Bölünme ya da bölünmeme: Google'ın bütün meselesi bu

Şu aralar teknoloji gündeminin hararetle tartışılan konularından biri ABD Adalet Bakanlığı’nın açtığı davada mahkeme tarafından tekelleştiğine hükmedilen Google’ın mahkeme tarafından rekabetin yeniden tesisi amacıyla bölünüp bölünmeyeceği.
Bir adım geriden: ABD'de Google ile ilgili üç rekabet (antitrust) davası yürütülüyor. Epic Games tarafından açılan Google uygulama mağazası davası, DoJ (Adalet Bakanlığı) tarafından açılan çevrimiçi arama piyasası ve dijital reklam piyasası davaları.
- Bunların üçünde de hâkimler Google aleyhine karar verdi. Bu tür kararların ardından ilgili mahkeme, taraflardan aldığı görüşleri de hesaba katarak ihlale son vermek üzere alınacak tedbirleri tespit ediyor.
Epic tarafından açılan davada, uygulama mağazası (playstore) ile ilgili tedbirler geçen hafta açıklandı. Bu kapsamda Google; uygulama geliştiricilerin rekabetçi teklif verebilmeleri için Playstore kataloglarını açacak; uygulama geliştiricilerine, kendi mağazasında münhasıran uygulama sunmaları için teşvik primi veremeyecek; mobil cihaz üreticilerine (Samsung gibi) Google uygulama mağazasını özel bir lokasyonda (cihazın ana ekranı gibi) ön yüklü olarak sunmaları için teşvik ödemesi yapamayacak.
Arama hizmetleriyle ilgili ikinci davada hâkim, Adalet Bakanlığı ve Google’dan ilk görüşlerini talep etti. Adalet Bakanlığı tedbirle ilgili ilk değerlendirmesini kamuoyuyla paylaşınca yer yerinden oynadı. Başta Bloomberg ve Reuters olmak üzere neredeyse tüm haber mecraları, Adalet Bakanlığı’nın Google’ın bölünmesini ya da bazı varlıklarını elden çıkarmasını hedeflediğini duyurdu.
- Adalet Bakanlığı’nın değerlendirmesine dayanarak durumu farklı bir şekilde yorumlamak da mümkün. Sebebine gelmeden önce, ABD’de antitröst kapsamında şirketlerin bölünmesine ilişkin çok kısa bilgi vermek yerinde olacak.
ABD'de şirket bölünmeleri
Öncelikle ABD’de şirket bölünmesi kararları nadiren alınıyor. Bu da genellikle oldukça uzun bir temyiz sürecinin sonucunda uygulamaya konuyor. En yakın örnekler olan AT&T, Standart Oil, American Tobacco, United Shoe Machinery, IBM gibi kararların üzerinden neredeyse 50 yıl geçti. Bunlarla ilgili literatür taraması yapıldığında, AT&T örneği dışında bölünmenin rekabeti artırarak tüketici refahına anlamlı katkı sağladığını net bir biçimde ortaya koyan çalışmalar bulmak mümkün değil.
- Öte yandan: AT&T bölünmesinin sonucunda tüketicilerin hem yerel hem de uzun menzilli telefon görüşmeleri için ödedikleri bedellerde (sınırlı da olsa) azalma kaydedildiğini ortaya koyan çalışmalar mevcut.
Bölünme kararlarının sonucuna ilişkin yaygın kanı şu: Ya bölünen şirketler oligopolistik bir yapıya evriliyor ya da uzun sürecin sonunda yeni bir teknolojinin devreye girmesi ya da piyasa dinamiklerinin değişmesi neticesinde şirket işlevselliğini yitiriyor. Dolayısıyla bölünme kararları olumlu etki yaratmıyor.
Örneğin: ABD’de, 1954 yılında mahkeme, ayakkabı imalat makineleri pazarında hâkim durumda bulunan United Shoe Machinery'nin kiralama faaliyetlerini bitirmesine hükmetti. Temyiz süreci sonunda, 1969’da Yüksek Mahkeme kararı onadı. Ancak bu tarihlerde ABD ayakkabı endüstrisinde imalat makinelerine yönelik ciddi bir talep daralması baş göstermiş, talep ithalata kaymıştı. United Shoe Machinery’nin pazar payı ve gelirleri hızla düştü. Şirket satıldı.
Benzer bir durum, IBM davasında da gözlemlendi. 1952 yılında IBM’in, o tarihlerde yoğun olarak kullanılan tablolama kartları (tabulating card) piyasasında tekelleştiğine hükmedildi. 1956 yılında şirket, Adalet Bakanlığı ile uzlaşmaya giderek, kart üreten bazı makinelerini elde çıkarmayı taahhüt etti. 1962 yılında daha fazla imalat makinesini elden çıkarması talep edildi. Lakin bu talep anlamını yitirmişti çünkü IBM tablolama kartı üretiminden bilgisayar üretimine geçiş yaptı. Tablolama kartı piyasası hızla irtifa kaybetti.
İlk yazılı değerlendirme
ABD Adalet Bakanlığı’nın Google’a yönelik tedbirlere ilişkin ilk yazılı değerlendirmesine gelelim. Öncelikle şunu ifade edelim; bu 11 sayfalık görüş (doküman 32 sayfa ama değerlendirme 11 sayfa) nihai değil. Daha kapsamlı bir değerlendirme Kasım ayında mahkemeye sunulacak.
Mevcut değerlendirmesinde Adalet Bakanlığı, iki hususun altını çiziyor. Birincisi, mahkeme tarafından tespit edilen her bir rekabet ihlali için etkili tedbirler almak. İkinci husus ise tedbir tasarımının geleceğe yönelik, dinamik bir bakış açısıyla şekillendirilmesi.
- Bu konu ile ilgili olarak her ne kadar mevcut hâlinde arama hizmetlerini ikame etmese de yapay zeka devrimine de dikkat çekiyor.
Adalet Bakanlığı, tedbir tasarımı için dört temel kategoriyi esas almış: Aramada gelir paylaşımı, arama sonuçlarının yaratılması ve gösterilmesi (burada algoritmaya işaret ediliyor); reklam ölçeği ile parasallaştırılması ve verilerin toplanması/kullanılması.
'Yapısal tedbirler' ifadesi
Yazılı görüşte bunlardan birincisi ile ilgili olarak münhasırlık ya da gelir paylaşımı biçimindeki anlaşmalara son verilebileceği hususunun altı çiziliyor. Bunlara ilaveten Google’ın arama hizmetlerinin sunumunda Play ve Android gibi ürünleri rakiplerine karşı kullanmasını engellemek üzere davranışsal ve yapısal tedbirler düşünülebileceği ifade ediliyor.
- Tüm bu “Google bölünecek mi?” tartışması bu “yapısal tedbir” ifadesinden çıkıyor. Zira diğer kategoriler için önerilen tedbirlerin davranışsal tedbir niteliği taşıdığı görülüyor. Lakin metinden, ilk kategori için dile getirilen yapısal tedbir ihtimalinin güçlü bir biçimde vurgulanmadığı, içinin doldurulmadığı anlaşılıyor.
Elbette Kasım ayında sunulacak değerlendirmede yapısal tedbir, yani bölünme ya da bazı varlıkları elden çıkarma gibi bir tedbir önerisi daha güçlü bir vurguyla, içi doldurulmuş biçimde sunulabilir. Ancak, bu ilk yazılı görüşte yapısal tedbirle ilgili güçlü bir irade ortaya konmadığı açık.
Kanaatimce Adalet Bakanlığı, şirket bölünmeleri ile ilgili tarihsel tecrübeyi, temyiz sürecinin uzunluğunu ve ilk değerlendirmesinde altını çizdiği yapay zeka değişkeninin ilgili pazarı kökten değiştirme ihtimalini göz önüne alarak bir sonraki değerlendirmesinde Google’ın bölünmesi gereğini, bir ihtimal olarak yinelese de kuvvetli bir biçimde dile getirmeyecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Bülent Gökdemir
Hacettepe Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat Bölümü'nden lisans, aynı fakültede iktisat alanında yüksek lisansını tamamlayan Gökdemir, İngiltere'de Dundee Üniversitesi'nde Uluslararası Hukuk alanında yüksek lisans diplomasına, Hacettepe Üniversitesi İ.İ.B.F. Maliye Ana Bilim Dalı'nda doktora derecesine sahiptir. Uzun yıllar Rekabet Kurumu'nda başuzman olarak görev yapan Gökdemir, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nda Proje Yöneticiliği, TBMM'de Grup Danışmanlığı yapmıştır. ODTÜ'de yarı zamanlı öğretim görevlisi sıfatıyla rekabet, regülasyon ve dijital ekonomi konularında lisans dersleri vermiştir. Gökdemir'in yayımlanmış çok sayıda makale ve kitapları mevcuttur.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR


