COP27’de İkinci ve Son Hafta

Türkiye'nin yeni Ulusal Katkı Beyanı, toplumsal cinsiyet, su, enerji, sivil toplum, biyoçeşitlilik temalarında müzakereler
COP27’de İkinci ve Son Hafta

Kasım - Mazars Türkiye - COP27
Mazars Türkiye ile birlikte

Sürdürülebilir değerlerin yaratıcısı: Mazars Türkiye Vergi, muhasebe, denetim ve danışmanlık şirketi Mazars Türkiye , 2016'da başladığı sürdürülebilirlik raporlaması çalışmalarıyla öncelikle farkındalık yaratmayı ; ardından farkındalığın beraberinde getirdiği sorumlulukların altını çizmeyi ve son olarak kurumların sorumluluklarını yerine getirmeleri için aksiyona geçmelerini sağlamak üzere sürdürülebilirlik yolculuğuna başladı. Sürdürülebilirlik raporlamasının bir adım ötesine geçerek sektöründe üç sene üst üste entegre rapor çıkaran ilk firma olan Mazars Türkiye , entegre bakış açısını kurum kültürü hâline getirip küresel bir dönüşüm için etki alanını genişletiyor. Sürdürülebilirlik alanındaki farkındalığın artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla çıktığı sürdürülebilir değer yaratma yolculuğunda tüm paydaşlarıyla daha yakın bir iletişim hâlinde olmayı önemseyen Mazars Türkiye’nin, 2021 yılı Entegre Raporu ’na ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz. Dahası: EKOIQ Genel Yayın Yönetmeni Barış Doğru ve Mazars Türkiye Pazarlama ve İletişim Direktörü Barlas Hünalp, 18 Kasım’a kadar her gün saat 11.00'de COP27 gündemini sürpriz konuklarla Şarm El-Şeyh'den canlı yayınla değerlendiriyor. “COP27 Ekspres” yayınını kaçırmamak için burayı takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Yazar: Büşra Uçan

Bu hafta sırasıyla Toplumsal Cinsiyet, Su, Enerji, Sivil Toplum, Biyoçeşitlilik temalarında müzakereler gerçekleşti. 17 Kasım Perşembe ise “Çözümler” günüydü ve taraflar çözülemeyen konularda ortak bir yol bulmak için toplandılar.

Toplumsal Cinsiyet ve Su Günü

COP27'de ikinci haftanın ilk gününde iklim çözümlerinin temel itici güçleri olarak kadınların etkisi ve iklim krizinin su kaynakları üzerindeki kritik etkisi Şarm El-Şeyh'te gündemdeydi.

Toplumsal cinsiyet günü açılış oturumunda, Mısır Ulusal Kadın Konseyi Başkanı Dr. Maya Morsy tarafından Afrikalı Kadınların İklime Uyumlu Öncelikleri (AWCAP) girişimi duyuruldu ve başlatıldı. Bu inisiyatif, afetlerin ardından yardıma ihtiyacı olanların yaklaşık %80'inin kadın ve çocuklar olduğu ve kırsal kesimdeki yoksul kadınların doğal bir afet sırasında ölme olasılığının 14 kat daha fazla olduğu şeklindeki önemli bir içgörüden kaynaklanmaktadır. Morsy, "Kadınlar sadece iklim değişikliğinin kurbanları değil, aynı zamanda değişimin güçlü temsilcileridir ve liderlikleri kritik öneme sahiptir." dedi.

BM Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed, Afrika'daki kadınlara odaklanan bir etkinlikte kadınların ve kız çocuklarının iklim değişikliğine etkili bir şekilde uyum sağlayabilmesi için gerekli teknoloji ve eğitime erişmelerine destek olunması gerektiğinin altını çizdi ve şunları söyledi:

“İklim eylemi için çok basit ve etkili bir çözüm var. Kadınların ve kızların öne çıkmasına izin verin."

Actionaid isimli STK’dan Kenyalı iklim ve toplumsal cinsiyet uzmanı Lucy Ntongal, anavatanı iklim kriziyle başa çıkma konusunda yetenekli olsa da artık ayakta kalamayacaklarını söyledi. “Annelerin önceliği su, çünkü kocaları yeni meralar aramak için evden ayrılıyorlar. Anneler, kızlarını okuldan alıp su bulmak için kilometrelerce yürüyorlar.” diyerek durumun vahametini aktardı.

Kaynak: Sedat Suna/EPA

Aynı gün su günüydü ve oturumların açılışı Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ile ortaklaşa yürütülen “Suya Uyum ve Dayanıklılık Girişimi Eylemi” (AWARe) girişiminin açılışıyla başladı. Afrika'daki en savunmasız topluluklar ve ekosistemler için başlatılan programın amacı, su kaybını azaltmak, uyum için politika yöntemleri önermek, uygulamak ve iş birliğini teşvik etmek olarak açıklandı.

Günün devamında Afrika'dan şiddetli iklim değişikliği karşısında su sistemlerinin nasıl başarılı bir şekilde uyarlandığını vurgulayan başarı öyküleri sunuldu. Akıllı sulama, sel ve taşkından korunma ve yağmur suyu hasadı gibi uygulamalardan bahsedildi.

Hollanda Su Elçisi Henk Ovink, su konusunda, “Ya şimdi ya da hiç! Enerjide, gıda güvenliğinde, sağlıkta, ekonomide ve uluslararası iş birliğinde hep su temasını görüyoruz. Davranışlarımızı, tutumlarımızı, eylemlerimizi, yönetişimimizi ve su etrafında örgütlenme şeklimizi değiştirmeliyiz!” dedi.

Dünyadaki insanların yaklaşık yüzde 40'ı su kıtlığından etkileniyor. BM Genel Sekreteri'nin bu yılın başlarında belirttiği gibi, atık suyun yüzde 80'i arıtılmadan çevreye atılıyor ve afetlerin yüzde 90'ından fazlası suyla ilgili.

Mart 2023’te New York’ta BM Su Konferansı gerçekleşecek.

Enerji ve Sivil Toplum Günü 

Enerji gününde tartışmalar adil bir enerji geçişi için enerji sektörünü geliştirecek ve dönüştürecek yenilenebilir enerji kaynakları, akıllı şebekeler, enerji verimliliği ve enerji depolamanın oynayabileceği rol üzerine odaklandı. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'na (IRENA) göre, günümüzde küresel elektrik üretiminin %29'u yenilenebilir kaynaklardan geliyor ve karbon emisyonları artış eğilimini sürdürüyor.

COP27 devam ederken Bali'de gerçekleşen G20 zirvesinde, ABD ve Japonya liderliğindeki bir ülkeler koalisyonu, Endonezya'nın kömüre olan bağımlılığını keskin bir şekilde azaltmak ve Güneydoğu Asya’yı yenilenebilir enerjiye geçirmek için 20 milyar dolar yatırım yapacaklarını duyurdu. İstatistiklere göre Endonezya, dünyanın en büyük kömür tüketicilerinden biri ve dünyanın en büyük beşinci sera gazı yayıcısı.

Bilim insanı ve IPCC üyesi Jim Skea, IPCC raporlarının, 1.5 senaryosunu ulaşılabilir kılmak için kısa vadede kömür kullanımında "ileri", petrol kullanımında “orta” ve gaz kullanımında ise “mütevazı” düşüşler olması gerektiğini açıkça belirttiğinin altını çizdi.

BM Çevre Programı (UNEP) başkanı Inger Andersen şunları söyledi:

“Glasgow'dan bu yana geçen bir yıl, iklim eyleminin ertelendiği bir yıl oldu. 2030'a kadar emisyonları yüzde 30 ila 45 oranında azaltmamız gerekiyor, ancak COP26'dan bu yana yüzde bir azalttık. Daha gidilecek çok yolumuz var.”

IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, enerji sistemlerinin gelecekte büyük ölçüde yenilenebilir kaynaklardan, ayrıca yeşil hidrojen ve biyokütlenin sürdürülebilir kullanımından karşılanacağını açıkladı. Yenilenebilir enerjinin, fosil yakıt sektöründeki eşit yatırımın yapabileceğinden üç kat daha fazla istihdam yaratabileceğini ve ülkelerin GSYİH'sine daha fazla katkıda bulunabileceğini de sözlerine ekledi.

Salı aynı zamanda COP27'de "Sivil Toplum" Günü'ydü. COP27’de sivil toplumun sesi özellikle fosil yakıtların üretiminin ve kullanımının kaldırılması yönünde duyuluyor. Özellikle bu sene rekor sayıdaki fosil yakıt lobicilerinin konferansa alınmaması gerektiğini savunan sivil toplum ve iklim aktivistleri, “Nasıl ki tütün üreticileri sağlık konferanslarında kendilerine yer bulamazlar, iklim konferansında da fosil yakıt lobicilerinin yeri yok.” diyerek eleştirilerini sundu.

Geçen hafta Urgewald (kâr amacı gütmeyen çevre ve insan hakları örgütü) diğer 50 STK ortağıyla birlikte, küresel petrol ve gaz üretiminin %95'ini oluşturan 901 şirketi kapsayan halka açık bir veri tabanı olan yıllık 2022 Küresel Petrol ve Gaz Çıkış Listesi'ni (Global Oil & Gas Exit List) yayımladı. Rapor, petrol ve gaz endüstrisinin %96'sının büyümeye devam ettiğini ve pek çok finansal kurum ve bankanın, “Net-Sıfır" taahhütleri imzalamış olsa bile ilgili yatırımları yapmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Şu anda Afrika'da petrol ve doğal gaz arama çalışmaları için şirketler tarafından yaklaşık 5 milyar dolar harcandığını söyleyen Schuecking, bunu özellikle kıtadaki yenilenebilir enerji potansiyeli dikkate alındığında israf olarak nitelendirdi.

Afrika Kalkınma Bankası Başkanı Akinwumi Adesina ise oturum aralarında yaptığı konuşmada, "Afrika, elektriğe erişimi olmayan 600 milyon kişiye elektrik sağlamak için yenilenebilir enerjinin yanında doğal gaza da sahip olmalı." dedi. Afrika doğal gaz üretimini mevcut seviyelerin üç katına çıkarsa bile, küresel emisyonlara katkısının yalnızca %0,67 artacağını söyledi. Yenilenebilir kaynakların kesintili doğası göz önüne alındığında, elektrik arzını dengelemek için Afrika’nın doğal gaza ihtiyaç olduğunu söyledi.

Biyoçeşitlilik Günü

Bilim insanları, dünyadaki yaşamın altıncı toplu yok oluşunu sürdürdüğüne ve 1 milyon türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dair uyarıyor.

Biyoçeşitlilik gününde COP27 Başkanlığı, restorasyon, koruma ve sürdürülebilirlik yoluyla 2,4 milyar hektara kadar sağlıklı doğal ekosistemi güvence altına almak amacıyla "ENACT - İklim Dönüşümü için Doğaya Dayalı Çözümlerin Geliştirilmesi" girişimini başlattı. Girişim aynı zamanda doğaya dayalı çözümlerden yararlanarak 1 milyar savunmasız insanın korunmasını ve dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.

Yaklaşık 30 ülkeden bakanlar, Kanada ve Çin'in ortaklaşa düzenlediği bir yan etkinlikte “2020 sonrası biyoçeşitlilik çerçevesi” olarak bilinen doğa anlaşması taslağını görüşmek üzere Şarm El-Şeyh'te bir araya geldi. Anlaşma için mali destek de dahil olmak üzere, müzakerelerdeki tıkanma noktaları hükümetler tarafından tartışıldı. BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi başkan yardımcısı David Cooper, "İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybının en büyük itici güçlerinden biri." dedi.

COP27 iklim zirvesinden iki hafta sonra (7-19 Aralık) Kanada'nın Montreal kentinde COP15 Biyoçeşitlilik Konferansı'nda gerçekleşecek ve burada hükümetler, biyoçeşitlilik kaybını önleme konusunda gelecek on yılın hedeflerini müzakere edecek. Paris Anlaşması'nın mimarları, COP15 Biyoçeşitlilik Konferansı'nda dünya liderlerini anlaşmaya varmaya çağırırken, ekosistemleri korumadan ve eski hâline getirmeden küresel ısınmayı 1,5C ile sınırlamanın imkânsız olduğu konusunda uyarıda bulundu.


Çözümler Günü ve Haftanın Öne Çıkan Diğer Gelişmeleri

Perşembe günü Çözümler Günü'ydü. Perşembe sabahı yayımlanan COP27 kararları anlaşmasının ilk taslağı, küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlama hedefini koruyor. Ancak müzakerelerdeki en çekişmeli konuların birçoğunu çözümsüz bırakıyor. En tartışmalı noktalar arasında, GSYİH'si düşük olan ülkelerin önemli bir talebi olan iklim kaynaklı felaketlerin etkisini hâlihazırda hisseden yoksul ülkeler için yeni bir “kayıp ve hasar” fonunun kurulup kurulmayacağı konusu var. Taslakta fon için tartışmaların başladığı yer alıyor ancak oluşum ile ilgili bir yol haritası henüz yok.

Taslak metinden memnun olmayan Uluslararası STK’lar, Mısır Başkanlığını taslağı geri çekmeye ve yeniden yazmaya çağırdı.

  • G77 ülkeleri baş müzakerecisi ve selden zarar gören Pakistan'dan bir diplomat olan Nabeel Munir, "Kayıp ve hasar konusunda anlaşamazsak, o zaman bu COP'un başarılı bir COP olmayacağını düşünüyorum" dedi. BM Genel Sekreteri Guterres "Dünya çapında gördüğümüz kayıp ve hasarın ölçeğini kimse inkâr edemez. Dünya gözlerimizin önünde yanıyor ve boğuluyor." dedi. Ancak ABD dahil olmak üzere zengin ülkeler, sera gazı emisyonlarına tarihî katkılarından dolayı kendilerini sınırsız sorumluluğa maruz bırakabileceğinden korkarak yeni bir kayıp ve hasar fonu oluşturulmasına karşı çıktılar.
  • ABD Özel İklim Elçisi John Kerry, perşembe günü Çin'den mevkidaşı Xie Zhenhua ile dünyanın en büyük iki emisyon yayıcısı arasındaki potansiyel iklim iş birliğinin bir işareti olarak kapalı bir toplantı gerçekleştirdi. Kerry toplantıdan ayrılırken, "İlerleme kaydediyoruz. Bırakalım görüşmeler devam etsin," dedi.
  • Norveç Çevre Bakanı Espen Barth Eide Reuters'e verdiği demeçte, Brezilya'nın Amazon yağmur ormanlarını korumak için Norveç destekli bir fonun "1 Ocak'tan hemen sonra" yeniden başlayacağını söyledi. Yağmur ormanlarının korunması için 542 milyon dolar içeren Amazon Fonu, mevcut başkan Jair Bolsonaro tarafından dondurulmuştu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP27’de Bakanlar toplantısında yaptığı açıklamada Türkiye’nin güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı (NDC) hedefini duyurdu. Kurum’un açıklamasına göre Türkiye’nin 2030 yılı için %21 artıştan azaltım hedefi %41’e yükseldi. Kurum, “Yaklaşık 500 milyon ton emisyon azaltımı yapmış olacağız.” dedi. 2038 yılı ise emisyonların tepeye ulaşacağı nokta olarak belirlendi. COP27’de tanıtılan, İstanbul Politikalar Merkezi’nin (IPM) yeni hazırladığı “Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: Sektörel Fayda Maliyet Analizi” isimli raporuna göre enerji, ulaşım, binalar, sanayi ve diğer üretici sektörlerde bu dönemde 101 milyar dolar yatırım maliyetiyle Türkiye 2050’de net sıfır emisyona ulaşabilecek.

Bakan Kurum, Kaynak: AA

  • Avrupa Birliği, 2030 yılına kadar emisyonları azaltma planlarını %55’ten %57’ye çıkararak iklim taahhütlerini güncelledi. AB iklim politikası şefi Frans Timmermans, "Burada veya başka bir yerde, kimsenin AB'nin geri adım attığını söylemesine izin vermeyin." Taahhüt, AB’yi yüzyılın ortasına kadar karbon nötr hâle getirmeyi amaçlayan 'Fit for 55' paketinin bir parçası.
  • Internal Displacement Migration Centre’a göre, 2021'de yaklaşık 23,7 milyon insan, çoğu aşırı hava koşullarıyla ilgili afetlerin bir sonucu olarak, ülke içinde geçici olarak evlerinden oldular. Dünya Bankası'na göre, iklim değişikliğiyle başa çıkmak için ciddi ve hızlı adımlar atılmazsa, 2050 yılına kadar yaklaşık 216 milyon insan ülke içinde iklim göçmeni olabilir.
  • Birleşik Arap Emirlikleri yenilenebilir enerji şirketi Masdar ve ortakları çarşamba günü, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde (SCZONE) 2 giga watt yeşil hidrojen üretim projesi geliştirmek için Mısır devlet destekli kuruluşlarla bir çerçeve anlaşması imzaladıklarını söyledi.

Görüşmelerin tamamlanması 20 Kasım Pazar gününe kadar uzayacak gibi görünüyor. Gelecek hafta COP27 çıktılarının değerlendirmesine yer vereceğimiz yeni sayıda görüşmek üzere.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

COP27COP27

BÜLTEN SAYISI

COP27’de İkinci ve Son Hafta

Türkiye'nin yeni Ulusal Katkı Beyanı, toplumsal cinsiyet, su, enerji, sivil toplum, biyoçeşitlilik temalarında müzakereler

19 Kas 2022

Mazars Türkiye ile birlikte
AA

YAZARLAR

COP27

COP27'den gelişmeler, yorumlar ve analizler.

İLGİLİ OKUMALAR