belirtiliyor. Olaya ilişkin fotoğraf ve videolarının medyada yer alması, Avrupa ülkelerinin radikal ve insan haklarına aykırı olarak yorumlanan göç politikalarını yeniden gündeme getirdi.

  • Ne dedi? Fas sınırlarında yer alan Melilla'da yaşanan, insan haklarını ihlal eden olaylar başta insan hakları dernekleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından eleştirildi. Fas İnsan Hakları Derneği (AMDH) Yerel Başkanı Omar Naji, “izdihamda yaralanan kişilerin saatlerce tıbbi yardım almadan beklemek zorunda kaldığını, bazılarının da beklerken hayatını kaybettiğini” dile getirdi.
  • "Her şey kabul edilemez": Uluslararası Af Örgütü İspanya Direktörü Esteban Beltran ise“Göçmenler, Melila’ya geçiş sırasında şiddetle hareket etmiş olsa da konu sınır güvenliği olduğunda her şey kabul edilemez. Mülteci ve göçmenlerin insan haklarına saygı duyulmalı ve bir daha benzer durumlar yaşanmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
  • Öte yandan: İspanya hükümeti, söz konusu olayların insan kaçakçılığının bir sonucu olduğunu belirtti. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, “Eğer sınırda yaşandığı görülenlerle ilgili bir sorumlu varsa o da insan kaçakçılığı yapan mafyalardır.” dedi.

AB üyesi İspanya’nın tepkisi, Avrupa ülkeleri arasında arttığı belirtilen göçmen karşıtı hareketlerin ve ırkçı siyasi partilerin yükselişinin bir tezahürü olarak görülebilir. Nitekim Birleşik Krallık’ın ülkesine iltica başvurusu yapan göçmenleri "işlemleri tamamlanıncaya kadar" Ruanda’ya gönderilerek orada bekletilmesi planı bu sürenin belirsiz olması ve iltica başvurularının olumlu değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin bilinmemesi nedeniyle, son dönemde Avrupa ülkeleri tarafından uygulanan radikal göç politikalarının bir örneği olarak görülüyor.

14 haziranda yapılması planlanan ilk Ruanda uçuşu, AİHM’nin kararı sonrası belirsiz bir tarihe ertelenmişti. AİHM, uçakta bulunan Irak vatandaşı bir göçmenin başvurusunu değerlendirmiş ve Birleşik Krallık'tan gönderilemeyeceğine hükmetmişti. Birleşik Krallık İçişleri Bakanı Priti Patel, karara yönelik "Bu planın hayata geçirilmesinin kolay olmayacağını hep söyledim. Yargının son andaki meydan okuyuşu ve uçuşun iptal edilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı" ifadelerini kullandı. Konuşmanın devamındaysa şunları söyledi: "Doğru şeyi yapmamız engellenemeyecek. Kendi sınırlarımızı kontrol etme hakkımız olmamasını kabul etmiyoruz. İnsan ticareti yapan suç çetelerinin tehditlerine göz yummayacağız.”

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in de vurguladığı gibi Birleşik Krallık da göçmen konusunu insan kaçakçıları üzerinden yorumlayarak sınırları korumanın bir güvenlik gereği olduğu fikrini ön plana çıkarıyor. Dolayısıyla, göçün insani boyutları ve söz konusu insan hakları ihlalleri gibi bazı konular arka planda kalıyor.

2010'da  başlayan Arap Baharı ve 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı, AB ülkelerine büyük çapta yeni bir göç dalgası başlattı. Artan göçmen nüfusunun Avrupa ülkelerinde yarattığı milliyetçi dalga ve göçmen karşıtı duyguların, bu ülkeleri göç konusunda radikal politikalar uygulama yoluna soktuğu düşünülüyor. Yunanistan’ın Ege Denizi üzerinden gelen mülteci botlarını batırması, Polonya sınırını geçmeye çalışan mültecilere güvenlik güçlerinin müdahale etmesi, Melilla’da yaşananlar ve Birleşik Krallık’ın sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı Avrupa genelinde göç konusunun insan hakları ve entegrasyon zemininden uzaklaşarak bir güvenlik sorunu olarak değerlendirildiğini ortaya koyuyor.

Bu bağlamda, başta Türkiye olmak üzere mültecilerin nakdi yardımlar ve siyasi tavizler karşılığında çeper ülkelerde tutulması ve sınır güvenliliği kavramının insan hakları aleyhine güçlendirilmesi AB’nin izlediği göç politikasının da büyük bir şiddetle eleştirilmesini beraberinde getiriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞 Göçmenlere engel, Onur Yürüyüşü’ne müdahale

Günaydın. Bakan Bilgin kamu çalışanlarına enflasyon üzerinde zam yapılacağını söyledi. BDDK ticari kredi kullanımına yeni koşullar getirdi. ABD Başkanı Biden, Rusya’dan altın ithalatını yasaklama kararının alınacağını duyurdu.

27 Haz 2022

PepsiCo ile birlikte
Kemal Aslan/France24/AFP

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Eğitimin ötesi: Güçlü kızlarla ortak bir gelecek inşa etmek
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta