
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Ukrayna'yı Nazizm'den arındırma" gerekçesiyle 24 Şubat'ta işgali başlatırken, başkent Kiev dâhil Ukrayna'nın tümünün ele geçirilmesini amaçlıyordu. Ukrayna'nın tümü Rusya topraklarına katılmayacak olsa bile hedef, Ukrayna hükümetine diz çöktürterek Rusya yanlısı bir hükümeti göreve getirmekti.

Rusya için işler planladığı gibi ilerlemedi. Batıdan büyük destek gören Ukrayna, işgale karşı başarılı bir direniş gösterdi. Belarus üzerinden Ukrayna'ya giren Rusya kuvvetleri Kiev'i kuşatsa da konvoyların havadan vurulmasıyla büyük hasar aldı. Köprülerin yıkılmasıyla büyük lojistik sıkıntılar yaşadı. Ukrayna, Rusya'yı kuzeyde başarıyla püskürttü.
Daha önce ilhak edilen Kırım ve savaştan önce de Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki Luhansk bölgelerinden açılan cephelerdeyse Rusya istediği kadar olmasa da ilerleme gösterebildi.
Geçtiğimiz ay Ukrayna topraklarının %15'ini oluşturan Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya'da yapılan ve uluslararası kamuoyu tarafından referandumlarla haritada kırmızı çizgilerle gösterilen bölgeler Rusya toprağı sayıldı. Bu bölgelerdeki insanlar da Rusya vatandaşı kabul edildi.
Öte yandan, kırmızı çizgilerin içinde kalan sarı bölgeler hâlâ fiili olarak Ukrayna'nın kontrolünde. Ukrayna ordusu zaman zaman yaptığı karşı saldırılarla kontrolündeki bölgeleri genişletiyor. Rusya ise saldırılarını kendi toprakları saydığı bu bölgelerde sıklaştırıyor. Özellikle nükleer santral bulunan Zaporijya'daki çatışmalar ve hava bombardımanları, nükleer sızıntı tehdidi sebebiyle büyük endişe yaratıyor.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Cephedeki gönüllü sağlıkçı Misha'yla röportaj, cephelerde son durum, ekonomik etkiler ve olası senaryolar
13 Eki 2022

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Çin, Haziran 2026’da yayımladığı yeni “Beyaz Kitap”la küresel yönetişim vizyonunu daha açık biçimde ortaya koydu. Pekin, BM’nin güçlendirilmesini, Küresel Güney’in karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmasını ve ticaret ile tedarik zincirlerinin önündeki engellerin azaltılmasını savunuyor. Bu yaklaşım, Çin’in ABD ile rekabetinde doğrudan bir hegemonya arayışından çok, ekonomik yükselişini sürdürebileceği daha çok kutuplu ve daha az korumacı bir düzen talebine işaret ediyor.

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.



