Deprem bölgesi: Kadınlar ve çocukların son durumu ne? Neler yapabiliriz?

Depremin ardından kadınlar ve çocukların öncelikli ihtiyaçlarını, orta ve uzun vadede yapılabilecekleri Uçan Süpürge Vakfı Proje Koordinatörü Ceren Kurt ile bir araya getirdik.
Deprem bölgesi: Kadınlar ve çocukların son durumu ne? Neler yapabiliriz?

17 Şubat - Hayata Destek Derneği
Hayata Destek Derneği ile birlikte

Deprem bölgesinde Hayata Destek olun Hayata Destek Derneği kendisine yapılan bağışlarla deprem bölgesinde öncelikle barınma, temiz suya erişim, hijyen koşullarının iyileştirilmesi için çalışıyor. Nedir? Hayata Destek Derneği 2005’ten bu yana Türkiye ve çevre bölgelerde afetlerden etkilenenlerin temel hak ve ihtiyaçlarına erişimini sağlıyor. Hayata Destek Derneği depremlerden ciddi zarar gören Hatay’da afetin ilk gününden bu yana acil yardım operasyonu yürütüyor; Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya’da da saha operasyonunu başlatmaya hazırlanıyor. Afet yönetimi kapsamında mevcut öncelik; geçici barınma alanlarında su, sanitasyon ihtiyacına cevap verecek seyyar tuvalet, lavabo, su tankı gibi gereksinimleri temin etmek ve bu malzemelerin bakım ve kullanım koşullarını iyileştirmek. Dernek ayrıca barınma alanlarına çadır, jeneratör desteği sağlıyor, bunun yanında temel ve sürekli ihtiyaçlar olan gıda, hijyen malzemelerinin dağıtımını planlıyor. Hayata Destek, depremden etkilenen çocuk ve yetişkinlere yönelik psikolojik destek programı da oluşturuyor. Hayata Destek’i desteklemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir; kredi kartı, destek kartları veya banka havalesi yoluyla bağışta bulunabilirsiniz. Ayrıca bir kurum ya da bir topluluk olarak deprem bölgesine destek için Hayata Destek üzerinden kampanya açılabiliyor, kampanyanın etkisi derneğin sunduğu veriler üzerinden takip edilebiliyor. Deprem için bu bağlantıdan destek olabilirsiniz . Bu link üzerinden düzenli destek sağlayabilirsiniz .

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Ceren Kurt & İlkim Emirler

Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından etkilenen 10 ilde halk dayanışması ve desteği ile depremzedelere yönelik çalışmalar devam ediyor. Arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarının da devam ettiği bölgede depremzedelere yardımlar da sürüyor. Büyük çoğunluğu şehirleri terk ederken bölgede kalan depremzedeler için de çadır ve konteyner kentler kuruldu. Deprem bölgesinde halk dayanışmasının organize olduğu birçok dernek, STK, vakıf ve koalisyon bulunuyor. İhtiyaçlara göre organize olan bu kurumlar, depremzedelere neredeyse her alanda destek vermeye çalışıyor. Sahadaki kadın dernekleri de depremzede kadınlara ve çocuklara ihtiyaçları konusunda destek veriyor. 

Geçtiğimiz günlerde kadın dernekleri ve STK’ları ile bir dayanışma toplantısı düzenledi. Toplantıda kısa vadeli çalışmaların yanında orta ve uzun vadede gerçekleştirilebilecek çalışmalara ilişkin de konuşuldu. Toplantıya katılan birçok kurum, sahadaki deneyim ve gözlemlerini de paylaştı. 

  • Öncelikli ihtiyaçlar: Dernekler bölgede kadınların ve çocukları öncelikli ihtiyaçlarının atlet, iç çamaşırı, hijyenik ped, polar ve şal gibi kalın giysiler olduğunu bildirdi. Ayrıca bölgede yemek pişirilmeye başlaması nedeniyle un, bulgur, makarna gibi paketli gıdaların da bölgeye gönderilebileceğini aktardı. Doğal gaz kesintilerinin devam etmesi ve havanın soğuk olması nedeniyle çadır değil konteynerlere ihtiyaç duyulduğu, bölgelere elektrik verilmeye başlaması nedeniyle de elektrikli ısıtıcıların gönderilebileceği belirtildi. Kullanılan iç çamaşırı ve çorapların atıldığı; bunun önüne geçmek için de çamaşırhanelerin kurulması gerektiği belirtiliyor. 
  • Psikolojik destek: Merkez bölgelerden başlayarak köylere de ulaşacak şekilde psikolojik destek ihtiyacı olduğunu vurgulayan dernekler, genç depremzedelerle, genç kadın insiyatiflerinin kurulması gerektiğini aktarıyor. Bölgede çalışanların da yas yönetimi ve psikososyal desteğe ihtiyacı olduğu belirtiliyor. Ayrıca travma ile baş etme yöntemi olarak çocuk yaşta erken ve zorla evliliğin artabileceği konuya ilişkin farkındalık eğitiminin verilmesinin önem taşıdığı bildiriliyor. Bölgede uyuyamama, sürekli ağlama, kabus görme gibi sorunların yaşandığı belirtiliyor.  
  • Mültecilere destek: Deprem bölgelerinde mültecilerin Türkçe konuşma eğiliminde olduğu, sosyal medyada konuya ilişkin bilgi kirliliğinin yoğun olduğu belirtiliyor. Devletin mültecilere yönelik bir desteği olmadığı, 99 ile başlayan kimlik numarasına sahip kişilere hiç yardım gelmediği de ifade ediliyor.
  • Göç çalışmaları: Bölgedeki nüfusun ülkenin farklı illerine göç etmesi nedeniyle düzenlemelerin yapılması gerektiği, özellikle göçün gerçekleştiği bölgelerde kadınlara iş imkanı sağlanması için çalışılması gerektiği belirtiliyor. Her ilde kadın örgütlerinin güçlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
  • İstenmeyen gebelik: Gebelik önleyici yöntemlerin, üreme sağlığı kitlerinin bölgeye ulaşması gerektiği; bölgede durumların hızla değiştiği ifade ediliyor. Deprem bölgesinde kadınların %15’inin istenmeyen gebelik yaşama riskinin bulunduğu ifade ediliyor.
  • Engelliler: Bölgedeki kadınların ve kız çocuklarının en az %6’sının engelli olduğu, işitme cihazı, tekerlekli sandalye, mesane pedleri, yetişkin bezleri ve sonda gibi ürünlere ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Görme engelliler için toplanma alanları ve yardımların yazılı hâle getirildiği aktarılıyor.
  • Bakanlığın engeli: STK’ların endişelerinden biri de “devletle karşı karşıya gelmek”. Devletin STK’lara set çektiği ifade ediliyor. Bazı dernekler ve vakıflar İçişleri Bakanlığı ve/veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden AFAD dışında yardım yapılamayacağına ilişkin yazı aldıklarını, ellerine ulaşan yardımların bildirilmesi için çok kısıtlı bir süre verildiğini ve yardımları AFAD’a iletmeleri gerektiğini aktarıyor. Koordinasyonun ciddi bir problem olduğunu ifade eden dernekler, birlik olunması gerektiğini vurgulamakta. AFAD gönüllülerinin bir kısmında çok fazla bilgi eksikliği olduğu, bu nedenle gönüllü eğitimi yapılması gerektiği belirtildi. Toplantının ardından şikayetin dile getirilmesi üzerine alınan bir meclis kararıyla dernek, kurum ve STK'ların da bağış toplamasına izin verildiği aktarıldı. 
  • İstismar: Yardım alan kadınlara yönelik cinsel istismar teşebbüsünün bulunduğu aktarılıyor. “Seni bir kere öpeyim fazladan battaniye vereyim” gibi taleplerle kadınların tacize maruz kaldığı, sahadaki kadınların güvenliği olmadığı belirtiliyor. Hak ihlallerine ilişkin çalışmaların gerçekleştirilmesi gerektiği, sınır bölgelerinde kadınların ve çocukların istismar ve tacize maruz kaldığı bildiriliyor. Üniversitelerin uzaktan eğitim geçmesinin uzun vadede kadınların evde şiddete maruz kalmasına yol açacağı vurgulanıyor.

Kadın dayanışma çadırı: Yeniden inşa

Uçan Süpürge Yerel Kadın Muhabirler Ağı muhabirlerinden Ezgi Oğraş, Hatay’ın Defne ilçesinde kadınlara ve çocuklara destek olmak için kadın dayanışma çadırları kuran Kadın Savunma Ağı gönüllülerinden Esma Çağlak ile görüştü. Toplumsal cinsiyet odaklı yardımlarını sürdüren kurum, doğal afet sonrasında yaşanan eşitsizliklere ve zorluklara dikkat çekti. 

Kadınlar şiddet gördüğü eşleriyle aynı çadırda yaşamak zorunda kalıyor.

“Kadınlar bu toplumsal felaketten en çok etkilenen kesimlerden biri. Deprem öncesi aynı evde yaşayıp şiddet gördüğü eşiyle, ağabeyiyle deprem sonrası aynı arabada ya da çadırda yaşamak zorunda kalıyor. Deprem gibi afetlerde kadınlar toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklı çeşitli ikincilleştirmelere maruz kalabiliyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı çocuk ve hasta bakımından kadınlar sorumlu olarak görüldüğünden çocuk bezi ve hasta bezi bulmak çoğu zaman kadınlara kalıyor. Bu nedenle çadır alanlarında kadınların kendilerini rahatça ifade edebilecekleri, ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri güvenli alanlar yaratmak önemli.”

Çağlak, kadınların taleplerini gidermek için çeşitli araç ve mekanizmalar geliştirmeye devam ettiklerini ifade ederek “Deprem bölgesinde kadınların ped gibi hijyen ürünlerini talep ederken yaşadığı zorluğu, erkekler kadar rahat dışarı çıkamadığı için çeşitli yardımlara ulaşamama sorununu gözlemleyebiliyoruz.  Kadınların duygusal yüklerinin arttığı bir durum var. Dolayısıyla gebe kadınların düşük yapma ihtimali ve stres sebebiyle sütten kesilme riski artıyor. Antalya, Mersin ve Adana gibi deprem bölgesine yakın yerlere göç edip yaşamını yeniden kurmaya çalışırken kadınların yükü oldukça fazla.” diye konuşuyor. Çağlak sözlerini şöyle noktalıyor:

“Halk düşmanlığının sonucu olarak yaşadığımız bu yıkım göz göre göre yaşanmış bir katliamdır. Ancak bu yıkımın içinde halk olarak birbirimizden başka kimsemizin olmadığını, kendi gücümüzle yaşamı yeniden inşa etme kapasitesine sahip olduğunu biliyoruz ve elbette bu feminist bir yaşam olacaktır.”

Fotoğraf: Kadın Savunma Ağı

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Büyük Kahramanmaraş Depremi: Durum tespiti

Depremlerde can kaybı 38 bin 44'e yükseldi. Akşener, deprem yayınlarına hükümetin RTÜK eliyle müdahale edeceğini belirterek "Felaketin boyutlarını milletimize ulaştırmak suç değil, durum tespitidir" dedi.

17 Şub 2023

Fotoğraf: Kaan Walsh

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

18 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta