
Bolca meydan var gezebileceğin. Cumhuriyet Meydanı’nda soluklanıp bu buluşma alanını etraftaki uzun boylu insanları seyrederek değerlendirebilirsin. Sonrasında ayakların seni yavaşça Terazije Meydan’a götürecek. Burası da şehrin merkezi. Hatta Albert Einstein’ın zamanında konakladığı Moskva Hotel de burada. Benim gibi kendi anılarına başkalarınınkini eklemeyi seviyorsundur belki diye eklemek istedim. Taş Meydan görülmeye değer başka bir alan. Buradaki yapılarda kullanılan taşlar Belgrad’ın birçok başka binasında da kullanılmış. Eskiden askeri depo, sığınak olarak kullanılan bu meydanda bir de kilise var. Görülmeden edilmesin... Meydanları bol bu küçük kentte bir meydan da Kalemegdan... Tuna ve Sava nehirlerinin birbirleriyle kucaklaştığı tepede kalesiyle Belki biraz kırgın ama zamana yenik düşmemiş... Bu arada bir liste de yazamadıklarıma selam için ekliyorum aşağı:
Gardos Kulesi, Avala Tower, The Legacy of Petar Lubarda, Çağdaş Sanat Müzesi (Muzej Savremene Umetnosti), Afrika Sanat Müzesi, Museum of Applied Art, Akolakovıć Galeri-Legacy, Ada Ciganlija...
Elbette müzeler:

Museum of Natural History Admin Office: Sırbistan’ın en eski müzesi olduğu söyleniyor. Sergilenen eserlerin zenginliği ve çeşitliliği bilim alanında elde edilen sonuçlar müzeyi, Güneydoğu Avrupa’nın önde gelen doğal tarih müzelerinden biri haline getirmiş.
Sırbistan Ulusal Müzesi: 1844 yılında kurulan Cumhuriyet Meydanı’ndaki müze; Raphael’den Carpaccio’ya Monet’den Gaughen’de birçok sanatçının eserleriyle dolu.
Nikola Tesla Müzesi: Bilim insanı Tesla’nın yaşamına dair ilgi çekici çalışmalarının ve buluşlarının demolar eşliğinde gösterildiği unutulmaz müzelerden.
Belgrad’ın gezilmeye değer o kadar çok yeri var ki, bu bülten eksikleriyle mini bir rehber olarak kalsın köşede diyebilirim ancak... Ve gün uzasın artık geceye.
Birçok mekanda müzik eşliğinde yemek yeniyor. Dolu tabaklara eşlik eden muhteşem Balkan müziklerine ek, Türkiye’ye özel parçaların da eksik olmadığı bir potpuri sunuyor size gruplar. Üflemeli ve tellilerin baş döndürdüğü konserlerde masanıza kadar gelip sizin şarkılarınızı kendi aksanlarında söyleyen bu insanların gülen yüzleriyle ortaklıklarınızı yakalamak muhteşem.
Yemek sonrası eğlence çok da erken başlamıyor. Burada iddialarından biri Belgrad’ın Avrupa’nın en hızlı gece hayatına sahip olduğu yönünde. Açıkçası benim deneyimimin de bundan aşağı kalır yanı yok. Akşam yemeğinden sonra Splavovi denen yüzen diskoları tercih edebilirsin. Yazın sahil kenarında olan bu diskolar, kışın da açık ve keyifli. Çeşitli kokteyl denemeleri ve deniz üstü eğlenceleriyle hatırlanmaya değer.

Belgrad’da eğlence mekanları fazla ve dolu. Özellikle saat 23:00’ten sonra her yer daha da hareketi. Biz geceyi Industrija Bar’da sonlandırdık. Saat 22:00 gibi gittiğimiz mekanda ilk olarak yalnızca biz ve çalışanlar vardık. Oldukça genç ve enerjik bir ekip bizi karşıladı. Sohbetimiz neden mekanın boş olduğuyla başlayıp barın en güzel köşesini işgalimize teşvik eden çalışanlarla dostluğa evrildi. Industrija Bar, neon yeşil ışıkların mahzeni, küçük olmasına rağmen rahat edilebilecek bir yer. (Yerel biralarıyla başladığımız eğlence, barmenin kokteyl ikramlarıyla tavan yapmıştı.)
Akşam yemeğindeki dingin ve huzurlu anların ardından geceyi güne yuvarlarken kahkahanın ve dansın bol olduğu, kalabalık kimselerin birlikteliğiyle eğlenmek iyi gelecek. Başka insanlarla omuz omuza hiç tanımadığın müzik ve tatlarla deneyimlenen zamanlar inanılmazlar.
Gecenin karanlığı henüz terk etmemişken sokakları, kaldığın yere giden yolda bağıra bağıra şarkılar söylemek ve rotanı bulabilmek adına haritanın yüklendiği telefonunu bir aşağı bir yukarı çevirirken kahkahalara boğulmak ve o dondurucu soğuğa karşı savaş vermek...
Belgrad gezini bitirirken en güzel deneyimlerden biri de ona veda etmek olacak. Bu kara bulutların ardından çıktığın gökyüzünde sana hoş geldin diyen kızıl turuncu güneşin sıcak karşılaması ve “bir kez daha geleceğim” sözleriyle son bulacak gezin.
Pandemi ve kapanma sürecinde geçmişi yad ile avunsak da. Yollardan, biriktirmekten ve anıları paylaşmaktan vazgeçmemek ne güzel bir his.
Haftaya görüşmek dileğiyle hoşça kal.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Line
Bir bölgeye ait olmak ve ondan ilham almak, onun sahipleriyle aynı havayı soluyarak ortaklıkların ve farklılıkların getirdiklerine “merhaba” demek istersen, Line her hafta bir kenti, bir köyü, bir dünyayı dolaşıyor!
İLGİLİ OKUMALAR



