Nicolas Cage'in Hollywood'la Helalleşmesi

Uyarı: Bu eleştiri hafifçe spoiler içermektedir.
Filmdeki karakteriyle Nick Cage (Nicolas Cage), gözden düşmüş ve borç batağına batmış bir film yıldızıdır. Oteline 600.000 dolar borcu varken yeni bir iş arayışına girmiştir. Bunun üzerine menajeri Fink (Neil Patrick Harris), ona Mayorkalı zeytinyağı imparatoru Javi (Pedro Pascal)'nin senaryosunu gönderir. Javi ise büyük bir Nick Cage hayranıdır ve her filmini izlemiştir.
Hollywood’da artık pek ilgi görmeyen Nick Cage için Javi’nin gösterdiği ilgi çok keyifli olur. Bir yandan da CIA, Nick Cage’i bulur ve Javi ile ilgili çok önemli bir görev için seçildiğini söyler. Pek çok ajan filminde rol almış bu oyuncu, bu sefer gerçekten bu rolleri oynaması gerekecektir.
Editörün notu: Filmin adını çevirmenler Yetenekli Bay Cage olarak çevirmiş; ancak bence bu biraz Yetenekli Bay Ripley'den çarpılmış gibi duruyor. Bağlantının çok güçlü olduğunu düşünmediğim için orijinal adıyla bahsetmeye devam edeceğim.
Film İçinde Film... İçinde Film.
Filmin şaşırtıcı yanları arasında yapılan şakalı göndermelerin cringe olmaması var. Aksiyon-macera ayarında bir film çekilmesine rağmen film, baştan sonra büyülü bir his veriyor. Kullanılan renk paleti ve mercek tercihi de bunu destekler nitelikte. Sürekli izleyiciyi bir rüya içerisindeymiş gibi hissettiriyor. Öte yandan, Mayorka'ya film çekmek için giden Cage, orada yeni bir filmin senaryosu üzerine Javi ile birlikte çalışırken, bir yandan da CIA görevinden ötürü Javi'ye ihanet etmesi gerekir. Bir nevi film içinde film içinde film etkisi yaratıyor. Bunu da final tuşesiyle sağlıyor. Filmin son 20 dakikasında ajan hikayesi ve Javi-Nick ilişki arkı bir çözüme ulaşıyor. Bol aksiyonlu bir kovalamaca sahnesinden sonra bir meydanda kötü adam öldürülecekken kendimizi bir sinema salonunda buluruz. Final sahnesi, farklı oyuncuların performanslarıyla bir filme çekilmiş ve biz seyiriciler açılış gecesindeyiz. Bu da Javi ve Nick'in filmi... Bana kalırsa sadece bu finalin güzelce bağlanması bile bu filmi keyifli bir tecrübe yapıyor.

Kaynak: Rotten Tomatoes
Eşi Benzeri Yok... mu?
İzlerken filmin ne kadar taze olduğunu düşündümü fark ettim. Kendini ciddiye almayan bir senaryoyu izleyicinin ciddiye almasını bekleyen bir yapımdan ibaret aslında. Ancak bu, bir izleyici olarak beni oldukça rahat hissettirdi. Ana karakterin gerçek hayatta var olması, sanki bir filmin arka planını izliyormuşuz hissi yarattı.
Hollywood’da bu birkaç kere daha yapılmıştı; ama hiçbiri bu kadar keyifli bir seyir sunmuyordu. Being John Malkovich örneğinde daha varoluşsal bir kriz söz konusuydu ve Charlie Kauffman’ın kaleminden çıkması da çabasıydı. Belki de The Unbearable Weight of Massive Talent’ın en büyük farkı da çekildiği dönem itibariyledir. Pandemiden çıkmış bir dünya, dengesi değişen bir Hollywood derken aslında yaşadığımız gerçeklik de bu filmde kurulan absürt mizah kadar acayip.

Kaynak: Box Office Türkiye
Nicolas Cage'in Hollywood ile Helalleşmesi
Doğum adı Nicolas Kim Coppola olan aktör, büyük üstat Francis Ford Coppola'nın yeğeni olur. Ancak tüm kariyeri boyunca kendine bağımsız bir şöhret kazanmak istediği için belli bir noktadan sonra ismini Nicolas Cage'e çevirmiştir. Bilirsiniz, Hollywood akraba kayırmayı çok sever ve kimi zaman kişilerin gerçek ışığı bundan ötürü görülemeyebilir.
The Unbearable Weight of Massive Talent filminin güzel bir diğer yanı ise film boyunca Nicolas Cage'in kariyerinde yer alan filmlerdeki performanslarına göndermeler yapılması. Ancak sayın amcasına dair hatırı sayılır bir gönderme bulunmuyor. Bunun eksikliğini hissetmek ve büyük bir Nicolas Cage fanı olmamakla beraber, bence bu Cage'in Hollywood'a bir selam çakması ve sahalara geri döndüğünü belirttiği bir söylem niteliği de taşıyor. Bu gibi işlerin devamını görmek isterim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Leonardo Dicaprio ve Dönüm Noktaları, Nicolas Cage'in Hollywood ile helalleşmesi, Cannes Film Festivali, TRT'nin yeni akış platformu, öneriler ve daha fazlası...
11 May 2022

YAZARLAR

Akasha Coral
Yayıncı ve film eleştirmeni. The Magger’da film eleştirmenliği yapan Coral, “Capsule Cine” adı altında film podcastleri yapıyor.

Show Business
Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



