Bir barınma krizi daha: Boğaziçi Üniversitesi yurtları

Yıllardır devam eden öğrencilerin barınma krizini, bu kez Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri yaşıyor. Üniversite yönetiminin depreme dayanıklılık için başlattığı çalışmalar nedeniyle yurtlardan bazıları kapalı. Öğrenciler kalacak yer alıyor.
Bir barınma krizi daha: Boğaziçi Üniversitesi yurtları

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

2021 yılından bu yana, öğrencilerin, en büyük sorunlarından biri barınma krizi. Hâlihazırda yetersiz olan yurt kapasitesine karşın her yıl üniversitelerin kontenjanlarında yapılan artış öğrencilerin barınmasını güçleştirirken, bir yanda her ilde açılan üniversitelere karşılık yeterli yurdun bulunmaması yurt sorununu ayyuka çıkarıyor. Bunun yanında enflasyonla birlikte fahiş noktalara gelen kiralar da öğrencilerin yurt yerine ev tercih etmesini neredeyse imkansız kılıyor. 

Neredeyse her yıl, bir başka ilde veya bir başka üniversitede yaşanan yurt krizlerine bir yenisi de Boğaziçi Üniversitesi'nde eklendi. Zira geçtiğimiz yıl üniversitede yaşanan yurt krizinin üzerine bu yıl da "deprem güçlendirme çalışmaları" nedeniyle yurtlar kapatıldı.

Neler oluyor? 

Boğaziçi Üniversitesi yönetimi, Şubat ayında meydana gelen Kahramanmaraş depremlerinin ardından okulda güçlendirme çalışmaları yapmaya başladı. Tam olarak zamanı bilinmese de bir süredir devam eden bu çalışmalar kapsamında üniversitenin kütüphanesi ve 12 yurdundan 5'i (bunlardan biri Superdorm olarak adlandırılan özel yurt) kullanıma kapatıldı. 

Üniversitenin internet sitesinde 20 Temmuz'da yapılan bilgilendirmeye göre; 2008 yılı ve öncesinde yapılmış olan 1. Kilyos Yurdu (Prof. Dr. Halide Sevim Yavuzer) ve 1. Kilyos Yurdu Ek Bina (Otel) binaları, 1986-1987 yıllarında inşa edilen 2. Kuzey Yurt, 1. Kuzey Yurdu binaları ve Superdorm yurdu güçlendirme çalışmaları kapsamında öğrenci alımına kapatıldı. 

Güçlendirme çalışmaları, deprem riskinin yüksek olduğu İstanbul gibi kentlerde bir hayli önem taşısa da sorun, kapatılan yurtlar yerine herhangi bir çözümün üretilmemesiyle başladı. 

Üniversite yönetimi, devam eden çalışmaların 2024-2025 eğitim döneminde sonlanacağı bilgisini öğrencilerle paylaştı; ancak 2023-2024 eğitim dönemine ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapılmadı. Üniversite, güçlendirme çalışmalarına aldığı yurtların kapasitelerine ilişkin bilgileri internette kaldırmış olsa da geçtiğimiz yıl paylaşılan bir duyuruda; yurtların kapasitelerine ilişkin şu bilgiler paylaşılmış: 

Superdorm kapasitesinin belirtilmediği bu tabloya göre 4 yurdun güçlendirme çalışmaları kapsamında öğrencilere kapatılması sonucu yaklaşık 1500 öğrenci, barınma sorunu yaşayacak.  

Seçenekler nelerdi? 

Öğrenci Temsil Kurulu'nun, üniversite yönetimine birtakım seçeneklerle gittiği biliniyor. Farklı üniversitelerin yaptıkları güçlendirme çalışmalarında KYK yurtları ile anlaşmak, konteyner yurtlar ayarlamak, belediye yurtları ile görüşmek gibi gerçekleştirdikleri örnek çözümler bulunuyor. 

Öğrenci Temsil Kurulu'nun bu gibi çözümlere ilişkin yönetimden süreçle ilgili bilgi istediği, yönetimin ise "süreç devam ediyor" cevabını verdiğini ifade ediliyor. Buna karşılık, yurt kapasitelerine ilişkin yaşanan sorun nedeniyle "İstanbul içi ikametli öğrencilerin yurt haklarının iptal edildiği" belirtiliyor. Beylikdüzü, Pendik, Kartal gibi okula ulaşımın 3 ila 4 saat sürdüğü ilçelere dahil yurt hakkı verilmediği aktarılıyor. 

Bunun yanında kütüphanenin yıkıldığı, Güney Kampüs'te yer alan erkek öğrenci yurdunun altında kulüp odaları bulunduğu ve bu kulüp odalarının okulun öğrenci sayısının artırılması için yönetim tarafından yurda çevrildiği anlatılıyor. Kulüp odalarının mevcudiyetinin 15 kişilik odalarla bile 200-300 kişi olacağı belirtiliyor. 

Yurt hakkında ilişkin konuştuğumuz Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi, "Dahası hâlihazırda yurt bursu olan yani okul tarafından İstanbul'daki en ucuz barınma imkanı devlet yurdunu bile karşılayamayacağı için bedava kalma hakkı verilen öğrencilere bile yurt çıkmaması ayrı bir durum. Depremzede öğrencilere de yurt çıkmadığını belirtmesem olmaz" diye konuşuyor. Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi, Öğrenci Temsil Kurulu Yurtlar Komisyonu'nun yönetim ile bir araya gelerek taleplerini sıraladığını ifade ediyor.

Öğrencilerin talepleri neydi? 

Öğrenciler, deprem iyileştirmelerinin bırakılmasını değil, bir devlet kurumunun bu iyileştirmeleri yaparken öğrencileri mağdur etmeyecek çözümler üretmesini istiyor. Öğrenci Temsil Kurulu'nun yönetimden talepleri şu şekilde sıralanıyor:

  • Şeffaf ve detaylı bir şekilde yapılan bütün harcamaların ve binaların depreme dayanıklılık raporlarının paylaşılması,
  • Öğrencilerin yurt kurasına seçilme kıstaslarında hangi sosyo-ekonomik durumlara bakıldığının açıklanması,
  • Yurt ihtiyaç bursu alan ve depremzede olan öğrenciler neden açıkta bırakıldığının hesabının verilmesi, bu öğrencileri mağdur edilmemesi,
  • Kulüp odalarına el konulmasından vazgeçilmesi,
  • Temsilcilik başta olmak üzere öğrencilerin karar alma mekanizmalarına dahil edilmesi, sözlerinin ve çözüm önerilerinin ciddiye alınması,
  • Superdorm'un güçlendirilme çalışmalarının ertelenmesi. 

Konuştuğum üniversite öğrencisi ise bu taleplere ilişkin "Ancak Superdorm'un güçlendirilmesinin şart olduğunu belirttiler; şaşırtıcı çünkü bayağı yeni bir yurt. Raporun ancak valilik izni ile paylaşılabileceğini belirttiler bu toplantıda; ancak bilgi edinme dilekçemizde raporları vermeyi reddederken kurum içi sebepleri gerekçe göstermişlerdi. İki farklı yerde, iki farklı sebep gösterildi. Nedenini çözemedik" diyor. 

Öğrenci, devamında ise şunları kaydediyor: 

"'İBB yardımıyla geçici konteynerler kurulsun' dedik. Dünya Göz karşısındaki arazi olmazsa okulun kendi kaynaklarıyla Kilyos'ta veya başka okulun boş bir arazisine yapılmasını istedik. İBB ile süreçleri işlettiklerini söylediler; ancak yönetim bunu sürdürmeye pek niyetli değildi. Bakanlıklar üzerinden konteyner sorulduğunu anlattılar; ancak yurt krizinin gelmekte olduğunun bilinmesine rağmen neden konteyner çözümünün geciktirildiği sorusu cevapsız kaldı. Konteyner çözümünün yetişmeyeceğini söylediler. Kilyos'ta da ancak İBB verirse konteyner olabileceğini söyleyerek gerekçe olarak bütçe olmadığını belirttiler. Bu bütçe olmaması bizim için komik, çünkü bundan birkaç ay önce makam odasına harcanan paraları biliyoruz."

