‘Herkesin hayatına kimse karışamaz’

Şerefe! Cheers! Santé! Salud! Saluti! Bravo!
‘Herkesin hayatına kimse karışamaz’

Türkiye, bu akşam 17 Mayısa kadar devam edecek tam kapanmaya giriyor. Bu kapanma kapsamında kısaca istisnamız yoksa sadece market alışverişi için çıkabiliyoruz — bir de köpek gezdirmek için. Yeme-içme dünyasında ise sadece paket servisi verilebilecek. Bakkal, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılar da belirli saat aralıklarında açık olabilecekler. Gözünüz başka bir yeri daha arıyor dimi. Evet enteresan bir şekilde devletimiz tatlıya, kuruyemişe yumulup kilo almamızı göze alabilirken maalesef tekellerden alınacak alkol ile şen şakrak sofraları, happy hourları hor gördüler. 

Bu da, bir önceki kapanmada 10 paket ezine peynir alan teyze misali, insanların tekelleri yağmalamasına neden oldu. Tekelde apokaliptik bir sahne ile karşılaşacağımı, bayiide tekilanın biteceğini asla düşünemezdim. Ayrıca İstanbul’da bir tekelde ilk bitecek alkolün tekila olacağını da tahmin edemezdim doğrusu. Ama bunlar işin goygoy şamatası. 

Günün sonunda olan şu: tekeller “muafiyeti” olmadığından kapatıldı ama diğer besin alınabilecek yerler açık. Camiler de açık. Burada bir duruyoruz. Altını çizmenin önemli olduğunu düşünüyorum, camilere, dine, insanların inançlarına karşı bir duruşum yok — doğrusu kimsenin de bunlara karışmaması lazım. Ama sanki tam kapanmada camileri açık tutmayı seçerken tekelleri kapatmanın çok net bir mesajı var. Türkiye çeşitlilikle dolu bir ülke. Her yerimizden farklı kültürler ve inançlar fışkırıyor resmen. Ortaokulda bir yazı ödevimde Türkiye’yi aşureye benzetmiştim, o ödevden iyi bir not almıştım bu yüzden aynı metaforu burada da kullanıyorum. Nohuttan, nara farklı malzemelerden oluşan bu tatlı nasıl oluyor da bu kadar lezzetli oluyor? Denge. Tatlının içindeki hiçbir bileşenin neden orada olduğu, tadı, özelliği sorgulanmıyor. Peki tatlının içine başarılı bir şekilde fasulye sokmayı beceren bir millet, nasıl oluyor da farklı tercihleri, inançları gerçek hayatta aynı iştahla kucaklayamıyor? 

Aposto! 28 Nisan bülteninde çok güzel dile getirdi aslında: 

“Farklı yaşam & inanış biçimlerini, özgürlükleri, tercihleri, temel insani hakları sonuna kadar korumanın en büyük demokratik hedeflerden biri olduğuna inanan bir ekip olarak arka arkaya gelen ve bir salgın hastalığın bulaşma hızıyla ilgisini kavrayamadığımız kararları üzüntüyle izliyoruz, desteklemiyoruz.”

Sonuçta tekellerde virüsün daha hızlı yayılması gibi bir durum  yok. Rahatsız eden de alkol alamamaktansa, altı boş bir kararın ne kadar çabuk alınabileceğini ve uygulanabileceğini görmek. Eğer gerçekten bir nedeni varsa da, o neden halk ile paylaşılmadı. 

Sonuçta ne demiş şair

Herkesin hayatına kimse karışamaz. 


*Press Tv’de mikrofonu alıp bilgelik döken birey. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Bahar, Alkol ve Cody Mehmet Çatal

20lik Bülten Hazır!!

29 Nis 2021

Yasmin Güleç

YAZARLAR

Yasmin Güleç

Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR