Baharın habercisi kitaplar

Natalia Ginzburg, Amin Maalouf, Audrey Magee, Alberto Manguel derken dolu dolu bayram okumaları bizi bekliyor!
Baharın habercisi kitaplar

31 Mart - Darüşşafaka Cemiyeti
Darüşşafaka Cemiyeti ile birlikte

Darüşşafaka: Bayram bağışı eğitimle yaşamları değiştirebilir "Eğitimde Fırsat Eşitliği" misyonuyla annesi ve/veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz öğrencilere nitelikli eğitim imkânı sağlayan Darüşşafaka Cemiyeti , bu misyona katkıda bulunmak isteyen hayırseverleri desteğe davet ediyor. Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum örgütleri arasında yer alan ve Osmanlı’dan günümüze uzanan tarihiyle Darüşşafaka Cemiyeti; binlerce öğrencinin hayatını nitelikli eğitimle değiştirmeye devam etmek için bu ramazanda da fitre, zekât ve bayram bağışlarını bekliyor. Türkiye’nin dört bir köşesinden sınavla belirlenmiş 1.000’e yakın öğrencinin yanı sıra deprem bölgesinde 100 öğrenciye eğitim fırsatı sunan Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye’nin gelecek nesillerini yetiştirmeye devam etmek için ramazan ayında hayırsever kurum, kuruluş ve bireyleri desteğe çağırıyor. Ramazan Bayramı için www.darussafaka.org adresinden bağış yapılabiliyor.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Benim için baharın habercisi çok sevdiğim yazarların yeni çıkan kitapları! 

Bir yazarın kalemini çok sevmek, hemen hemen her kitabından aynı tadı almak çok nadir yaşanan bir durum aslında. O yüzden de o yazarların kitaplarını yavaş yavaş okurum ben hep, bitmesin sonraki zamanlara da kalsın diye. Aslında baktığımda, bu duygu bana güvenli bir limana sığınma hissini anımsatıyor, bazı yeni tanışılan yazarlar hayal kırıklığı yarattığında, bitmesi için kendinizi zorladığınız o kitabı bitirmeye çalışıp yorgun düştükten sonra, okurken edebiyattan, okuma eyleminden tat aldıran o ayırdığınız kitabı elinize almanın yaşattığı mutluluk bambaşka! 

“İşte benim için o yazar” dediğimiz kişilerin yeni kitaplarının geleceğini öğrenmek de öyle! Mart sonu yaşadığım, önce hangisiyle başlasam kararsızlığımın dayanılmaz heyecanı ile kitapçıların kapısını arşınladığım birkaç günün ardından, hepsine kavuştum. Natalia Ginzburg, Amin Maalouf, Audrey Magee, Alberto Manguel derken dolu dolu bayram okumaları bizi bekliyor!

İsmail Kadere - Bez Bebek 

Kadare’nin yeni kitabının geleceğini gördüğüm andan beri her gün kitapçılara girip soruyordum. Nitekim bu heyecanıma fazlasıyla değdi. Çünkü ilk kez Kadere’nin hayatına dokunan, otobiyografik öğeler barındıran bir kitabıyla tanışıp romanlarını daha iyi anlayabileceğim anahtarlarla dolu bir metinle karşılaştım. 

Kadere okumanın çok farklı bir tadı var. Özgün ve karakteristik kalemi, sistem eleştirileri, metaforları okudukça yerli yerine oturuyor. Rüyalar Sarayı’ndaki “Tabir Sarayı”, Kırık Nisan’daki “Kanun” dönüp dolaşıp aynı yere çıkıyor. Tüm bu alegorik dünyayı anlamak da Kadere’nin Arnavutluk’taki büyüme hikayesine, annesiyle kurduğu kırılgan ilişkiye dayanıyor. Kendi çocukluk hikayesiyle annesinin hayatının, kolektif anlatıyla bireysel anlatının, gerçek ile kurgunun iç içe geçtiği, diğer eserlerine de dokunuşlar yapan, kısacık ama oldukça güçlü bir metin. Henüz Kadere okumadıysanız, bu kitabıyla kendisiyle tanışmanın tam zamanı!

Annie Ernaux - Genç Adam

Çevrilmesini heyecanla beklediğim iki Ernaux kitabından ilkiydi bu kitap, belki de kalemindeki cesareti bize en çok yansıtan kitabı da diyebiliriz. 