Öğrenci, yurt bursu alan ve depremzede olan öğrencilere neden yurdun çıkmadığının sorulduğunda ise yönetimin "sosyoekonomik şartların yanı sıra üst sınıflara daha az kontenjan sağlandığını" bunun nedeninin ise "üst sınıfların stajlarının olması, çalışmaya başlamaları, İstanbul'a adapte olmaları" gibi nedenleri gerekçe göstererek önceliği yeni öğrencilere verdiklerini anlatıyor. 

KYK yurtları ile anlaşılması sürecine ilişkin öğrencilerin soru taleplerine ise "sürecin paylaşılması sonucu basında sansasyon yaratıldığı" gerekçe gösterilerek bilgi paylaşımı yapılmadığı ifade edildi. 

  • Bununla birlikte: Boğaziçi Üniversitesi'nin şu anda 2 bin 800 kişilik bir yurt kontenjanı bulunduğu bilgisi üniversite yönetimi tarafından paylaşıldı; ancak bu sayının 1700'ü erkek yurdu, 1100'ü ise kız yurdu. Yurt kapasitesi büyüklüklüklerinde de fark bulunuyor.

Öğrencilerin bir kısmı, Boğaziçi Nöbetlerine katılan bazı kişilerin, sivil polisler tarafından fotoğraflarının çekildiğini, bu kişilerin hiçbirine yurt çıkmadığını da anlatıyor. Öğrenciler, bunun bir iddia olduğunun da altını çiziyor. Ancak, yönetimin iyi bir bakış açısına sahip olması hâlinde kendilerini bu şekilde mağdur etmeyeceklerini de söylüyor.

Cemaat yurtlarından telefonlar 

Konuştuğumuz öğrenci, ayrıca Boğaziçi Üniversitesi'nin çevresinde yer alan birkaç cemaatin öğrenci evlerinin olduğunu; bunları yurtlara çevirme planları olduğunu, yurt sorunlarının açıklanmasının ardından 2- 3 arkadaşından bir cemaat tarafından arandıklarını, "yurdumuz var, gelip kaalbilirsiniz", "İTÜ'lü, Boğaziçili öğrenciler kalıyor bizim yurtlarımızda" ifadeleriyle arkadaşlarına tekliflerde bulunulduğunu söylüyor. Konuştuğumuz kişinin aklındaki soru ise: Bu insanların numaralarına nasıl ulaşıldı? 

Peki, öğrenciler ne yapıyor? 

İstanbul'da yaşayan öğrenciler, Beylikdüzü de olsa Pendik de olsa günde 4 ila 5 saatlik yol gidiyor. Bazı öğrenciler ailelerinin mal varlıklarını satarak bu parayla 1 yıllığına kiraya çıkmaya çalışıyor, bazı öğrenciler ise 8-10 kişilik gruplar hâlinde 5+1 dairelere kiraya girmeye çalışıyor. Özel yurtlarla görüşen öğrenciler de var. İBB ve KYK yurtlarının açıklanmasını bekleyen öğrenciler de bulunuyor. 

Ancak hiçbir çözümü olmaması nedeniyle yatay geçiş yapmayı düşünen öğrenciler de bulunuyor. Hatta okulu dondurmayı düşünenler bile mevcut. 

Tepkiler devam ediyor, edecek

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, geçtiğimiz hafta barınma krizini protesto etmek için Öğrenci Temsil Kurulu Yurtlar Komisyonu öncülüğünde toplanarak eylem yaptı. Cuma günü de öğrenciler, bir eylem daha gerçekleştirdi.

  • Son durum: Öğrenciler, talepleri dinlene kadar ve yaşadıkları mağduriyetin çözümü için aksiyon alınana kadar eylemlerine devam edeceklerini de vurguladı. Öğrenciler rektörle bir toplantı da talep etti; ancak bu toplantı da cevapsız bırakıldı. 
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta