Bir edebî tür olarak mektup kitapları

Piccolo için yazmaya başlamadan önce hemen kütüphanemi kurcaladım; o yüzden ilk yazımda kalbimde ayrı bir yeri olan edebi mektuplardan söz etmeye karar vermek benim için sürpriz olmadı. Okumayı en sevdiğim türlerden biri kesinlikle sevdiğim sanatçıların—özellikle de yazarların—mektupları.
Esasında bu tür kitaplar etik açıdan kendi içinde pek çok eleştiriyi beraberinde getirse de—kitapların pek çoğu mektup yazarının ölümünden sonra yayımlandığı için özel hayat ihlali olarak değerlendiriliyor—bu durumu tıpkı bir kafede otururken yan masanın sohbetine kulak misafiri olduğum zamandaki gibi gözardı ederek başka insanların iç dünyalarına konuk olmayı seviyorum.
Mektuplar: Sadece bir haberleşme aracı değil
Günümüzde mektuplar yerini hızlıca atılan mesajlara bıraksa da eskilerin hayatında mektupların yeri çok önemli. Mektuplar salt haberleşme aracı olmanın da ötesinde insanların birbirine kendini anlatabildiği ve içini dökebildiği çok samimi bir platform. Zaten uzaklarda olana mektup yazıldığı için bence her mektubun kendi içinde barındırdığı bir hüzün var.
Buna ek olarak ayrı düşülen sevgiliye yazılan mektuplardaki özlem ve kavuşma umuduyla dosta yazılan mektuplardaki yoğun dertleşme ihtiyacı da bu hüzünle birleşince her satır bana çok içten ve samimi geliyor.
Bu türün özellikle Türkiye'de edebiyat örneklerinde en güzel yanlardan biri de dönemin atmosferine ve sanat ortamına bu metinlerle tanıklık ediyor olmamız. Çoğu zaman yazışan tarafların ikisi de sanatın herhangi bir dalıyla ilgilendiği ve ortak dostları da bu alanlarda olduğu için satırların arasında sevdiğiniz başka sanatçıların isimlerine denk gelmek de hoş bir sürpriz oluyor.
Şimdi sıra elemesi çok zor olan bir sıraya geliyor—aşağıda en sevdiğim beş edebi mektup türünden kitap var.

Leyla Erbil
Leylim Leylim: Ahmed Arif’ten Leyla Erbil’e Mektuplar
✏️ Yazar: Ahmed Arif
Edebi mektup türünde okuduğum ilk kitap olduğu için kişisel hayatımda çok önemli bir yeri var. Kendimi çoğu zaman daha romantik ilişkilere dönük metinler okurken buluyorum ve onları okurken ne olursa olsun okuduğumun kurmaca metin olduğu aklıma geliyor. Ancak burada her şey gerçek ve Ahmet Arif yüreklilikle tüm duygularını saklamadan dile getiriyor.
Özellikle içinde bulunduğumuz çağda herkes duygularını dile getirmekten imtina ederek gizemli bir hava yaratma çabasındayken birinin tüm hislerini çekinmeden dile getirmesi bana gerçek dışı gelmişti.
Yazarın notu: Bence bu kitaptan çok romantik bir hediye olur!

Sabahattin Ali, eşi Aliye ve kızı Filiz
Canım Aliye, Ruhum Filiz
✏️ Yazar: Sabahattin Ali
Sabahattin Ali en sevdiğim yazarlardan biri ve bu mektuplar sayesinde onu daha yakından tanıma fırsatımız oluyor. Hatta mektupları okurken "Aslında romanlarında tamamen kendini mi anlatıyor?" diye düşündüm.
Bir de bu kitabı özel yapan eşi Aliye’ye yazdığı aşk ve hasret dolu mektupların içine küçük kızı Filiz’e hitaben yazdığı şefkat dolu satırlar. Bir başka deyişle yazarın eşine yazdığı mektuplar içinde kızına da yazdığı küçük mektuplar.

Franz Kafka ve ailesi
Babaya Mektup
✏️ Yazar: Franz Kafka
Bu kitap Kafka’nın babası Hermann Kafka’ya yazdığı ve ona göndermediği tek bir uzun mektuptan oluşuyor. Burada bir baba-oğul çatışmasını ve Kafka’nın babasına karşı iç dökmesini okuyoruz. Kafka tüm mektup boyunca o kadar kırılgan ve zarif bir üslup kullanıyor ki bu çatışmayı asla bir kavgaya çevirmiyor.

Theo Van Gogh'un portresi, 1887
Theo’ya Mektuplar
✏️ Yazar: Vincent Van Gogh
Adını edebiyat dışında bir alanda duyurmuş bir sanatçının bir de kaleminin güçlü olması o kadar ilham verici ve doyurucu ki! Van Gogh’un iyi bir insan ve çalışkan bir sanatçı olma çabasını tüm mektuplarında görüyoruz. Tüm imkansızlıklara rağmen her zaman agresif bir hırsla değil ama nahif bir umutla mücadele ediyor. Eğer siz de sanatın herhangi bir alanında üretmeye çabalıyorsanız bu kitap içinizdeki üretme isteğiniz filizlendirecektir.
Son olarak: Mektuplardan bahsetmişken Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Sahibini Arayan Mektuplar’ından söz etmezsem olmaz. Bu mektuplar birine hitaben yazılmamakla birlikte yazar tarafından bütün sevenlere ve yalnızlara armağan edilmiş. Toplam 25 mektuptan oluşan bu seride benim favorim her zaman Beşinci Mektup.
🗝 Yazardan bir soru: Nazım’ın Piraye’ye yazdığı mektupları bitirebilen var mı? Cevabını bize buradan yazabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Piccolo
Aktivist okur-yazar dergi. Her pazar 12.00'de.
İLGİLİ OKUMALAR

