Brexit: Manş’ın yeni kuralları

Birleşik Krallık ve AB arasındaki 650 milyar sterlinlik ticareti yönetecek olan serbest ticaret anlaşması, çetin pazarlıkların sonucunda geçiş sürecinin sona ereceği 1 Ocak’a bir hafta kala imzalandı.
Brexit: Manş’ın yeni kuralları

Potamya 31 Aralık
Potamya ile birlikte

2021 organik beslenmenin yılı olsun: Potamya İki yılda bir yayımlanan Yaşayan Gezegen serisinin son versiyonu olan 2020 Küresel Yaşayan Gezegen Endeksi, 1970 yılından 2016'ya dek hayvan popülasyonlarında %68 oranında bir azalma görüldüğünü gösteriyor. 1700'lü yıllardan bugüne kadar geçen sürede ise dünyada sulak alanların %90 oranında kaybedildiği belirtiliyor. Raporun düşündürdüklerini blogunda yayımlayan Potamya, doğayı koruma eylemlerinin dünyanın geleceği için oldukça önemli olduğunu düşünse de yeterli olduğuna ikna olmuyor. Üretim ve tüketim alışkanlıklarını değiştirmek gerektiğini düşünen Potamya, herkesi doğayla mücadele etmek yerine doğayla birlikte hareket etmeye davet ediyor. Potamya, bir organik ve vegan gıda ürünleri üreticisi olarak markasını dünyanın geleceğini düşünerek inşa ediyor. Potamya: Yeni yıl herkes için yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Yeni bir beslenme alışkanlığı benimseyip tüketim tarzımızı değiştirmek için adımlar atabiliriz. Doğaya, çevreye ve bize zarar veren pestisitlerden kaçınmak için organik ve lokal üretim yapan üreticileri tercih edebiliriz. Potamya; organik ve vegan üretimler gerçekleştiren bir üretici olarak ilk adımlarımızda en yakınımızdaki markalardan biri olabilir. Mezopotamya’nın köklü tarım kültüründen aldığı ilhamla yeşil mercimek, kırmızı mercimek ve nohut gibi besin zengini, doğa l ve bölgesel baklagilleri ve balkabağını vegan, organik makarnalara; domates, patlıcan ve fesleğen gibi organik sebzeleri de lezzetli soslara dönüştüren Potamya; laboratuvar sonuçlarını, vegan ve organik sertifikasını internet sitesinde paylaşarak bu konuda güvenilir olduğunu ispatlıyor. Potamya’nın en yenisi, organik baklagiller: Kırmızı mercimek, yeşil mercimek ve nohut; Potamya'nın 500 gramlık paketler hâlinde sunduğu Organik Dane Baklagiller, her pakette 10 porsiyon vadediyor. Organik, vegan, bol lif ve protein içeren, katkısız ve koruyucusuz baklagiller; geleneksel mutfaktan vazgeçemeyenler için en doğal seçeneği sunuyor. Yıka Beklet, Süz Ört ve Kontrol Et adımlarıyla üç aşamada filizlendirilebilen Potamya Organik Dane Baklagiller, en doğal hâlleriyle Potamya güvencesiyle sunuluyor. Makarna ve soslar: Potamya’nın bu lezzetli baklagillerinin unları, yalnızca suyla karıştırılarak birbirinden lezzetli organik ve vegan makarnalara dönüştürülüyor. Domates, patlıcan, fesleğen gibi lezzetleri de küçük kavanozlarda makarna sosu olarak sunan Potamya, ürün yelpazesinde Ayvalık bandrollü doğal zeytin yağlarına ve sürdürülebilirlik ilkeleri göz önünde bulundurularak üretilmiş çeşitli mutfak aksesuarlarına da yer veriyor. 2020’nin son gününde Potamya’nın dünyanın geleceğine dair endişeleriyle, önerdiği üretim/tüketim yollarıyla ve lezzetli ürünleriyle tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık, yaklaşık 10 ay süren uzun ve dolambaçlı bir müzakere sürecinin ardından ayrılık sonrasında iki taraf arasındaki ticari ilişkileri düzenleyecek olan serbest ticaret anlaşmasını imzaladı. Son bir aydır gerilim tırmandırma politikaları, karşılıklı restleşmeler ve “anlaşmasız Brexit” tehditlerine sahne olan müzakerelerde son imzalar, geçiş sürecinin biteceği ve resmî ayrılığın gerçekleşeceği 1 Ocak’a bir hafta kala 24 Aralık’ta atıldı. Mutabakat sonrası kameraların karşısına geçen Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Adil, dengeli bir anlaşma ve her iki taraf açısından da doğru ve sorumlu bir adım” ifadelerini kullandı. Vakur bir tavır takınan Von der Leyen’in aksine Birleşik Krallık cephesinde büyük bir zafer coşkusu vardı. İlk olarak Twitter’da bir sevinç fotoğrafı paylaşan Başbakan Boris Johnson, basın toplantısında “Yasalarımızın, kaderimizin ve düzenlemelerimizin her detayının kontrolünü geri aldık,” diyerek anlaşmayı Birleşik Krallık’ın yeniden doğuşu olarak tanımladı. Manş Denizi'nin iki yakası arasındaki 650 milyar sterlinlik ticaretin kurallarını belirleyecek olan anlaşma, sıfır gümrük vergisi ve kota üzerine kurulan en büyük serbest ticaret anlaşmalarından biri olma özelliği taşıyor.

  • Kazanımlar ve tavizler: Birleşik Krallık’ın AB’ye giriş hikâyesi de en az çıkış hikâyesi kadar karmaşık, uzun ve itirazlarla dolu bir süreçti. 1961’de AB üyeliğine başvuran ülke, zamanın Fransa Başbakanı Charles de Gaulle tarafından yaklaşık 6 yıl boyunca reddedildi. Ülkenin birliğe girişi ise ilk başvurusundan tam 12 yıl sonra gerçekleşti. O günden bugüne ortak pazar ve gümrük birliğine dâhil olan ülke, 47 yıldır ithalat ve ihracat faaliyetlerini gümrük vergisiz ve kotasız olarak yürütüyordu. Dolayısıyla anlaşmasız Brexit ihtimali, bu imtiyazın kaybedilmesini istemeyen şirketler tarafından korkuyla izlendi. Bu hafta imzalanan 1.246 sayfalık anlaşmanın şartlarının açıklanmasıyla ise tüm şirketler rahat bir nefes aldı. Zira 1 Ocak itibarıyla iki taraf, ithalat ve ihracat faaliyetlerinde ekstra bir gümrük vergisi veya kotayla karşılaşmayacak; ancak sınır noktalarında yeni kontrol mekanizmaları oluşturulacak. Anlaşma, Birleşik Krallık’a AB düzenlemelerinden ayrılma ve farklı ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları imzalama konusunda önemli bir özgürlük veriyor. Fakat Birleşik Krallık'ın gümrük vergisiz bir anlaşmanın bedeli olarak iş gücü, çevre ve özel sektörün sübvanse edilmesine dair konularda AB standartlarından çok fazla uzaklaşmaması gerekiyor.
     
  • Eşit şartlı faaliyet alanı: Esasen müzakerelerin başından beri AB’nin en büyük endişelerinden biri, Birleşik Krallık’ın kendi şirketlerine imtiyaz sağlayarak adil rekabet ortamını bozma ihtimaliydi. En sert tartışmalar, AB’nin sosyal haklar, çevre, vergi, kamu destekleri ve tüketici hakları gibi alanlarda AB mevzuatının geçerli olmasını istemesi ve adil rekabetin bozulması durumunda “tek taraflı yaptırım uygulama hakkı” talep etmesi üzerine yaşanmıştı. Müzakere sürecinde her iki taraf da belli tavizler verdi; en sonunda Birleşik Krallık, AB standartlarından çok uzaklaşmamak kaydıyla kendi şartlarını kendi koyma hakkını elde etti. Varılan anlaşma kapsamında, rekabetle ilgili ihtilafların çözümü için otomatik cezalar yerine bir arabuluculuk mekanizması oluşturulacak. Tekrarlanan ve çözümü uzun süren sorunlar için ise ticaret anlaşmasının ilgili kısmı yeniden müzakere edilebilecek.
     
  • Balıkçılık: Ticaret anlaşması çıkmazının bir diğer ana ihtilaf konusu olan balıkçılık mevzusunda ise son 24 saate kadar çetin pazarlıklar devam ederken çözüm olarak önümüzdeki beş buçuk yılın geçiş dönemi olmasına karar verildi. Bu süre içinde Birleşik Krallık, kendi karasularındaki balıkların şu anki gibi yarısını değil üçte ikisini avlama hakkına sahip olacak. Geçiş sürecinin ardından ise kotalar, AB'nin Norveç'le hâlihazırda yaptığı gibi yıllık müzakerelerle belirlenecek.
     
  • Anlaşmanın eksikleri: Ticaretin şartları belli bir temele oturtulmuş olsa da zaman sınırı, iki tarafın birçok konuda eksikleri olan bir anlaşmanın altına imzalarını atmalarına neden oldu. Anlaşmadaiki taraf arasındaki güvenlik iş birliği ve Birleşik Krallık’ın devasa finans sektörünü de kapsayan hizmet sektöründe ilişkilerin nasıl yürütüleceği konusunda herhangi bir madde bulunmuyor. Londra hükümeti, Brexit anlaşmasının hız ve etkinlik açısından istihbarat paylaşımını engellemeyeceğini savunsa da ülkenin Europol ve Eurojust ile olan ilişiğinin kesilmesi ve Schengen Bilgi Sistemi’ne erişiminin sonlanması, yeni dönemde güvenlik politikalarında değişiklikler yapılmasını zorunlu kılacak. Birleşik Krallık merkezli finans kurumlarının 1 Ocak'tan itibaren AB tek pazarına erişiminde nasıl bir prosedür izleneceğine ise yılın ilk aylarında hazırlanması beklenen ek mevzuatla karar verilecek.
     
  • Onay süreci: Normal şartlarda ekim ayında imzalanması öngörülen anlaşmanın son haftaya bırakılmasıyla onay süreçleri de beklenenden hızlı bir şekilde gerçekleşmek zorunda kaldı. Noel tatillerini istisnai toplantılar yaparak geçiren AB diplomatları, 29 Aralık’ta ticaret anlaşmanın 1 Ocak itibarıyla geçici olarak uygulamaya konulmasını oy birliğiyle onayladı. Birleşik Krallık parlamentosu ise 30 Aralık’ta 73'e karşı 521 oyla ticaret anlaşmasını kabul etti. Anlaşma, Avrupa Parlamentosu'nun yılın ilk aylarında gelmesi beklenen son onayıyla resmî olarak yürürlüğe girecek. Öte yandan, Birleşik Krallık şimdiden ayrılık sonrası eylem planını devreye soktu. Ekim sonunda Brexit sonrası dönem için ilk serbest ticaret anlaşmasını Japonya ile imzalayan ülke, 29 Aralık’ta da Türkiye ile bir serbest ticaret anlaşması imzaladı. Görünen o ki önümüzdeki aylar, Birleşik Krallık’ın ticaret kurallarının yeniden belirlendiği hızlı bir dönüşüm sürecine sahne olacak.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

💉 3 milyon doz

Yılın son gününden herkese merhaba. Birleşik Krallık AstraZeneca aşısını onayladı. Arjantin'de kürtaj yasallaştırıldı. 3 milyon doz Sinovac Türkiye'ye ulaştı.

31 Ara 2020

Potamya ile birlikte
Arjantin

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR