
Hani markete gidersiniz ve sebzeleri, meyveleri seçerken, çürük olmasa dahi “alışılmış” güzelliğin, yuvarlaklığın, sivriliğin dışında olanları kenara koyarsınız ya…Artık onlar da hayatımızda olmayı istiyorlar. Çünkü aslında içerik olarak hiç farkları yok ve hatta belki de daha pürüzsüz ve düzgün değil ama daha doğallar.
Bu trend, Amerika’da “mishappen” ya da “misfit” yani şekilsiz veya uyumsuz trendi olarak adlandırılmış. Sosyal medyanın insanlığa dayattığı güzellik normlarının aksine, çirkin yemek trendi bizi şekilci olmamaya ve içeriğe odaklanmaya çağırıyor.
Aslında bu akım ilk olarak 2019 yılında yükselişe geçmeye başlamış. Sonrasında Birleşmiş Milletler, sürdürülebilir üretimi teşvik etmek ve israfı azaltmak amacıyla 2021'i Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı olarak belirlemiş. Araştırmalara göre, COVID-19 krizinin birçok yan etkisinden biri, dünya genelinde çirkin gıdaların ticarileştirilmesinin olumlu gelişimine katkıda bulunan küresel meseleler hakkında artan farkındalık ve duyarlılık olmuş.
Bu akım bana biraz Wabi-Sabi felsefesini anımsattı. Wabi-Sabi, Japon kültüründe kusurların kabulü üzerine odaklanmış bir felsefe. Tamamlanmamış, kusurlu bir güzellik olarak da adlandırılabilir.
Açıkçası benim de bu anlamda yüksek bir farkındalığım olduğu söylenemez. Bu anlamda biraz şekilci davranıyor olduğumu düşünüyorum. Yine de bu yazıyı yazarken dahi bu anlamda biraz bilinçlendim ve bu yiyeceklerin çirkinden ziyade sevimli olduğuna karar verdim. Biraz görsel araması yapıp tecrübe edebilirsiniz. Sonuçta yemek yemektir, evet estetik olması, bir sanat eseri gibi görünmesi hepimizin hoşuna gidebilir ancak kusurların güzelliğine de bir şans vermeye değer belki de…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İçimdeki Dünya
İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



