Bibby Stockholm mülteci politikalarını değiştirecek mi?

Birleşik Krallık'ta "Bibby Stockholm" adlı gemiye mültecilerin yerleştirilmesi, farklı uygulamalar arayan Avrupa ülkelerine bir seçenek oluşturabilir mi?
Bibby Stockholm mülteci politikalarını değiştirecek mi?

10 Ağustos - Ford Otosan
Ford Otosan ile birlikte

Çevik, yenilikçi ve dinamik: Ford Otosan Ford Otosan Çevresel krizlerden teknolojik sıçramalara dek bir dizi faktör gerçekliğimizi yeniden şekillendiriyor. Değişimin değişmeyen tek şey olduğu bu dinamik çağda, kurumlar sürdürülebilir başarının, rekabetçi ve dirençli kalabilmenin anahtarını keşfediyor: Çeviklik . Otomotiv dünyası elektrikli, hibrit ve bağlantılı araçlara geçerken Ford Otosan 'ın öncü ruhu yalnızca son teknoloji ürünlerde değil, yenilikçi kurumsal kültürde de kendini gösteriyor. Ford Otosan'da ilerici vizyonla 2015 yılında başlayan dönüşüm yolculuğu, dijital adaptasyon ve gelişen müşteri beklentileri doğrultusunda ilerliyor. Şirket, 2017’den itibaren kültürel değerlerini ortak bir anlayış çerçevesinde topluyor ve “Dinamik Denge” çatısında yeniden şekillendiriyor. 2019 sonunda ise “Dinamik Denge” kültürünü iş yapış şekline yansıtmak ve vizyonuna giden yolda yeni servis, ürün ve iş modelleriyle gerçek potansiyelini keşfetmek isteyen Ford Otosan ’da çevik dönüşüm çalışmaları başlıyor. “Her Ford Otosan’lı yaptığı işin lideridir” anlayışıyla yayınlanan liderlik manifestosuyla kademelerle ünvanlar arasındaki bağ ortadan kalkıyor. Çalışanların yeni yetkinlikler geliştirilebileceği rol fırsatları yaratılıyor. Farklı beceri setlerini buluşturan çapraz fonksiyonlu, dinamik ekipler teşvik ediliyor. Bu ekiplere uçtan uca sorumluluk sağlanarak silolaşma engelleniyor. Herkesin potansiyelini gösterebileceği, kendi kararlarını alıp hızla ilerleyebilen yapılarla değer yaratılıyor. Çeşitliliğe adanmışlığıyla Ford Otosan, çevik dönüşüm yolculuğunu kararlılıkla sürdürüyor. Ford Otosan ’ın çevik kültürünü şekillendiren bakış açılarını keşfetmek ve kariyer tavsiyeleri dinlemek için genç yeteneklere özel hazırlanan Yetenek Gelecek podcastini dinleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Birleşik Krallık’ta Manş Denizi üzerinden gelerek iltica başvurusunda bulunanların bekletilmesi için düzenlenen “Bibby Stockholm” isimli gemiye geçtiğimiz günlerde ilk mülteci grubu yerleştirildi. Dorset bölgesinde demirli gemide 500 kadar mülteci, iltica başvuruları sonuçlanana dek kalacak.

Bu Birleşik Krallık'taki tartışmalı mültecilere yönelik uygulamalardan biri. İnsan hakları savunucuları bu uygulamayı “insanlık dışı” olarak nitelendirirken, hükümet ise uygulamanın güvenli olduğunu ve mültecileri otellerde barındırmaktan daha ucuz olduğunu söylüyor.

Neler oluyor? 

Birleşik Krallık'ta uzun süredir mültecilerilere yönelik politikalar tartışılıyor. Hükümetin, yasa dışı yollarla ülkeye giriş yapan mültecileri, Ruanda'ya gönderme planı da henüz rafa kaldırılmış değil. 

Ruanda planı

Geçtiğimiz yıl büyük tepki toplasa da bu uygulama, Yargıtay ve Yüksek Mahkeme tarafından yasaya uygun bulunmuştu. Ruanda'ya 7 kişiyi taşıyan ilk uçuş ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla durdurulmuştu. Bunun üzerine, İçişleri Bakanlığı, Yüksek Mahkeme'de yeni bir dava açmış, mahkeme de 19 Aralık'ta Ruanda uçuşunun yasal olduğuna karar vermişti. Bunun üzerine kararı, insan hakları savunucuları Temyiz Mahkemesine taşımış, mahkeme de Ruanda planının hükümetin uymakla yükümlü olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğuna hükmetmişti.

Yeni Ruanda'lar

The Times gazetesi, geçtiğimiz gün yayımladığı haberinde Birleşik Krallık'ta hükümetin, mültecileri "denizaşırı topraklarına gönderme önerilerini" yeniden gündemine aldığını yazdı. Haberde, söz konusu öneriler kapsamında 4 bin mil uzaklıkta Güney Atlantik'teki Ascension Adası'nın, göçmenlere kalıcı bir varış noktası bulunmadan önce götürmeleri için "yeniden incelenen bölgelerden biri" olduğu ifade edildi. 

Haberde hükümetin Gana, Nijerya, Namibya, Fas ve Nijer'in bulunduğu en az 5 ülkeyle görüşmeler yürüttüğü öne sürüldü.

Bir gemi "Bibby Stockholm" 

Bu planların yanında şu anda uygulamaya konan ise "Bibby Stockholm" isimli gemide göçmenlerin bekletilmesi. Üç katlı ve 222 odalı gemi, üç hafta önce limana demirlemişti. Hükümet bu şekilde günde 6 milyon sterlini bulduğu söylenilen otel masraflarını azalacağını vurguluyor. Hükümet, başlangıçta mültecileri üç ila altı ay arasında mavnada tutmayı öngörürken, bu sürenin dokuz aya kadar uzatılabileceği de açıklandı.

Portland'da yaşayanlar ise güvenlik nedeniyle geminin bölgede bulunmasını istemiyor. Bir vatandaş konuya ilişkin "Savaştan kaçan insanlar buraya korku içinde geliyor ve biz de onları kilit altına alıyoruz. Bence bu yüzen hapishane" ifadelerini kullanıyor.

  • Neden? Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak daha önce yaptığı açıklamada, düzensiz göçmenlerin otellerde konaklamasının vergi mükelleflerine maliyetinin günde yaklaşık 6 milyon sterlini bulduğunu ve bunun sürdürülemez olduğunu bildirmişti. Bununla birlikte, BBC tarafından derlenen verilere göre, 2021'de en az 28 bin 431 mülteci, küçük botlarla Manş Denizi'nden geçti. Sayı, 2020 yılına göre 3 katına çıktı. Hükümet, mülteci sayısındaki bu artışla da baş etmeye çalışıyor. 

Birleşik Krallık'ta mart ayında, mültecilerin ülkeye girişini kısıtlamak, vatandaşlık almalarını ve sığınma başvurusu yapmalarını zorlaştıracak bir yasa tasarısı da parlamentoda görüşülmüş; Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ise yasa tasarısının uluslararası hukukun açıkça ihlali olduğunu vurgulamıştı. Tabii "mülteci sorununa" tek çare arayan ülke, Birleşik Krallık değil. 

Diğer ülkeler ne yapıyor? 

Türkiye'nin komşu ülkesi Yunanistan da kaçak geçişlere müsade etmeyen ülkelerden biri. Yunanistan'ın özellikle Türkiye'den botlarla ülkeye geçmeye çalışan göçmenleri geri ittiği haberlerde yer alıyor. Bunun yanında Türkiye'den kara sınırıyla Yunanistan'a geçmeye çalışanlar için de sınırda yoğun bir asker kontrolü yer alıyor. 

İtalya’da hükümet, denizden ulaşan göçmen sayısında önceki yıllara göre gözlenen büyük artış üzerine olağanüstü hâl ilan etti. Geçtiğimiz yıl eylül ayında yapılan seçimlerde hükümetin en büyük vaadi "yasadışı geçişleri durdurmak"tı. Bu kararla birlikte, göçmenlerin geri gönderilmesi işlemlerinin hızlandırılması amaçlandı; ancak muhalefet hükümeti "yetersizlikle" suçladı. 

Göçmen politikalarında anlaşmazlık yaşayan tek ülke İtalya değil. Zira 1 ay önce Hollanda'da hükümet, göçmen politikalarının sıkılaştırılmasına yönelik görüşmelerin ardından istifa etti. Göç meselesinin büyük bir sosyal problem olduğunu belirten eski Başbakan Rutte, "Koalisyondaki politik destek kayboldu. Bu üzücü bir durum ve göz ardı edemeyeceğimiz politik bir gerçeklik" dedi.  

Avrupa Birliği ülkelerinin içişleri bakanlıklarının bir araya geldiği , haziran ayında yapılan toplantıda bloğun göç ve iltica politikasını yenilemek için anlaşmaya varıldığı, bu anlaşmanın da sığınmacıların kabulü ve yeniden yerleştirilmesini toplu olarak yönetmek için yeni kurallar oluşturduğu açıklanmıştı. Yapılan anlaşmaya karşın AB veri koruma şefi, bloğun göç politikasının "siyasi çıkarların rehinesi" hâline geldiğini ve çifte standart uyguladığını söyledi.

Ya şimdi?

Alternatif arayan Avrupa ülkelerinin, Birleşik Krallık'ın yeni uygulamalarını gözlemleyeceği bir gerçek. Mültecilerin bir gemide bekletilmesi sonucu, ülkelerinden kaçan insanların Birleşik Krallık yerine farklı ülkeleri tercih etmeye başlaması hâlinde ise bu uygulama, farklı Avrupa ülkeleri tarafından desteklenebilir. 

Ruanda planının bu ülke veya farklı ülkelerle gerçekleşmesi; yine mülteci sorununa çözüm arayan Avrupa ülkeleri için de "başarılı bir alternatif" sayılabilir. Bunun sonucunda ise bu ülkeler "mülteci konaklama ülkelerine" dönüşebilir. 

"Eşitlik", "hak", "adalet" ve "özgürlük" kavramlarının temel alındığı "insan hakları"nın üretildiği Avrupa'da hükümetlerin bu tavrı ve uygulamaları ayrıca bu konulardaki samimiyetlerini de sorgulatıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️Karşı saldırı, kimin şartları

İlk 5 ayda cari açığın neredeyse yarısı altın ithalatından kaynaklandı. Suriye lideri Esad, “Erdoğan'ın istediği şartlar altında görüşmeyeceğini” söyledi. Ukrayna lideri Zelenski, başlatılan karşı saldırı “zor ve ve yavaş ilerliyor” dedi.

10 Ağu 2023

Ford Otosan ile birlikte
AA

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
‘Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye’: ‘Hiç’ üzerine bir derleme

“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

‘Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye’: ‘Hiç’ üzerine bir derleme
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Ceuta’da iki günde on binlerce kişi sınırı geçti: En az 57 kişi hayatını kaybetti

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Ceuta’da iki günde on binlerce kişi sınırı geçti: En az 57 kişi hayatını kaybetti
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı