bakım verenlerin eğitim ortamlarına etkin katılımını nasıl sağlayabiliriz?
Eğitim ortamları değişse de bakım verenler, eğitimin en önemli özneleri ve paydaşlarından. Değişen eğitim ortamlarında farklı ihtiyaçlara cevap arayan, çocuklarla duygudaşlık kurmaya çalışan, kendini yeni düzenlere, sistemlere adapte etmeye çalışan bakım verenler, birçok soru ve sorunla karşılaşıyor.
“Pandemi yüzünden uzaktan eğitime geçildiği zaman teknoloji ile arası iyi olmayan bakım verenler, EBA ya da diğer konularda öğrencilere yardımcı olamadı. Herkes için bunu talep etmek belki zor ancak bir şekilde bakım verenlerin teknoloji, internet, dijital araçlar gibi alanlarda asgari düzeyde bilgi sahibi olması gerçekten mühim bence.” diyen paydaşlarımızdan Ali Osman Arabacı, bu ihtiyaca yönelik olarak hazırladığı Dijital Veli Bülteni’ni her ay Teyit.org üzerinden yayınlıyor.
Öğretmen Ağı Değişim Elçisi 13 öğretmenden oluşan Takımyıldız Topluluğu veli - çocuk tanışıklığını artırmaya yönelik etkinliklerin ve önerilerin yer aldığı “Veli - Çocuk Tanışıklığı Kitapçığı”yla velilerin ve çocukların tanışıklıklarını yeniden keşfetmesini sağlıyor.
Köy Okulları Değişim Ağı (KODA), Aile Çalışmaları Programı ile kırsalda yaşayan ailelere çocuğun kendini değerli hissetmesini nasıl sağlayacaklarına dair eğitimlerini telekonferans yoluyla paylaşıyor.
Hümanist Büro, Triple P - Olumlu Annebabalık Programı ile çocuklarının sosyal, duygusal ve davranışsal problemlerini yönetme konusunda ihtiyaç duydukları beceri ve özgüveni, onları sürece dahil ederek, cesaretlendirerek ve güçlendirerek kazandırmayı hedefliyor. Program içerisinde yaptığı çeşitli yayınlarla da bakım verenlere çözüm önerileri sunuyor.
Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), uzun yıllar sürdürdüğü Anne Destek ve Baba Destek programlarına ek olarak bakım verenlere yönelik “Evde İyi Olma Hâli’ni Koruma Rehberi”yle ebeveynleri doğru ve güvenli bilgilerle destekliyor.
“Yaşadıkları ortamı, ilişki yapılarını, çocuk yetiştirme tutumlarını tanımaya ve anlamaya çalışıyorum.” - Banu Yücetaş, Psikolojik Danışman
“Bakım verenlerle eşit, güvene dayalı bir ilişki kurmaya çalışıyorum ve onları yargılamadan dinliyorum. Çünkü bakım verenlerle görüşmedeki en büyük kolaylaştırıcının ‘etkin dinlemek, onları anlamaya çalışmak, doğru yöntemleri duyduğumda onları onaylamak’ olduğunu düşünüyorum.” - Muhammet Ali Mert, Psikolojik Danışman
Tüm bu örnekler, paydaşlar, yayınlar, çalışmalar ve daha fazlası… Aslında sormamız gereken sorular, kendimize sorulmasını istediğimiz sorulardan çok da farklı değil. “Çocuk nasıl hissediyor?”, “Çocuğun kötü hissetmesine sebep olacak şeyler neler olabilir?”, “Güvenli bir ortam sağlayabildim mi?”, “Ben, nasıl kendimi daha rahat bir ortamda ifade ediyorum?” gibi hem kendimizin hem de karşımızdaki bireyin ihtiyacına yönelik sorular sormak önemli bir anahtar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


