Bahçeli ve Erşan Kuneri

Bahçeli, pek çok konudan bahsederken ismini verden Erşan Kuneri'yi eleştirdi. Ancak bahsi geçen dizinin Erşan olduğu her halinden belli oluyordu. Peki Bahçeli ne demişti?
"Netflix'te küfür ve en seviyesiz esprilerin yer aldığı, şarlatanlıktan öte bir meziyeti olmayan sözde komedyenlerin rol aldığı diziler artık haddini aşmıştır. Aile hayatı son sığınaktır. Bu sığınağın yağmalanması için planlı bir propaganda devrededir." - Devlet Bahçeli
Erşan Kuneri Nedir?
Bilmeyenler için, Erşan Kuneri Netflix'te yayın hayatına başlayan bir Cem Yılmaz dizisi. 1981'de geçen, artık porno yapmak istemeyen bir porno yıldızının ciddi filmler yapma serüvenini anlatıyor. Ancak bunu yaparken de epey bir küfür ve bel altı şaka kullanılıyor. Diziyi beğenenler var, beğenmeyenler var. En uç noktada ise Gibi ile çarpıştıranlar var. Erşan ile Gibi çok farklı yapımlar ve karşılaştırmaya çok müsait değiller. Bu noktada karşılaştırma belki bir hikaye anlatıcısı olarak Cem Yılmaz ve Feyyaz Yiğit'in karşılaştırması olabilir. Ancak o zaman adil bir karşılaştırma yapılabilir.
Velhasıl, konumuza gelelim. Erşan Kuneri benim için de pek akmadı. İlk bölüm ben de çok küfür duymaktan ambale oldum. Ancak bölümler ilerledikçe bunu daha farklı bir gözle izlemeye başladım. Erşan Kuneri bir komedi dizisi değil; bu bir dönem dizisi. Dizi içinde dizi - yani bir nevi dizi-ception - denemesi yapan, kimsenin henüz dokunmadığı 1970'lerin porno sektörüne değinen bir iş olarak görmeye başladım. Böyle baktığımda çok daha keyifle izleyebildim. Ancak tek oturuşta hepsini bitirdim mi? Bunu yapabileceğim kadar kolay içimlik değil maalesef.
Dizi hakkında yazılıp çizilebilecek daha çok şey var. Ancak burada Bahçeli'nin yorumunun sertliği büyük etkiler yaratabilir ve muhtemelen yaratıyor.

Kaynak: Öteki Sinema
Türkiye'de Porno Sektörüne Kısa Bir Bakış
Bu dizinin neden zor olan bir şeyi yaptığını anlamak için porno sektörüne de biraz bakmak gerekiyor. Türkiye'de pornografi 1970'lerden beri üretiliyor ve günümüzde de bazı sınırlamalar kapsamında yasal olarak faaliyet göstermeye devam ediyor. 1980 darbesinden sonra ise sinema filmlerinde buna bazı kısıtlamalar getirildi ve yapımcılar da buna uydu. Bunun yanı sıra, 1980 darbesinden sonra sinemalara çok daha fazla insan çekmek için 18 yaş altının da izleyebileceği aile filmlerini çekmek finansal olarak daha kazançlı gözüktü. Bu da yapımcıların kararında etkili oldu. Bu dönemler dünyanın pek çok yerinde benzer trendlerde devam etmişti. Bu noktadan sonra ise daha düşük kaliteli pornolar çekmeye devam edildi. 2006 senesinde ise Digiturk'teki 4 erotik kanal milli değerlerimize uygun olmadığı gerekçesiyle RTÜK tarafından yasaklandı.
Düşünce Özgürlüğünden Linç Kültürüne
Düşündüğümüzde 1980'den bu yana küçülen ve artık günümüzde lafı bile edilmeyen ve tabulaşan bu sektörü gözler önüne seren bir yapım çıkıyor. Yapımın ciddi olmak gibi bir iddiası yok. Dönemi tam yansıtmak gibi bir iddiası da yok. Aslında hem dönemi, hem izleyiciyi, hem yöneticileri hem de sektörü tiye alıyor. Bunun da muhafazakar bir kesimi rahatsız etmesi de çok doğal. Kaldı ki kendini liberal olarak tanımlayan kesimi de rahatsız etmiş gibi gözüküyor.
Devlet Bahçeli gibi toplumsal etki konusunda hakim düsturu olan ana partilerden birinin liderinin fikrini beyan etmesinde bir sakınca yoktur. Ancak her şeye yasak gelen, hele ki sinema ve televizyon dünyasında gırla olan bu tabular evreninde bu tarz tiratların atılması, daha da fazla yasağa davetiye çıkarıyor. Hemen unutmamalıyız ki bundan önceki cinsel içerikli dizi Çıplak bir paylaşım ile birlikte bir süre BluTV'de yayından kaldırılmıştı.

Kaynak: Twitter
Fikrini beyan etmesinde bir sakınca yok. Ancak fikrin bir propaganda aracına dönüşmesi, uzun vadede sanatçıların alanını daraltıyor. Herkesin her yaptığı işi beğenmek durumunda değiliz, ki beğenmiyoruz. Ancak deneme alanı olması gerekiyor ki bu işlerin de iyileşmek için bir şansı olsun. Deneme alanı daralınca üretilen içerikler de monoton ve bayağılaşıyor. Bu da toplumun tükettiği hakim içeriklerin onları bayağılaştırmasını sağlıyor. Ezbere içerik tüketmeye başlıyor.
Bahçeli aynı zamanda aşağıdaki cümleleri de sarf etti.
"Küfür etmenin neresine güleceğiz? Kadını metalaştıran, erkeği yozlaştıran dizilerin neresini takdir edeceğiz?”
Bu iki cümle ise sosyal medyada çok daha fazla beğeni aldı. Pek çok kişinin hislerine tercüman oldu bile diyebiliriz. Elbette ki politikacılar bu tarz dizi ve filmleri kendi propagandalarına alet edecekler. Bu hep vardı. Ancak böyle bir durumda da şunu düşünmekte fayda var: Erşan Kuneri'nin müstehcen ve abartı cinsel şakaları toplumsal değerlerimize uymuyorsa, tecavüzün, tacizin hak getire olduğu ana akım dizileri çok mu uyuyor? Kadını metalaştırmıyor mu? Erkeği yozlaştırmıyor mu? Eleştiri adil bir ölçekte dağıtılmalıdır. Aksi takdirde bir devlet insanının ettiği laf, öfkeli kalabalıkların farklı tepkileriyle sonuçalanabilir. Bu da en nihayetinde içerik üretimine etki edecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Bahçeli'nin konuşması, sinemada bazı oyuncu değişiklikleri; Roe v. Wade ve daha fazlası.
26 Haz 2022

YAZARLAR

Akasha Coral
Yayıncı ve film eleştirmeni. The Magger’da film eleştirmenliği yapan Coral, “Capsule Cine” adı altında film podcastleri yapıyor.

Show Business
Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



