Osmanlı Devleti’nde ilk Sağır, Dilsiz ve Âmâ Mektebi 1889 yılında, II. Abdülhamid devrinde Cağaloğlu’nda açılmıştı. İki yıl sonra buna körler sınıfı da eklenmişti. İkinci okul ise 1910 yılında, ama bu kez İstanbul’da değil Merzifon Amerikan Anadolu Koleji içerisinde kuruldu. Ancak I. Dünya Savaşı nedeniyle uzun süre faaaliyetini sürdüremez ve 1917’de kapandı.
Cumhuriyet dönemine gelindiğinde sağır ve dilsizler için ilk okul İzmir Dilsiz Mektebi adıyla açılmıştı. Karşıyaka’daki İplikçizade Köşkü’nde (kendisi de sağır ve dilsiz olan) Albert Carmona, kurduğu bu okulu Cumhuriyet’in ilanının ardından devlete devretti.
Böylece 1924 yılında duyma, konuşma ve görme engelliler için Cumhuriyet’in ilk okulu açılmış olur. İlk eğitime başladığında 24 olan talebesi 1937’ye gelindiğinde 115’e çıkmıştı. Yine aynı sene İzmir’de okuldaki öğrencilerin sosyal bazı eksikliklerini giderebilmek için bu alandaki ilk dernek olan Sağır, Dilsiz ve Körler Himaye Cemiyeti açılmıştı. Okulda öğrencilere “Methode Orale” denilen Konuşma Yöntemi ile konuşma eğitimi verilmesinin yanı sıra marangozluk, kunduracılık, terzilik, demircilik gibi pek çok atölye de vardı. Görme engellilerde oluşan müzik grubu ise şehirde birçok konser veriyor, sergiler düzenliyorlardı.
Görme engelli öğrencilerden oluşan müzik grubu, 1938
Okul sık sık bu faaliyetleriyle gündeme gelse de 1930’larda ilginç bir olayla kendisinden söz ettirdi. İddialara göre 1934 yılının şubat ayında 8’i İstanbul, 4’ü İzmir’den olmak üzere “12 dilsiz”, okul ilk açıldığından beri müdürü olan Doktor Necati Kemal Bey’i öldürmeye teşebbüs etmişti. Bu kişiler okula giderek Necati Kemal Bey’i aramışsa da bulamamış, suikasti okulun idare müdürüne itiraf etmişti.
Bundan bir süre önce İstanbul Dilsizler Cemiyeti’nden İzmir’e giden grup arasında yer alan Küçük Mustafa isimli bir kişi ise Milliyet gazetesine verdiği beyanatta; İstanbul’da iş bulamamaları yüzünden İzmir’e gittiklerini, İzmir’deki okuldan mezun oldukları için Necati Kemal Bey’den yardım istemeyi düşündüklerini söylemişti. İstanbul Dilsizler Cemiyeti Reisi Süleyman Sırrı Bey bu haberi alır almaz İzmir’e gitmiş, Necati Kemal Bey’in öğrencileri dövdüğünü, onlara eziyet ettiğini ileri sürerek aleyhinde dava açmıştı.
1950’lere gelindiğinde artan öğrenci sayısı karşısında Karşıyaka’daki okul yetersiz kalınca duyma engelliler için Alsancak’taki eski bir İngiliz hastanesi “İzmir Sağırlar Okulu”na dönüştürüldü. 40 yıl boyunca burada varlığını devma ettiren okul, 1992’de Bornova’ya taşındı. Bir zamanlar Mustafa Kemal’in de kaldığı İplikçizade Köşkü ise -tahmin edebileceğiniz gibi- yıkılarak yerine apartman dikildi!🙄
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Göktuğ İpek
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR






