Bir kentin dönüşüm hikayesi: Ferdi Zeyrek'in siyasetçi olarak portresi

Manisa’ya dair büyük hayalleri vardı. Antik Yunan ve Osmanlı döneminin kadim kentinin turist çekememesine anlam veremiyor; organize sanayi bölgesine ve üniversiteye ev sahipliği yapan Manisa’nın sosyal hayatını ayağa kaldırmayı hedefliyordu. “Varlarla yokların kenti” Manisa’nın bu durumdan kurtulması en büyük hedefiydi. 48 yaşında hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ardından...
Bir kentin dönüşüm hikayesi: Ferdi Zeyrek'in siyasetçi olarak portresi

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Nisan ayının son haftası bir günlüğüne Manisa’ya gittiğimde, konuştuğum herkes onu berber babasının oğlu olarak biliyordu: “Ferdi Başkan, bizim Traşçı Ahmet’in oğludur. İyi tanırız.” 

1950’den bu yana Manisa’da ilk defa, hem de rekor sayılacak bir oy olan yüzde 57 ile belediye başkanlığını kazanmıştı. En yakın rakibi mevcut belediye başkanının iki katı oy alarak... Bu başarının önde gelen nedeni Manisalıların Ferdi Zeyrek’i kendilerinden biri olarak görmesiydi. Başkanlık makamında kendisiyle sohbet etmek için buluştuğumuzda siyasette pek de alışık olmadığımız bir tevazu ve alçakgönüllülük dikkatimi çekmişti. 

  • Görüşmede CHP İl Başkanı İlksen Özalper’in ve yakın çalışma arkadaşlarının da bulunmasını tercih etmişti. Seçim başarısının bireysel değil, kolektif ve örgütlü bir çabanın sonucu olduğunun altını çizmeye özen gösteriyordu. 

Ferdi Zeyrek’in nasıl bu kadar yüksek oy aldığını sorduğumda hep aynı cevabı aldım: 

“Ferdi Başkan bizden biridir. O yüzden oy verdik.” 

Manisa gibi “sağın kalesi” olarak bilinen bir yerde 17 ilçenin 14’ünü CHP’nin kazanmasının şifrelerinden biriydi bu tanımlama. Çok değil 10 yıl önceki yerel seçimlerde CHP, Manisa’da 0 (sıfır) çekmişti. 1990’lı yıllarda DYP’den Manisa milletvekili olan ve bakanlık yapan Rıza Akçalı’ya da sordum bunu: 

“Millet söze değil, siyasetçinin ruh hâline bakar. Ferdi Zeyrek haksızlığı hikayeye dönüştürdü. Vatandaşın dertleriyle dertlenebildi. Merkez parti eksikliği vardı. CHP, Manisa’da bu boşluğu doldurabildi 2024’te.” 

Akçalı’nın “merkez parti” olarak nitelediğini, CHP’liler “halkçılık” olarak görüyor. Manisa, hemen yanı başındaki İzmir’in tam da diyalektiği bu yönüyle. Kutuplaşma ve kültür savaşı yerine, halkın ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm üretmeyi amaçlayan, geniş kesimlere seslenen; siyaset biliminde kitle partisine (Volkspartei) dönüşebilmiş Manisa’da. Sahillere sıkışmışlıktan Anadolu’ya açılmanın en büyük adımlarından biri olmuş. 

Ferdi Zeyrek de bu dönüşümün sembol isimlerinden biriydi. Manisa’da seçimi kazandığı gece, sosyal medyada yüz binlerin izlediği kısa bir videoyla tanıdı Türkiye onu. Seçim kampanyasında Cumhur İttifakı seçmenlerinin “Senin için çok iyi şeyler duydum,” “Ben hayatımda hiç sola oy vermedim, söz bu seçim sana oy vereceğim” dediği görüntülerde Zeyrek, halkın içinden gelen bir siyasetçi olarak biraz da mahcup karşılıyordu kendisine gösterilen bu ilgiyi. 

1989-1994 arasında DYP’den Manisa Belediye Başkanlığı yapmış deneyimli siyasetçi Zafer Ünal’la, Demirel fotoğrafları asılı odasında Manisa siyasetinde yaşanan tektonik kaymayı konuştuk. Ferdi Zeyrek’i gençlik yıllarından tanıyordu: 

“Ferdi mimardı. Mutfak yapardı. Kadınları memnun etmek zordur. Ferdi bunu başardı iş hayatında. Hep güleryüzlüydü. İş hayatında kazandığı bu deneyim, siyasi başarısının nedenidir. İş hayatında herkesin evine girebildi. Bunu siyasette de başardı.” 

Zeyrek de vefatından hemen önce kendisiyle yapılan bir röportajda berber babasından ve iş hayatından edindiği tecrübeye dikkat çekiyordu: 

“Esnaflığın abecesini daha yedi yaşımdan itibaren (babam) bana aşılamış. Hem 21 yıllık ticaret hayatımda hem siyasette bunun faydasını çok gördüm. Esnaf insan, karşıdakinin derdini dinleyen, anlayan, çözüm üreten olur.”

Bir yılı biraz aşan kısa başkanlık döneminde farklı kesimlerin sorunlarını çözmek için uğraştı Ferdi Zeyrek. Manisa-İzmir arasında yüksek fiyatla yolcu taşıyan otobüs firmalarının indirim yapmaması hâlinde, belediyenin otobüs seferlerine başlayacağını duyurdu. Uzun süren müzakereler sonunda bilet fiyatını 150 liradan 100 liraya indirtti. Öğrenciler için de 80 lira oldu. 

  • Göreve geldiğinde Türkiye’de suyun en pahalıya satıldığı yerlerden olan Manisa’da 2 ton suyu 1 liraya düşürdü. Şehir son bir yılda konser, söyleşi, kitap fuarı gibi çok sayıda kültür faaliyetine imza attı. 

Manisa’ya dair büyük hayalleri vardı. Antik Yunan ve Osmanlı döneminin kadim kentinin turist çekememesine anlam veremiyor, bunun mutlaka değişmesi gerektiğini söylüyordu. Organize sanayi bölgesine ve üniversiteye ev sahipliği yapan Manisa’nın sosyal hayatını ayağa kaldırmayı hedefliyordu. 

“Varlarla yokların kenti” Manisa’nın bu durumdan kurtulması en büyük hedefiydi. Eski Belediye Başkanı Zafer Ünal, bir ay önce bana “Ferdi’nin önü çok açık. Manisa’yı uzun yıllar yönetir. Buradan da daha yukarıya çıkar” demişti. Hayatın acımasızlığı, onu hayatını adadığı şehrinden ve memleketinden ayırdı. Bugün cenazesinde bir şehir gözyaşları içinde belediye başkanına veda ediyor. Ve eminim Manisa, Ferdi Zeyrek’i ve hep gülen yüzünü unutamayacak. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Behlül Özkan

Akademisyen. Behlül Özkan, Fletcher School of Law and Diplomacy, Tufts Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler alanında doktora (2009) ve yüksek lisans (2005) derecelerine sahiptir. Lisans derecesini (1998) Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden almıştır. Türkiye siyaseti, Soğuk Savaş dönemi güvenlik ve istihbarat, jeopolitika ve Siyasal İslam üzerine akademik makaleleri bulunmaktadır. 2012 yılında Yale University Press’ten çıkan kitabı Türkçe Kırmızı Kedi Yayınevinden Türkiye’de Milli Vatanın İnşası başlığıyla yayımlandı. Türkiye’nin Soğuk Savaş Düzeni başlıklı kitabın (Tolga Gürakar ile birlikte, Tekin Yayınevi, 2020) editörüdür. 2019 yılında Gerda Henkel Stiftung’tan, 2022 yılında IWM’den araştırma bursu almıştır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Nart Özel

·

11 Tem 2026

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?

Mutlak butlan kararı, yalnızca CHP iç dengelerini değil, toplumsal muhalefetin yönünü, enerjisini ve mücadele kapasitesini de doğrudan etkileyen bir kırılma noktası oldu. CHP’nin seçilmiş yönetiminin butlan tartışmalarına ayırdığı enerjiyi azaltıp odağını muhalefeti örgütlemeye ve CHP’yi de aşan geniş bir özgürlük cephesi kurmaya yöneltmesinin imkanları neler olabilir?

08 Tem 2026

Görüş | Butlan krizi nasıl bir fırsata dönüştürülebilir?