Çok kısa, çok duygu yüklü, çok cesur, çok etkili ve hepsinden öte çok gerçek… Bana nedense Colette’in Cicim’ini anımsattı bu metin. Kendinden yaşça küçük biriyle yaşadığı dolu dizgin aşkı, yaş kavramının içini boşaltan sıcacık bir anlatımla bu denli yalın bir şekilde cümlelere dökebilmesi onu okumak için oldukça geçerli birkaç sebep. Bu metni kaleme alabilmek, bir noktada Ernaux’nun kendiyle de iç hesaplaşması gibi geliyor. Zaten tüm metinleri aynı duyguda değil mi? Yazmak, iç dökmek, yüzleşmek… 

Frédéric Lenoir - Öngörülemeyen Bir Dünyada Yaşamak

İncecik bir kitaba, bu denli derin düşünceler nasıl sığabilir? Bilmiyorum ama Lenoir ile ilk tanışma için muazzam bir kitap seçimi oldu bu; iç dünyamıza tepeden bakmayan bir üslupla seslenen Lenoir, kendimizi kaybettiğimizi düşündüğümüz o karamsar anlarda, tekrardan gün yüzüne çıkmak için çok güzel bir rehber hazırlamış. 50 sayfalık kitabın neredeyse her satırını çizip, üzerine haftalarca düşündüm…

Covid-19 salgınının hem yaşamımızda hem psikolojimizde bıraktığı izleri ele alırken aslında insanlık tarihindeki kriz anlarının her zaman bize kattığı yenilikler olduğunu öne sürüyor. O kadar haklı ki! “Dünyadaki değişimlere ayak uydurmak için kendimizi nasıl değiştiririz?” sorusunun peşinden gidiyor. Ve bunu bireyi güvende hissettirecek duygular üzerinden açıklamaya çalışıyor. Belki de bu yüzden bu kadar etkileyici, çünkü zamanın ötesinde; temel varoluş problemlerimizin derinlerine iniyor. Özellikle “Zorluklarla Baş Etmek” bölümü senede 1-2 kez okunması gerekenlerden. 

Lenoir’ın Jung’tan bir alıntısıyla bitirmek istiyorum: “Krizler, sarsıntılar, hastalıklar, tesadüfen ortaya çıkmaz. Bir gidişatı düzeltmemiz, yeni yönelimler keşfetmemiz, başka bir yaşam yolunu deneyimlememiz için gösterge görevi görürler.”

Violette Leduc - Küçük Tilkili Kadın

Küçük Tilkili Kadın’ı okumadan önce Leduc’ün hayatını okuyup öyle metne başladım. Hiç alışkanlığım olmamasına rağmen iyi ki de yapmışım bunu. Çünkü Simone De Beauvoir ile arkadaşlığı ve yayıncısının Camus olması fazlasıyla ilgimi çekti. Sonrasında kitabı okuduğumda ise o yokluk duygusunu nasıl bu kadar yalın ve etkili şekilde okuyucuya geçirdiğini çok daha iyi anladım. Agota Kristof’un Okumaz Yazmaz’ının yarattığı o rahatsız edici duyguyu yaratmakla beraber bu yokluğa olumlu bakış açısı da beni metne daha çok bağladı.

Hamsun’ın Açlık’ına benzer bir metin beklerken o yokluğu içselleştirme tarzı çok nahifti. Leduc’le biraz kişisel duygularının süzgecinden geçen bir metinle tanıştık ama Fransız Edebiyatı’nda oldukça ses getiren, tabuları yıkan ve döneminin ilklerinden olan metinlerini de okumayı heyecanla bekliyorum!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📬 Seçim heyecanı, Festival zamanı

Türkiye, bugün 5 yıl boyunca görevde kalacak yerel yönetimlerini seçmek üzere sandık başında. 17-28 Nisan tarihleri arasındaki 43. İstanbul Film Festivali boyunca 6 salonda, 132 uzun ve 12 kısa metrajlı film gösterilecek.

31 Mar 2024

43. İstanbul Film Festivali

YAZARLAR

Duygu Özdemir

Kitap ve mekan kaşifi. Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler Bölümü’nde yüksek lisansını bitiren Özdemir, gittiği her mekanın kendine has havası, değisik sunumları ve tatlarını edebiyata olan tutkusu ile birleştirerek 1kitap1mekan’ı kurdu.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR