COP26 ve erişilebilirlik gündemi

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın 26'ncısı (COP26) bu sene 31 Ekim - 12 Kasım arasında Glasgow’da gerçekleşti. İklim krizinin etkilerinin azaltılması için politikaların tartışıldığı bu kritik konferansta erişilebilirlik de gündemdeydi. Engellilik bağlamında kapsayıcılığın konuşulduğu ilk COP’un erişilebilirlik sınavına değineceğimiz yazımıza başlamadan önce sürdürülebilirlik gündemini engellilik açısından ele aldığımız “Kapsayıcı Kentler İçin Yol Haritası” yazımıza göz atmanızı tavsiye ederiz.
Konferansta "erişilebilirlik"
Erişilebilirlik henüz daha konferansın başında, tekerlekli sandalye kullanıcısı İsrail Enerji Bakanı Karine Elharrar’ın rampalı bir giriş olmadığı için oturumlara dâhil olamaması ile gündeme geldi.
Fiziksel erişilebilirlik uygulamalarındaki bu tür eksikliklerin yanında çoğu oturumda işaret dili tercümanlarının bulunmaması ve konferans alanının karışık yapısı engellenen basın mensuplarının da konferansa dâhil olmasını zorlaştırdı. “Kimseyi geride bırakmama” ve "kapsayıcılık" söylemlerinin uygulamaya geçememiş olmasına üzüntüyle tanıklık ettik.
İklim krizi ve engelli bireyler
Buna paralel olarak engellilik alanında öncü bir uygulama ve araştırma merkezi olan Global Disability Innovation Hub'ın (GDI Hub) düzenlediği “Disability, Resilience and Inclusion In Our Cities” oturumunda engellenen bireylerin karar alma süreçlerinde yer almasının önemi tekrar vurgulandı.
Oturumda örneklerle engellenen bireylerin iklim krizinden daha derinden etkilendiğinin de altı çizildi. Ani sel baskınlarında suya dayanıklı olmayan yardımcı teknolojilerin gördüğü hasarlardan, hareket kısıtı olan bireylerin tahliye durumlarında yaşadığı zorluklardan, her an tetikte olma hâlinin yarattığı psikolojik etkilerden, işitme engelli bireylerin uyarı sinyallerini duyamamasından ve toplumsal bilinç eksikliğinden bahseden engellenen bireylerin yer aldığı bir video gösterildi.
"Erişilebilirlik" eğitiminin önemi
Oturumda konuşan European Disability Forum temsilcisi Gordon Rattray ise kapsayıcılık için atılması gereken adımları özetledi. Erişilebilirliğe ve erişilebilirliğin finansmanına yer açan yasal düzenlemelerin bölgesel ve ulusal düzeyde var olmasını ilk adım olarak belirten Rattray denetim yapılabilmesi için açık ve net kılavuzların gerekliliğini vurguladı. Bu denetimler sırasındaysa ceza sistemi yerine ödül ve kotaların olması gerektiğini ekledi. Ayrıca, altyapıların yenilenmesi için çalışan uzmanların erişilebilirlik konusunda eğitim almasının önemine değindi ve bu eğitimlerin tek seferlikten ziyade tekrar eden ve uzmanlığın bir parçası olarak değer gören içerikler olması gerektiğinin altını çizdi.
Asian Development Bank temsilcisi Manoj Sharma da iklim krizinden yoğun şekilde etkilenen Asya ülkelerinde yükselen trendlerin kentleşme, engellilik ve yaşlılık olduğunu belirterek iyi proje örneklerini sıraladı. Bu kapsamda toplu ulaşım erişilebilirliği ve erişilebilir yaşam alanları özelinde projelerden bahsetti. Pakistan’dan Gürcistan’a kadar farklı bölgelerde uygulanan projelerde ortak noktalar erişilebilirliğe bir finansmanın ayrılması ve engelli örgütleriyle ortak çalışılması olarak öne çıktı.
Ülkelere davet
COP26 sırasında, GDI Hub'ın oturumunun yanında, International Disability Alliance ve International Disability and Development Consortium katılımcı ülkeleri alınan önlemlerde engellenen bireylerin haklarını gözetmeye davet eden bir çağrı yayımladı. Bu çağrıda devletler iklim değişikliğinin engellilik özelindeki etkilerini ölçmeye, belgelemeye ve azaltmaya, bilgiye erişimde eşitliği sağlamaya, engellenen bireylerin karar alma süreçlerine dâhil olabilmesi için kapasite geliştirmelerine destek olmaya, çözüm üretmeye ve uluslararası ortaklıkları desteklemeye davet edildi. Ek olarak; devletlere, donör kuruluşlara, özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarına ve engelli örgütlerine öneriler sunuldu.
Kısacası, COP26 erişilebilirlik bağlamında her ne kadar biraz tatsız başlamış olsa da engellilik bağlamında mesajların verilmiş olması umut vadediyor. Öne çıkan ilkelerse her zamankiyle aynı:
Karar alma süreçlerine dâhiliyet, diyalog ve erişilebilirlik.
Umuyoruz ki önümüzdeki sene söylemlerin ötesine geçerek uygulamada da iyi örnekler ile karşılaşabiliriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftaki yazımızda COP26 İklim Zirvesi'ndeki erişilebilirlik problemlerini ve engellilik konusundaki mesajları ele alıyoruz.
16 Kas 2021

YAZARLAR

Erişilebilir Her Şey
Erişilebilir Her Şey daha erişilebilir bir yaşama adım atmak isteyen herkese verdiği koçluk ve eğitim hizmetleri ile çözümler sunan bir sosyal girişimdir.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Çin, Haziran 2026’da yayımladığı yeni “Beyaz Kitap”la küresel yönetişim vizyonunu daha açık biçimde ortaya koydu. Pekin, BM’nin güçlendirilmesini, Küresel Güney’in karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmasını ve ticaret ile tedarik zincirlerinin önündeki engellerin azaltılmasını savunuyor. Bu yaklaşım, Çin’in ABD ile rekabetinde doğrudan bir hegemonya arayışından çok, ekonomik yükselişini sürdürebileceği daha çok kutuplu ve daha az korumacı bir düzen talebine işaret ediyor.

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.




