Bir "Cambridge Analytica meselesi"


Yeni tatil rotası alarmı: Portonovi Resort Portonovi Resort Karadağ ’da Boka kıyılarında yer alan Portonovi Resort ; el değmemiş doğası, yemyeşil dağları, sakin denizi ve muhteşem kıyı manzaralarıyla Adriyatik Rivierası’nın en heyecan verici destinasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Nedir? 1,8 kilometrelik sahil şeridi boyunca 26 hektarlık bir alana konumlanan Portonovi Resort ’ta 218 lüks satılık konut, 105 tane kiralanabilir lüks villa ve 10 adet denize sıfır, One Only zincirinin işletmesini üstlendiği müstakil villa bulunuyor. Neler var? Özel olarak tasarlanmış konaklama seçenekleri, dünya mutfağının en lezzetli örneklerini sunan restoranları, mağazalar, yat limanı ve yat kulübüyle her türlü konfor göz önünde bulundurularak tasarlanan Portonovi Resort , aynı zamanda Karadağ’ın büyüleyici doğal güzelliğine ve tarihine açılan bir kapı olarak konumlanıyor. Dahası: UNESCO Dünya Mirası Listesi ’nde bulunan Kotor ’a, farklı doğa sporlarının deneyimlenebildiği Lovćen Milli Parkı ’na ve Adriyatik’in Venedik’i olarak anılan Perast ’a yakınlığıyla dikkat çeken Portonovi Resort, Türkiye’ye uçakla yalnızca 80 dakika uzaklıkta bulunuyor. Portonovi Resort ’u yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir ve siz de yerinizi ayırtabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, dün gece Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve ekibinin "dark web dünyası ile anlaşmaya çalıştığını" ve "Cambridge Analytica"cılık oynamaya çalıştıklarını iddia etti.
- Ne yanıt verdi? Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen İstanbul Güvenlik Forumu'nda konuşan Fahrettin Altun, Kılıçdaroğlu'nun iddialarını "Dün gece CHP Genel Başkanının yalan siyasetinin sınır tanımazlığına bir kez daha şahitlik ettik. CHP Genel Başkanının benimle birlikte Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığındaki çalışma arkadaşlarıma iftiralar içeren paylaşımı, kendisinin siyasi çaresizliğinin, çevresindeki profesyonellerin de strateji yoksunluğunun somut bir göstergesi olmuştur. Ülke dışından hizmet aldığı ajans tarafından yazılan tezvirat dolu bir tweet'le kamu görevlilerinin hedef gösterilmesini, tehdit edilmesini asla kabul etmiyoruz. Dedikoduya, iftiraya, yalana bu derece teşne bir muhalefet anlayışını, demokrasimiz için büyük bir kayıp olarak telakki ediyoruz." ifadeleriyle reddetti.
"Paralel yapı" iddiası
Bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de yaptığı açıklamada "Maalesef öyle bir tabloyla karşılaştık ki ve bunu ilk kez bir seçimde yaşıyoruz, İçişleri Bakanlığında paralel bir yapı kurulduğunu tespit ettik. İçişleri Bakanlığı bünyesinde bir seçim takip modülü oluşturmuşlar" dedi. Erkek, İçişleri Bakanlığı bünyesinde bir seçim takip modülü oluşturulduğunu, tüm valiliklere, kaymakamlıklara talimat verildiğini iddia ederek şunları söyledi:
"Diyorlar ki, 'Nüfusu 20 bine kadar olan ilçelerde en az 3, nüfusu 20 bin ile 100 bin arasında olan ilçelerde en az 5, nüfusu 100 bin ve üstü olanlarda ise en az 10 personel görevlendirilecek. Görevlendirilen personel sayısı kadar bilgisayar temin edilecek. Görevlendirilen personelin hızlı veri girişi yapabilecek nitelikte bilgisayar kullanmayı bilen kişiler olmasına özen gösterilecek ve bu yapıyla birlikte tüm sandık sonuç tutanakları ve seçim sonuçları takip edilecek.' İçişleri Bakanlığında oluşturulan yapı, bir seçim takip sistemi oluşturmuş. Örneğin bir kaymakamlık, Kiraz Kaymakamlığı, Kiraz İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına yazı yazmış. Demiş ki, 'İçişleri Bakanlığından gelen yazı uyarınca bana sonuç tutanaklarının birer örneklerini anlık olarak vereceksin.' Türkiye Cumhuriyeti tarihinde herhâlde ilk kez böyle bir şey yaşanıyor."
Peki Cambridge Analytica nedir?
2013’te SCL Group tarafından kurulan siyasi danışmanlık ve veri analizi şirketi Cambridge Analytica, 2016 ABD Başkanlık Seçimi'nde, Brexit referandumunda ve diğer ülkelerdeki seçimlerde çalıştı. Şirketin, veri madenciliği, veri analizi ve stratejik iletişim konularında hizmet verdiği biliniyordu. Şirket "tüketici, takipçi, seçmen davranışlarını değiştirmek isteyen iş dünyası ve siyasi partilere hizmet sunan bir veri analiz şirketi" olarak tanımlanıyordu.
2018 yılında, şirketin 50 milyon Facebook kullanıcısına ait verileri izinsiz olarak kullandığı, topladığı ve analiz ettiği ortaya çıktı. Birleşik Krallık merkezli The Observer gazetesi, Aleksandr Kogan'ın geliştirdiği anket uygulaması üzerinden topladığı kullanıcı verilerini Cambridge Analytica ile paylaştığını, Facebook'un 2015 yılında bu durumu fark ettiğini ve taraflardan bu verileri silmesini istediğini ortaya çıkardı.
Zamanla usulsüz şekilde verilerinin elde edildiği belirlenen kişi sayısı 90 milyona yaklaştı. Şirketin, ABD'de Donald Trump'ın başkan seçilmesinde ve Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden çıkma (Brexit) sürecinde, seçmen davranışları üzerinde etkili olduğu değerlendiriliyordu. Cambridge Analytica'nın seçimlerdeki tercihleri etkileyebilecek ve seçim sonuçlarını tahmin edebilecek güçlü bir yazılım kullandığı iddia edilmiş ve ve bu sistem "tam teşekküllü propaganda makinesi" olarak tanımlanmıştı.
Şirket yetkilileri kendisine yöneltilen tüm iddiaları reddetmiş, verilerin hiçbirinin ABD'de 2016'daki başkanlık seçimlerinde kullanılmadığını savunmuştu. Cambridge Analytica, 2018'de iflas etmiş, Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg ise kullanıcı bilgilerinin izinsiz paylaşılmasıyla ilgili süreç içinde ABD Kongresi'nde ifade vermiş ve özür dilemişti. ABD Federal Ticaret Komisyonu Facebook'a milyonlarca kullanıcının kişisel verilerinin uygunsuz bir şekilde paylaşıldığı suçlamasıyla 5 milyar dolar ceza vermişti.
Türkiye'de seçim sonuçlarını etkilemek mümkün mü?
Independent Türkçe'den Çağla Üren'in haberine göre, uzmanlar sosyal medya manipülasyonları yoluyla seçim sonuçlarını direkt olarak etkilemenin mümkün olmadığını; ancak seçmenin sandığa gidip gitmeme kararının değiştirilebileceğini söylüyor. Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında yer alan sahte hesaplar, siyaset gündemini yönlendirebiliyor. Daha öncesinde Gezi Parkı Eylemleri sürecinde bir grup kişinin sahte sosyal medya hesaplarıyla yaşananlara ilişkin yanlış bilgiler yaydığı ortaya çıkmıştı.
Ayrıca, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 12 Ocak 2023’te TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, İçişleri Bakanlığında müşavir olarak görev yapan Emin Şen'in bir "trol ordusu" yönettiğini, bu şekilde Süleyman Soylu lehine propaganda yaptığını iddia etmişti.
Türkiye'de durum ne?
BBC Türkçe'den Merve Kara-Kaşka ise konuya ilişkin haberinde, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) Mart ortasında yayımladığı propaganda dönemi esaslarının ve yayın ilkelerinin ağırlıkla televizyon yayıncılığına odaklandığını belirtiyor. Haberde uzmanların seçim düzenlemelerinde "sosyal medya ve dijital pazarlamanın etkisinin gözardı edilmesinin seçmenlerin manipülasyonu açısından endişe yarattığını" söylediği vurgulanıyor.
Türkiye'de seçimleri düzenleyen mevzuatın önemli bir bölümü, 1980'lerde hazırlanmış yasalardan oluşuyor. Bu nedenle de propaganda yayınlarıyla ilgili televizyon ve radyo yakından izleniyor. BBC Türkçe'ye konuşan Bilişim ve Kişisel Verilerin Korunması Hukukçusu Umut Zorer, "Seçim Kanunu'nda sosyal medya ve dijital pazarlamanın etkisinin gözardı edilmiş" olduğunu söylüyor.
- Tartışma ne? Türkiye'de kişisel verilerin kaydedilmesi 2004 yılında suç kapsamına alındı ve 2010 yılında anayasanın 20. maddesine bir fıkra eklenerek kişisel veriler, “özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı” kapsamında anayasal güvenceye alındı. Düzenlemelere göre kişisel veriler; ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebiliyor. Ancak sosyal medya platformlarında kişisel verilerin reklam için kullanılmasına yönelik açık rızanın oluşumu tartışma yaratıyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamayla siyasi partilerin de "veri sorumlusu" olduğunu hatırlattı. Buna göre siyasi partiler propaganda amacıyla sadece üyelerine sesli, görüntülü veya yazılı mesajlar gönderebiliyor. KVKK bağımsız adayların "vatandaşların kişisel verilerini bu amaçla işlememeleri gerektiğini" belirtiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kılıçdaroğlu, ilk turda %60 oyla Cumhurbaşkanı seçileceğini söyledi. ABD, Aralık ayından bu yana Ukrayna'da 20 binden fazla Rusya askerinin öldüğünü söyledi. Getir, Almanya merkezli rakibi Flink'i satın almak için görüşmelere başladı.
03 May 2023

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.






