Cumhurbaşkanının AYM Üyelerini Aradığı İddiası

Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan Halkların Demokratik Partisinin kapatılmasına ilişkin dava kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, partinin hazineden aldığı yardımın yatırıldığı banka hesabına bloke konulmasını talep etmiş, Anayasa Mahkemesi de 5 Ocak’ta hesaba bloke konulması yönünde tedbir kararı vermişti.[2] Bu karar 9 üyenin oyuyla alınmış, 6 üye ise karşı çıkmıştı. Parti tarafından bu tedbir kararının kaldırılması yönünde yapılan başvuruyu değerlendiren Mahkeme davalı partinin savunmasını da aldıktan sonra 9 Mart 2023 tarihinde tedbir kararının kaldırılmasına karar verdi.[3] Bu karar ise 7 üyenin karşı oyuna rağmen 8 üyenin oy çokluğuyla verildi. Bu iki karar arasında, iki üyenin fikrini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu haberde yer alan açıklamaların da bu üyelerden birine ait olduğu anlaşılmaktadır.
Haberde iddia edildiğine göre tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın ardından Cumhurbaşkanı tedbirin kaldırılması yönünde oy kullanan üyeleri arayarak “Size çok güveniyordum. Hesaplardaki blokenin kaldırılması yönünde nasıl oy kullanırsınız?” diye sordu. Bu habere ilişkin herhangi bir yalanlama yapılmadı. Eğer haber doğruysa bir yüksek yargıcın verilen bir karar nedeniyle yürütme organının başındaki kişi tarafından aranarak kullandığı oy nedeniyle sorgulanmasının yargıya müdahale teşkil ettiğinde kuşku yoktur. Böyle bir müdahalenin devam eden bir parti kapatma davasında gerçekleşmesi ise durumun vahametini daha da artırmaktadır. Zira seçimlere yaklaşırken verilecek bir parti kapatma kararının seçimin sonuçlarını da etkileme potansiyeli bulunmaktadır.
Hukukun üstünlüğünün temel unsurlarından birisi hatta en önemlisi yargı bağımsızlığıdır. Yargının bağımsız olmadığı bir ülkede hukuk anlamını yitirir. Hukuk önünde eşitlik ilkesi uygulanamaz hale gelir. Yargının bağımsız olmadığı bir yerde hukuk ve yargı hakların ve adaletin güvencesi olamaz, aksine keyfiliğin ve zorbalığın aracına dönüşür.
Türkiye’de yargı bağımsızlığı her zaman sorunlu olagelmiş ise de son on yılda hukuk devletinin erozyonuna yönelik en temel sorunun, yargının yapısal bağımsızlığına yönelik müdahaleler olduğu tüm bağımsız gözlemcilerce dile getirilmektedir. Yargı kurulunun (HSK) ve yüksek mahkemelerin yapısına yönelik müteaddit anayasal ve yasal değişiklikler, darbe teşebbüsünden sonra mevcut yargıçların üçte birinin ihraç edilmesi ve yeni yargıç atamalarında koşulların kolaylaştırılarak çok sayıda yeni yargıç atanması sonucu yargının yürütme karşısındaki yapısal bağımsızlığı ciddi ölçüde zayıflamıştır.
Ancak bu haber sorunun sadece yapısal olmadığını, doğrudan yargıçlara ve kararlara yönelik müdahalelerin de söz konusu olabileceğini göstermektedir. Bu tür müdahaleler sadece adaletsiz kararların verilmesine neden olmakla kalmaz, aynı zamanda siyasal sonuçlar da doğurur. Geçmişte Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal edilmesi, Anayasa referandumunda mühürsüz oyların geçerli sayılması gibi tartışmalı kararlar siyasi sonuçlar da doğurmuştur. Seçim sürecinde Yüksek Seçim Kurulu, Erdoğan’ın üçüncü kez aday olup olmayacağı, bakanların istifa etmeden milletvekili adayı olup olamayacağı gibi kritik konularda kararlar verecektir. Verilecek kararların her türlü müdahale kuşkusundan uzak olması gerekir. Böyle bir kuşku demokratik meşruiyeti tartışmalı hale getirir.
Bir yüksek yargıcın, verdiği karar nedeniyle yürütme tarafından sorgulandığı yönündeki beyanları tarihi bir öneme sahiptir. Bu iddiaların araştırılması ve doğru olduğunun tespit edilmesi halinde de hukuki süreçlerin başlatılması gerekir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Cumhurbaşkanının AYM Üyelerini Aradığı İddiası, Anayasa Mahkemesi HDP’nin Sözlü Savunmasının Ertelenmesi Talebini Reddetti, 2022 MFRR Medya ve Basın Özgürlüğü İhlalleri İzleme Raporu, Hükümetin Dolarla İmtihanı Devam Ediyor.
03 Nis 2023

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR


