Bir Fatih Erbakan portresi, Yeniden Refah, "ahlâk ve maneviyat"

Erbakan, İstanbul Sözleşmesi ve 6284'ün kadın cinayetlerini artırdığını iddia ediyor.
Bir Fatih Erbakan portresi, Yeniden Refah, "ahlâk ve maneviyat"

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Millî Görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan’ın üç çocuğundan biri. Gençlik yılları, babası Necmettin Erbakan’ın başbakanlığı dönemine denk geldiği için hakkında basına yansıyan çeşitli haberler mevcut.

Bunların başında 1997 yılında yaptığı bir trafik kazası geliyor. O dönemde medyada, spor arabalara ve yüksek hıza olan tutkusu herkes tarafından bilinen Fatih Erbakan’ın, 1997’de yaptığı kazanın üstünün Necmettin Erbakan’ın koruma polisi tarafından kapatıldığı ve kendisinin ehliyetsiz olduğu iddiası yer alıyor.  

Dönemin CHP Hatay Milletvekili Fuat Çay, Erbakan’ın karıştığı kazaya ilişkin İçişleri Bakanı Meral Akşener’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye bir soru önergesi veriyor. Önergede şu sorular soruluyor:

Başbakan Necmettin Erbakan'ın 17 yaşında olduğu belirtilen oğlu Fatih Erbakan'ın ehliyetsiz araba kullandığı basına yansımıştır.

1. Adı geçen kişinin ehliyeti var mıdır?

2. Bir kez trafik kazası yapmasına ve ehliyetsiz araba kullandığı görüntülerle tesipt edilen bu kişi hakkında herhangi bir trafik cezası verilmiş midir? Tutanak tutulmuş mudur? Mahkemeye sevkedilmiş midir?

3. Herhangi bir trafik cezası uygulaması yoksa, bunu yapmayan orada görevli trafik polisleri ve olayı örtmeye çalışan koruma görevlileri hakkında Bakanlığınızca herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

4. Başbakanın çocuğunun yasalara uymayabileceği ve görevli polislerin buna göz yumacağına ilişkin herhangi bir kanun ya da talimatınız var mıdır? Başbakan çocuğu olmak bir ayrıcalık mıdır?

5. Aynı yaşlardaki çocuklara yasaları ihlal ettiği için onlarca yıl hapis cezası verilebilirken, Başbakanın çocuğunun yasaları ihlal etmesi, buna göz yumulması ve bir trafik cezası uygulamasının bile yapılamaması hukuk devletiyle bağdaşır mı?

Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener tarafından soru önergesine verilen yazılı cevapta ise şu ifadeler yer alıyor:

“Trafik Bilirkişi Ekiplerince 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 83. Maddesi uyarınca tanzim edilen 18.1.1997 tarih ve 1997/2480 sıra numaralı Trafik Kaza Tespit tutanağı ile Fatih Erbakan'ın önergede iddia edildiği gibi 06 RP 570 plakalı aracı kullanmadığı tespit edilmiştir.”

Fatih Erbakan’ın ehliyetsiz bir şekilde kazaya karışıp karışmadığı ise kesin olarak yalanlanmış ya da ispat edilmiş değil.

Fatih Erbakan’ın lüks araba ve hız tutkusuna dair haberler kaza haberlerinin ardından da kesilmiyor. Milliyet gazetesinin 29.04.1997 tarihli haberinde bir davet çıkışı Erbakan’ın "220 kesmiyor şehir içinde. Daha beter arabalar alacağız inşallah. Daha çok hız yapacağız daha çok çatlayacak millet" dediği kaydediliyor. Fatih Erbakan, arkadaşlarını da yanına alarak 06 RP 570 plakalı lüks Mercedes aracına binip uzaklaşıyor.

Erbakan, özel Başkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra yüksek lisans için İngiltere’deki Royal Holloway Koleji’ne gitmiş ancak annesinin vefat etmesinin ardından Türkiye’ye dönerek Başkent Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlamış. Vatan gazetesinin haberine göre de eğitim sürecini gerekçe göstererek bedelli askerlik yapmış.

Baba mirası, İstanbul Sözleşmesi, aşı karşıtlığı

Fatih Erbakan’ın bu kısa portresinin ardından şimdi de siyasi hayatına bakalım. Necmettin Erbakan’ın 2011 yılında hayatını kaybetmesine kadarki süreçte babasının yanında yavaş yavaş siyasete ısınan Fatih Erbakan, 2018 yılında Millî Görüş hareketinden önemli isimleri de yanına alarak Yeniden Refah Partisi’ni kurdu.

Partinin kamuoyunda tanınmasına vesile olan ilk olaylardan biri pandemi dönemindeki aşı karşıtı söylemlerdi. Fatih Erbakan yaptığı açıklamalarda aşı olmadığını söylemiş ve "mRNA demek insanın hücre çekirdeğine girmek demektir. Yarı insan yarı maymun çocuklar doğurmasına sebep olabilirsiniz. 3 kulaklı 5 gözlü yaratıklar doğmasına yol açabilir" sözleriyle kamuoyuna da aşı olunmaması tavsiyesinde bulunmuştu.

Erbakan, pandemi döneminde Ayasofya’nın ibadete açılmasını memnuniyetle karşılamış ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkürlerini iletmişti:

Türkiye’nin, Ayasofya Camii’nin açılmasıyla birlikte, bundan böyle geleceğini Batı’da aramak yerine, kendi özüne dönerek , ‘Milli ve Yerli’ açılımlarla bölgemizin ve İslam dünyasının barış ve istikrarının mihenk taşı olmak için yeni hamleler başlatması artık kaçınılmazdır.

Bu vesileyle başta Sn. Cumhurbaşkanı olmak üzere Ayasofya Camii’nin aslına uygun bir şekilde yeniden ibadete açılmasına vesile olan tüm yetkilileri ve Ayasofya’yı müzeye çeviren 1934 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı’nı iptal eden Danıştay 10. Dairesi Başkanı ve üyelerini tebrik ediyor, ibadete açılacak olan Ayasofya Camii’nin birlik, beraberlik, barış ve istikrara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyoruz.

Fatih Erbakan ve Yeniden Refah Partisi, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını da şiddetli bir şekilde desteklemişti. "Aileyi İstanbul Sözleşmesi Bitirir" başlıklı bir video hazırlayan Erbakan, “Hanımlarımız bizlere Cenab-ı Allah’ın özel emanetleridir” diyor ve kadına şiddetin Batı dayatması İstanbul Sözleşmesi ile değil “ahlâk ve maneviyat öncelikli eğitimle, materyalizm yerine maneviyatçılıkla, ahiret bilincinin yerleştirilmesiyle, tarihimize, toplumsal bilincimize uyumlu yerli ve milli kanunlarla” önlenebileceğini iddia ediyordu. Erbakan bu konuşmasında, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun hayata geçirilmesinin ardından kadın cinayetlerinin ve şiddetin daha da arttığını iddia ediyordu.

"20 yıllık günaha ortak olmayız"

Erbakan ve Yeniden Refah Partisi, bir yandan Milli Görüş'ün asıl temsilcileri olduklarını iddia ederek hem AK Parti hem de Saadet Partisi tabanından oy kazanmaya çalışıyor, diğer yandan da AK Parti ile bir koalisyona girmeyeceklerini istikrarlı bir şekilde dile getiriyordu. Fatih Erbakan, AK Parti ile olası bir koalisyon sorusuna “20 yıllık günaha ortak olmayız” ifadeleriyle yanıt vermişti.

Seçim sürecine girildiğinde ise Binali Yıldırım öncülüğündeki AK Parti heyeti Yeniden Refah Partisi’ni ziyaret ederek partiyi Cumhur İttifakı’na katılmaya davet etti. Yeniden Refah’ın 30 maddelik bir talepler listesi yayınlaması ittifak görüşmelerini zora soksa da yapılan müzakereler neticesinde Yeniden Refah Cumhur İttifakı’na katıldı ve seçimlere ittifak altında kendi logolarıyla girecekleri açıklandı.

Yeniden Refah’ın, 6284’ün revize edilmesi talebi AK Parti içerisinde önemli bir tartışma başlatmıştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda tartışmalara ilişkin “6284 sayılı Kanun, kadına yönelik şiddetle mücadele için yaptığımız en önemli yasal düzenlemelerden biridir. Kanunun kabulünden bu yana, uygulamayı da geliştirmek için titizlikle düzenlemelerimizi sürdürüyoruz.” açıklamasında bulunmuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de Yeniden Refah Partisi’nin 6284 sayılı kanunun kaldırılması/değiştirilmesi yönündeki talebinin kabul edildiği iddialarını yalanlayarak “6284 sayılı kanun, bizim için önemli bir konudur ve kırmızı çizgimizdir.” demiş ve ardından hem kendi partisi içerisinden hem de çeşitli cemaatlerden ağır eleştirilere maruz kalmıştı

Parti programı ne söylüyor?

Yeniden Refah Partisi’nin Temel İlkeler kısmında şu maddeler öne çıkıyor:

  • Önce ahlâk ve maneviyat anlayışını esas alacağız.
  • Milletimiz tarafından yüzyıllardır özümsenmiş bulunan Milli Görüş zihniyetini temel alacağız.
  • Hukuku üstün tutan bir ülkenin vazgeçilmez unsuru olan kuvvetler ayrımı ilkesini benimseyeceğiz. 
  • Temel Hedefler ve Amaçlar bölümünde ise “Partimizin ana hedefi; milletimizin manevi ve maddi alanlarda kalkınmasını gerçekleştirerek, huzur ve refaha ulaşmasını sağlamaktır. Bununla birlikte, ülkemizin öncülüğünde, tüm insanlığın kurtuluşu için ilmi, iktisadi, siyasi ve ahlâki alanlarda gerekli adımların atılmasıdır.” deniliyor ve manevi kalkınmayı gerçekleştirebilmek için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanıyor:
  • Toplumun ve ülkenin teminatı olan, milli ve manevi değerlerimizin korunması ve yeni kuşaklara aktarılmasında hayati öneme sahip olan aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi için çalışacağız.
  • Anayasamızın 10 ve 14. maddelerinde ifadesini bulan insanın manevi varlığının gelişmesi ve yine anayasamızın 11, 19, 22, 26, 29. maddelerinde vurgulanan hak, adalet, ahlâk ve fazilete dayalı sosyal düzenin vazgeçilmezliğini esas alan, ahlâk ve maneviyatı üstün tutan görüşü temel alacağız.
  • Eğitim sistemimizi bilimsel bilgiler kadar ahlâk, maneviyat ve fazileti de önceleyen şekilde kurgulayacağız.
  • Ve yine manevi kalkınmamızın tesis edilmesi ve milletimizin yeniden örnek bir medeniyet inşasını başarması için; şanlı tarihimizle iftihar eden, inancımızdan kaynaklanan temel değerlerine bağlı, her türlü taklitçilikten uzak, milli ve tarihi şahsiyetinin ve sorumluluğunun idrakinde olan bir bilinçle hareket edeceğiz.

Parti programında yer alan diğer vaatler ve görüşler arasından öne çıkanlar şu şekilde:

  • Ülkemizin öncülüğünde, bin senelik geçmişimizden kaynaklanan tarihi misyonumuz doğrultusunda, bizimle aynı inancı ve idealleri paylaşan kardeş Müslüman ülkelerle birlikte gerekli hamleleri yaparak sadece milletimizin ve diğer Müslüman milletlerin değil, tüm insanlığın içinde bulunduğu maddi ve manevi sıkıntıların ortadan kaldırılması, kuvvetin değil, hakkın üstün tutulduğu “Yeni Bir Dünya” kurulması temel hedefimizdir.
  • Devlet yönetiminde temel ölçülerimiz; ahlâk ve fazilet, ehliyet ve liyakat, tecrübe, teknik ve bilimsel bilgi, feraset ve dirayettir.
  • Partimiz; inanç, düşünce ve ifade hürriyetinin şiddete teşvik, iftira ve hakaret unsuru içermediği müddetçe ihlal edilmesine ve sınırlanmasına kesin olarak karşıdır. Temel prensibimiz fikre fikirle karşılık verilmesi, düşünce ve inançların hiçbir sebeple baskı altına alınmasına meydan verilmemesidir.

Yeniden Refah Partisi'nin parti programında aile ve kadın konularına özel vurgu yapılıyor. Bu iki başlık altında sıralanan maddelerde ahlâk, maneviyat ve aile düzeni gibi kelimeler ön plana çıkıyor.

  • Ailenin ve Neslin korunması: Sosyal ve ahlâki düzenimizin teminatı ve toplumun temeli olan aile yapısının ve neslin korunması ve devamlılığı için gerekli bütün tedbirler alınmalı, aile huzurunu ve saadetini olumsuz etkileyecek dış etkenler ortadan kaldırılmalı, kanunlar tarafından ebeveynlere sağlanan çocuklarına ahlâki ve dini eğitim yaptırma hakkının en etkili şekilde kullanılmasına yardımcı olunmalıdır.
  • “Cennet anaların ayakları altındadır” müjdesine mazhar olmuş, milletimizin en büyük gücü ve zenginliği olan imanlı ve inançlı nesillerin yetişmesinde en büyük role sahip kadınlarımız en öncelikli konularımızdandır.
  • Kadın Allah’ın yarattığı bir varlık olarak insanlığın değişmez bir üyesidir. Bir insan olarak tüm hak ve hürriyetlerine doğuştan sahiptir. Kadınların sahip olduğu haklar hiçbir şekilde gasp edilemez.
  • Kadın sadece dünyaya çocuk getiren ve evde çocuğuna bakan bir birey değildir. Kadın dünyaya getirdiği çocuğunun ve diğer çocukların yaşadığı dünyayı güzel bir dünya yapabilmek için fıtratına uygun şekilde hayatın her alanında sorumluluk alan bireydir.
  • Kadınlarımızın temel hak ve hürriyetlerinin korunması, kadına yönelik şiddet, taciz, negatif ayrımcılık, maddi ve manevi istismarın önlenmesi, töre cinayetleri ve istemedikleri evliliklere zorlanması gibi birçok hususta "Önce ahlâk ve maneviyat" prensibine ve bilimsel verilere dayalı politikalar belirlenecek, başta eğitim ve medya alanında ve gerekli mevzuat değişiklikleri hususunda gereken adımlar atılacaktır.
  • Kadına yönelik şiddetin sona ermesinin cezai müeyyidelerin artırılması ile değil ancak aile içi eğitim ve toplumsal bilinçlenme ile mümkün olacağına inanıyoruz. Kadına yönelik şiddeti doğuran şartların ortadan kalkması ancak ahlâk-maneviyat ve adalet duygusu yüksek bir toplumda mümkün olacaktır. Kadın ve Aile Bakanlığı aile içinde eğitim ve toplumsal bilinçlenme konusunda Diyanet Teşkilatı ile koordinasyon içinde çalışacaktır.
  • Müspet kadın rol modeller, medyada, sanatsal, kültürel ve sosyal faaliyetlerde ön plana çıkarılacak. Kadın rol modeller aracılığıyla ahlâk, iffet, merhamet, fedakârlık, şefkat, asalet, üretkenlik gibi değerler kadınlarımız arasında yaygınlaştırılıp güçlendirilecektir.
  • Toplumsal hayatın her alanında kadın ve erkeğin birbiri ile çatışma ve üstünlük mücadelesi içinde değil, menfaat paralelliğine dayalı işbirliği ve dayanışma içinde görevlerini yerine getirmesi için gerekli zihinsel dönüşüm eğitim ve medya yoluyla sağlanacaktır. Kadın ve erkek arasında "tamamlayıcılık" unsuru ön plana çıkarılacaktır.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Pusula: Bir Fatih Erbakan portresi ve Yeniden Refah

Erbakan'ın geçmişi ve Cumhur İttifakı'nın yeni ortağı Yeniden Refah Partisi'nin "ahlâk ve maneviyat" vurgulu parti programı

06 Nis 2023

kaynak: TRT Haber

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Nart Özel

·

11 Tem 2026

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?

08 Tem 2026

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?