aposto-logoCuma, 3 Şubat 2023
aposto-logo
Cuma, Şubat 3, 2023
Premium'a Yüksel

COP 27 gündemi

COP 27'de tartışma gündemini emisyon azaltım hedefleri ve finansman tartışmaları oluşturacak.

İlki 1995'te gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP - Conference of Parties), 6-18 Kasım tarihlerinde Mısır'ın El-Şeyh kentinde düzenlenecek. Bu yıl 27. si düzenlenecek olan konferansta, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (UNFCCC) taraf tüm ülkeler bir araya gelecek.

  • COP 27 neden önemli? Taraflar Konferansı, iklim değişikliği ve sonuçlarının küresel düzeyde katılımla –dünya liderleri, uzmanlar, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum ve medya– ele alındığı bir etkinlik olması ve ülkeleri bir arada hareket etmeye yönlendirmesi bakımından önem taşıyor. 
  • Hedef: Geçtiğimiz yıl Glasgow'da düzenlenen COP 26'dan bu yana yaşanan iklim krizi kaynaklı felaketler –kuraklık, kasırgalar ve yoğun sıcaklık– 1,5ºC hedefine bağlı kalmanın ve acil önlemleri derhâl uygulamaya geçirmenin önemini tekrar hatırlatıyor. COP 27'de, verilen taahhütlerin güçlendirilmesi ve bir an önce eyleme dönüştürülmesi hedefleniyor.
  • Afrika'nın COP'u: COP 27 , Mısır'da düzenlenmesi ve iklim felaketlerinden en çok etkilenen ülkelerin de bu kıtada yer almasından dolayı "Afrika COP"u olarak adlandırılıyor ve ele alınacak konuların bölgenin, gelişmekte olan ülkelerin hassasiyetlerini yansıtması bekleniyor. Bugün Doğu Afrika'da 17 milyon insan, iklim kriziyle bağlantılı, gıda güvencesizliği ile karşı karşıya.

Konferansın odağında 3 ana konu var: Emisyonların azaltımı, ülkelerin iklim değişikliğine karşı hazırlıklarının desteklenmesi ve gelişmekte olan ülkelere bu konuda sağlanan teknik-finansal desteğin güvence altına alınması. Cinsiyet, biyoçeşitlilik ve tarım gibi konular da konferansın diğer tematik tartışma başlıkları arasında yer alıyor. 

“Kayıp-hasar finansmanı” ve “emisyon azaltım” tartışması 

Gelişmiş ülkelerin endüstriyel faaliyetleri sonucu sıcaklık artışlarına neden olması ve buna dair mali sorumluklarını kabul etmemeleri ya da bu değişimden etkilenmeye açık savunmasız ülkelere tazminat teklif etmeye isteksiz olmalarına dayanan "kayıp-hasar finansmanı", iklim adaletiyle birlikte öne çıkan, önemli bir tartışma olarak hâlâ masada. 

  • Gelişmiş ülkeler , 2009’da verdikleri, 2020’de başlamak üzere iklim krizi karşısında kırılgan ülkelere yıllık 100 milyar dolar sağlama sözünü hâlâ yerine getiremedi. Söz konusu hedef, son olarak 2023’e ertelendi.

Gelişmekte olan ülkeler, finansman konusundaki taleplerini dile getirmeyi sürdürse de tartışmanın zemini, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve ABD-Çin arasındaki gergin ilişkiler neticesinde daha da kayganlaşmış durumda. Bu noktada, gelişmiş ülkelerin beklentisi de Çin, Hindistan, Brezilya gibi büyük endüstriyel aktörlerin kömürden çıkması yönünde yoğunlaşıyor. 

Öte yandan, COP 26’nın en önemli çıktıları arasında, iklim değişikliğine karşı verilen taahhütlerin yeterli olmadığı ve geliştirilmesi gerektiği yer alıyordu. Fakat; COP 26'dan bu yana, 193 ülkeden ülkeden yalnızca 24’ü güncellenmiş taahhütlerini sunmuş durumda. Ulusal Katkı Beyanlarının büyük kısmı da iklim değişikliğine katkısı görece daha az olan ülkelerden geliyor.

  • Küresel emisyonların %80'inden G20 ülkeleri sorumlu ve Birleşmiş Milletler Sentez Raporu'nun da gösterdiği üzere mevcut taahhütler her ne kadar daha güçlü gözükse de iddialı bir eylem planını henüz ortaya koymuyor.
  • Climate Action Tracker'a göre, Paris Anlaşması taraflarının mevcut taahhütleri, küresel ısınmayı, 2.3ºC ile sınırlayacak gibi gözüküyor. Oysa Paris Anlaşması'nın kırmızı çizgi hedefi, 2ºC. 

“Uyum finansmanı”

COP 26’da verilen taahhütlerden biri de ülkelerin emisyonlarını azaltmalarının ötesinde vatandaşlarını koruyabilmeleri için, gelişmiş ülkelerin en az iki kat uyum finansmanı sağlanması ve küresel uyum hedefi konusunda çalışma programının başlatılmasıydı. Bu noktada odakta, daha fazla kuraklık ya da deniz seviyesinin yükselmesi riski taşıyan bölgeler ön plana çıkıyor. Çalışma programı kapsamında, bu bölgelerin iklim değişikliğine uyum için daha gelişkin bilgi ve araçlarla donatılması önceliklendiriliyor. Pek çok paydaşın bu taahhüdün arkasında durması, daha çok uyum finansmanı öngören tartışmaların COP 27’de gündeme geleceğine işaret olarak gösteriliyor. 

Savaş bu süreci nasıl etkileyecek?

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında enerji ve gıda fiyatlarındaki artışları tedarik zincirlerindeki problemler takip etti. Bu durum iklim hedeflerini tartışmaların merkezine koymuş gibi gözüküyor. Uzmanlar, Almanya gibi iklim hedeflerinde öncü ülkeler hedeflerini kısa süreli askıya almak zorunda kalmış gibi gözükse de savaşın getirdiği enerji krizi karşısında en atılacak en ucuz ve sürdürülebilir adımların yenilenebilir enerjiye geçişle mümkün olduğunu söylüyor. Bu nedenle de iklim politikalarının önümüzdeki dönemde hızlanarak devam etmesi bekleniyor.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.

İlgili Başlıklar

iklim

kuraklık

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi

Mısır

El-Şeyh

Glasgow

COP 26

Afrika

COP 27

Doğu Afrika

Hikâyeyi beğendiniz mi?

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Nerede Yayımlandı?

🌍 COP 27'ye doğru

Yayın & Yazar

SEFiA İklim Gündemi

İklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilirliğin finansmanı alanlarındaki gelişmeleri-araştırma sonuçlarını derleyen ve her ayın birinci ve üçüncü haftalarının pazartesi günleri yayımlanan dijital gazete.

;