Bir kez daha Azerbaycan-Ermenistan çatışması

Taraflar birbirlerini suçlarken bölgede istikrarsızlık devam ediyor.
Bir kez daha Azerbaycan-Ermenistan çatışması

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Azerbaycan ve Ermenistan sınırında 13 Eylül'de sabahın ilk saatlerinde çatışmalar yaşandı. Aynı sabah, Rusya aracılığıyla ateşkes imzalandı. Azerbaycan ve Ermenistan çatışmaların sorumlusu olarak birbirlerini gösterirken, çatışmanın zamanlaması dikkat çekti.

En son açıklanan verilere göre Azerbaycan 50, Ermenistan ise 105 asker kaybetti. Bu yazıda çatışmalarla ilgili ilgi çekici detayları, bölgeden ve dünyadan gelen tepkileri ve kısa dönemde neler bekleyebileceğimizi derledim.

30 yılında Dağlık-Karabağ sorunu

Sovyetler Birliği'nin yıkılması üzerine ortaya çıkan devletler arasında çıkan en uzun soluklu anlaşmazlıklardan biri Dağlık-Karabağ bölgesi kaynaklı. Azeri ve Ermeni topluluklar arasında alevlenen çatışmaların tarihe bıraktığı en kara izlerden olan 1992 yılındaki Hocalı katliamının 30'uncu yılında bölge hâlâ çatışmalara gebe.

harita

27 Eylül 2020'de iki ülke arasında çıkan savaş Kasım 2020'ye kadar devam etmiş ve Azerbaycan kuvvetleri Şuşa kentine girdikten sonra Ermenistan'ın teslim olmasıyla sona ermişti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin aracılığıyla barış anlaşması imzalamak için diplomatik masaya oturmuş, ortaya çıkan 9 maddelik anlaşmaya göre, Dağlık-Karabağ bölgesinde Rus askerinden oluşan Barış Gücü Kuvvetleri kurulmuştu.

Artan şiddetin habercisi

2020 ateşkes anlaşmasından sonra 2 bin Rusya Barış Gücü askerinin konuşlandırıldığı bölgede ateşkes ihlalleri devam etti. Bu ihlallerin bir sonucu olarak ağustosta Azerbaycan bölgedeki birkaç stratejik tepede kontrolü ele geçirmiş ve toplam 3 askeri ölmüştü. Çatışmalarla ilgili yapılan açıklamalarda her iki taraf da birbirini suçlamıştı. Gelişmelere yönelik olarak ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ve Avrupa Birliği benzer açıklamalarla tansiyonun azaltılması çağrısında bulunmuş, Rusya, Azerbaycan’ın en az bir ateşkes ihlali gerçekleştirdiğini açıklamıştı.

Çatışmaların zamanlaması

13 Eylül günü haberlere yansıyan çatışmalar ise 2020 ateşkesinden beri gördüğümüz en yoğun şiddetli çatışmalar olarak göze çarpıyor. Akıllara gelen "Peki neden şimdi?" sorusuna verilen en ikna edici cevaplardan biri ise, "iki tarafın da Rusya'yı Ukrayna'daki savaş esnasında deneme çabası" oluyor. Çatışmalarla ilgili Rusya'nın perspektifini değerlendiren Reuters yazısında Rusya'nın şimdiye kadar bölgede ateşkesi sağlamakta kararlılık gösterdiğinin altı çiziliyor. Chatham House isimli düşünce kuruluşunda Rusya ve Avrasya Programı üyesi Laurence Broers, dile getirdiği tahminlerinde Ukrayna'nın işgali dolayısıyla "Azerbaycan'da artık askerî avantajı kullanmanın ve maksimum gücü elde etmenin zamanının geldiğine dair bir his var" diyor.

Öte yandan, taraflardan hangisinin çatışmaları başlattığına karar vermek görünenden daha zor. Birbirini suçlayan taraflar, Rusya'nın Ukrayna'da takılı kalan askerî ve ekonomik dikkatinden faydalanmak istemiş olabilir. Ayrıca, çatışmayı aynı gün içinde sonlandırmayı başaran Putin, Azerbaycan ve Ermenistan yönetimlerindeki "Rusya bölgemizde yeterince zayıfladı mı?" sorusunu şimdilik "zayıflamadı" şeklinde cevaplamış olabilir. Ukrayna'da savaş devam ettikçe dengelerin değişmesi beklenebilir.

Çatışmanın zamanlamasıyla ilgili bir diğer ilginç nokta da 15-16 Eylül'de gerçekleşmesi planlanan Şangay İşbirliği Örgütü toplantısından günler önce yaşanması. Katılımcıları arasında Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan ve Pakistan’ın  bulunduğu zirvede, ayrıca Türkiye ve Azerbaycan da vardı. Ermenistan Devlet Başkanı Paşinyan'ın ise sınır çatışmalarından dolayı zirveye katılmaktan vazgeçtiği belirtildi.

Bayraktar yine ön planda

2020'deki savaşta olduğu gibi, yenilenen çatışmalarda da Bayraktar TB-2 SİHA sistemlerine vurgu yapıldı. Türk savunma sanayiinin tanıtımı için kurulan SavunmaSanayiST platformunda yayımlanan analize göre, TB-2 SİHAları Ermenistan'ın S-300 sistemlerini ve Laçin şehri yakınlarındaki P-18 radar istasyonunu imha etti. Türkiye'nin sanayi teknolojilerini öne çıkarmanın ötesinde, bu gelişmelerin Türkiye-Ermenistan arasındaki normalleşme diplomasisini olumsuz etkilemesi beklenebilir.

Dünyadan tepkiler

Öte yandan, net bir suçlunun bulunmadığı çatışmalar hakkında konuşan bazı siyasetçiler satır aralarında taraflarını belli ederken 17 Eylül'de ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi Ermenistan'ı ziyaret etti. Kongre heyetine liderlik eden Pelosi, "Bugün, ABD'nin Ermenistan ve Kafkasya bölgesinde güvenlik, ekonomik refah ve demokratik yönetime olan güçlü bağlılığını vurgulamak için Ermenistan'a bir Kongre heyetine liderlik ediyorum." dedi.

Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Karen Donfried ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü ve Azerbaycan'ı Ermenistan'a saldırmakla suçladı. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü.

Son hafta yaşanan gelişmeler, farklı politik dinamik ve faktörler etkisiyle Azerbaycan ve Ermenistan etrafında oluşan kampların bölge için etkisini devam ettireceğini gösteriyor. Tarafların sıcak çatışma içinde olması iki taraftan da engellenmeye çalışılırken, hukuki olarak ateşkes anlaşmasının arkasından gelmesi gereken barış anlaşması konusunda hiçbir devletin ifade ve aksiyonda bulunmaması, bölgenin uzun dönemde istikrarsız kalmasına neden oluyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

İran'da kadınlar ayakta, Kafkasya'da yine çatışma

Türkiye'deki ifade ve basın özgürlüğü problemleri, ekonomik kriz ve siyasi tercih anketleri

21 Eyl 2022

DPA

YAZARLAR

Deniz Kaptan

Yazar @ Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak