Bilim Tarihinde Anglo-Amerikan Geleneğin Oluşumu

Bilim tarihinde Anglo-Amerikan geleneğin oluşumu 1930’ların sonuna doğru başlar.
Bilim Tarihinde Anglo-Amerikan Geleneğin Oluşumu

Yazı: Harun Küçük

Bilim tarihinde Anglo-Amerikan geleneğin oluşumu 1930’ların sonuna doğru başlar. 1930’ların başında Büyük Buhran ve BBC’nin bilimi kamuya tanıtma amaçlı radyo programları sırasında Marksist düşünürler (Franz Borkenau ve Henrik Grossman gibi) ve yine Marksist bilim insanları (Joseph Needham ve J.D. Bernal gibi) ön plana çıkarken, profesyonel bilim tarihçiliği bunlara bir cevap veya bir tepki olarak ana hatlarıyla ortaya çıkmıştır. Herbert Butterfield, bilim tarihinin profesyonel tarihçiler tarafından yapılması gerektiğini defalarca ifade etmiş ve nihayetinde de Cambridge’deki ilk bilim tarihi kürsüsüne Rupert Hall’ı getirmeyi başarmıştır.

Bilim tarihinde genelde kurucu figür olarak görülen George Sarton, yaşadığı dönemde Amerika’da pek itibar görmemiştir. Rene Taton ve Aydın Sayılı gibi öğrencileri sayesinde Amerika dışında daha etkili olmuştur. Amerika tarafında bilim tarihçiliğinin profesyonelleşmesi 1950’leri bulur. Örneğin, oldukça iyi tanınan bir bilim tarihçisi ve felsefecisi olan Thomas Kuhn, Harvard Üniversitesi’nin Fizik bölümünde ders veriyordu. Bilim tarihinin önemine inanan ve Kuhn’u işe alan James Bryant Conant ise her ne kadar bilim tarihini önemsese de, kendi başına bir alan olmasına karşıydı. Conant için kıymetli olan, doğa bilimleri okuyan lisans öğrencilerinin Harvard Case Histories in Experimental Science serisini takip ederek tarihsel deneyleri tekrarlamaları ve bilimin derin tarihini bu yolla anlamalarıydı. Kuhn ise bilimsel devrim fikrini şekillendirirken bu dersleri veriyordu. Harvard Case Histories’in ilk olarak 1948’te yayınlanan ilk cildi Robert Boyle’nin (özellikle gaz) deneyleri üzerineydi. Bir kimyager olan Conant, bu kitabı kendisi yazmıştı.(5)

1950’lerden itibaren ise profesyonel bilim tarihçilerinin sayısı artmıştır. Çoğu defa felsefe (Husserl ve Kant gibi) üzerinden okunan bilim tarihi, ilk etapta Bilim Tarihi ve Felsefesi (HPS) bölümlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu birliktelik, bilim tarihinin tonunda ve amacında belirleyiciydi. Böyle bölümlerde bilim tarihi yazarken sadece belli bir zamanda ve belli bir yerde olduğu şekliyle bilimlerden bahsetmiyor, bilimin geneliyle ve tanımıyla ilgili çıkarımlar yapıyordunuz. 1970’lerden itibaren ise Kuhn’un paradigma fikrinden ilham alan sosyolojik ve etno-metodolojik yaklaşımlar önem kazanmaya başladı. Paradigma fikri, hem bilimin bir geneli olmadığını, belli dönemlerde bilimsel birikimi anlamsız kılan kırılmalar yaşandığını öne koyuyor, hem de bilime sosyal ve metafiziksel bir derinlik atfediyordu. Bu fikirle yola çıkan Edinburgh ve Manchester okulları oldukça radikal bir bilim anlatısı ortaya koyuyordu. Bilim, pek çok her şey gibi bir sosyal inşadan ibaretti. Bilimin doğruluğu veya yanlışlığının bir önemi yoktu. Bilim, insanlığın hakikate yürüyüşü değil, belli toplumlardaki hiyerarşilerin bir dışavurumundan ibaretti.

1970’lerden sonra Anglo-Amerikan bilim tarihçiliğinin sosyal bilim halini almasını, bilim tarih yazımında bir mihenk taşı olan Leviathan and the Air-Pump (1985) kitabındaki Boyle’nin Conant’ın Boyle’ninkinden ne kadar farklı olduğuna bakarak anlayabiliriz.(6) Simon Schaffer ve Steven Shapin’in Boyle için deney, bir amaç değil siyasi ve sosyal amaçlara hizmet eden bir araçtı. Boyle, bilim adamlarına hitap eden bir bilim adamından daha çok centilmenlere hitap eden bir centilmendi. Boyle’nin meşhur vakum makinesi ise hakikatleri gözler önüne seren bir bilimsel aletten çok inanç üretme teknolojilerinde bir halkadan fazlası değildi.

Anglo-Amerikan bilim tarihçiliği, 2000’lerin başında tepe noktasına ulaşmıştır. Bugün ise bu alanda tamamlanan doktoraların sayısı düşerken, mesleğin entelektüel istikameti bilim tarihinden daha çok bilgi ve pratik tarihine doğru evrilmektedir. Bilim tarihinde Anglo-Amerikan geleneğin tarihçesi ile ilgili Türkçedeki tek kaynak Rob Iliffe’nin Bir Disiplinin Gelişim Hikayesi adlı eseridir. (7)

Yazının dipnotlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Toplumsal TarihToplumsal Tarih

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Bilim Tarihi Güncesi

Türkiye'de ve Anglo-Sakson geleneğinde bilim tarihi, Pelin Böke, Mehmet Genç

02 Ara 2022

Bilim Tarihi Güncesi

YAZARLAR

Toplumsal Tarih

Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.

İLGİLİ OKUMALAR