Deprem Sonrası Sivil Toplum ve Artan Baskılar

Deprem sonrası sivil topluma baskılar, çoğunlukla afetzedelerin ihtiyaçlarının karşılanması ve toplumsal düzenin yeniden oluşturulması için çalışan sivil toplum örgütleri üzerinde yoğunlaştı ve hala sürüyor.
Deprem Sonrası Sivil Toplum ve Artan Baskılar

Afetzedelerin ihtiyaçlarının hızlı ve etkili bir şekilde karşılanması için sivil toplum örgütleri, hükümetin yetersiz kaldığı arama kurtarma çalışmaları ve acil temel ihtiyaçların karşılanmasında nispeten hızlı ve etkili girişimlerde bulundu. Ancak, bölgeden gelen haberler gösteriyor ki sivil toplum örgütlerinin çalışmaları hükümetin çıkarlarına, özellikle Hükümetin ‘reklamlarına’ ters düştüğü için sistematik şekilde engelleniyor ve sonlandırılıyor.[2] 

Bununla birlikte, sivil toplum örgütleri, afetzedelerin haklarını savunmaya devam etmek için Whatsapp ve Twitter üzerinden örgütlenerek afetzedelerin haklarını aramaya ve yardım kampanyaları organize etmeye devam ediyorlar. Bu süreçte arama kurtarma çalışmalarının sona ermesi ile, sivil toplum kuruluşları, ulusal ve uluslararası kaynaklardan aldıkları desteklerle toplumsal hayatın yeniden oluşturulması için çalışmalara başladılar.[3]

Deprem sonrasında, sivil toplumun güçlü ve örgütlü bir şekilde hareket ettiğine şahit olduk. Bu süreçte, detaylı bir yardım ve dayanışma kampanyası başlatıldı. Elbette, yardımların koordinasyonuyla ilgili bazı zorluklar yaşandı; ancak farklı konularda uzmanlaşmış sivil toplum kuruluşları, örneğin hayvan, kadın, LGBT+, yaşlı, engelli, öğrenciler gibi kategorilere ayrılmış olanlar da dahil olmak üzere, toplumun hiçbir kesiminin geride kalmaması için yoğun bir yardımlaşma ve örgütlenme dönemi yaşandı.[4]

Seçim atmosferinin başlamasıyla birlikte, İstanbul'da meydana gelebilecek bir depreme hazırlıklı olup olmadığımız konusunda yapılan siyasi açıklamaların sayısı azalmaya başladı. Ancak İstanbullu sivil toplum kuruluşları, bu konuda farkındalıklarını seçim sürecinde de yüksek tutmaya çalışarak bir çağrıda bulundu. Afete Karşı Semt Dernekleri ve Dayanışma İnisiyatifleri Koordinasyonu (AKİK) adlı 27 sivil toplum kuruluşu, "Mevcut iktidar ve parlamentonun deprem meselesine ilgi göstermediğini ve İstanbulluların adeta kaderlerine terk edildiğini" savundu. AKİK, aydın ve yazarları da "Topluma öncülük etmesi gerekenler herhalde, kendilerinin depreme dayanıklı konutlarda ikamet etmesinden hareketle olacak ki anlaşılmaz bir bencillikle İstanbulluyu bekleyen bu büyük tehlike karşısında 'oralı' olmadılar" ifadeleriyle eleştirdi. AKİK, İstanbul depremine üç yıl daha yaklaşıldığını ve insanların çaresizliğinin her geçen gün arttığını belirterek, depreme çözüm olması amacıyla bir öneri listesi sundu.[5]

Son dönemde, Kızılay ve AFAD'a duyulan güvensizlik giderek artmakta ve kamuoyunda açıkça dile getirilmektedir. AFAD'ın kendi itibarını korumak adına diğer sivil toplum kuruluşlarını deprem bölgesinden uzaklaştırdığına dair haberler basında sıklıkla yer almaktadır. Bu haberlere göre, diğer sivil toplum kuruluşları tarafından önceden kurulmuş olan çadır kentler, AFAD'ın yeni çadır kentleri kuracağı gerekçesiyle kaldırılmış ve afetzedeler, bir kez daha bu çadırlardan tahliye edilerek AFAD'ın yeni çadırlarına taşınmaya zorlanmıştır. Kolluk kuvvetleri de "Burada AFAD dışında, devlet dışında bir su bile dağıtılamaz" şeklinde açıklamalar yaparak, gönüllüler üzerinde baskı kurmuştur.

Deprem sonrası alınan yüksek bağış miktarı nedeniyle, AHBAP Derneği hükümet çevrelerinin dikkatini çekti ve sosyal medya trolleri aracılığıyla dernek şeffaf olmamakla eleştirildi ve sahte fotoğraf ve haberlerle itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Bu eleştirilerin bazılarına yakından bakmak gerekmektedir. AHBAP, farklı toplumsal sorunlara düzenli olarak yüksek miktarda bağış toplayan bir kuruluştur ve son denetimi 2018 yılında gerçekleştirilmiştir. Yaşanan deprem sonrasında AHBAP'ın çadır ve konserve ihtiyaçlarını Kızılay'dan satın aldığı bilgisiyle birlikte düşünüldüğünde, AHBAP'ın neden daha sık denetlenmediği konusu ele alınabilir. Bu nedenle, AHBAP topladığı bağışlarla yapacağı yardımların malzemelerini artık kapasitesini yitirmiş ve yönetimi büyük oranda yolsuzlaşmış olan Hükümet yanlısı bir kurumdan temin ederek, bağışların yine hükümet çevrelerine gitmesine neden olmuştur.[6]

Son olarak, yaklaşan seçimlerde AKP hükümetinin kazanması durumunda, deprem sonrası bağış toplayan ve yardım kampanyaları düzenleyen sivil toplum kuruluşları, 7262 Sayılı kanun kapsamında yeni bir denetim dalgasına maruz kalabilirler.




1 https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat MevzuatNo=126&MevzuatTur=19&MevzuatTertip=5

2 https://www.evrensel.net/haber/484939/afad-iskenderunda-gonullulerin-kurdugu-cadirlari-kaldirdi-cadir-degil-konteyner-istiyoruz

3 https://siviltoplumdestek.org/desteklediklerimiz/desteklediklerimiz-2023/

https://twitter.com/gunesasik/status/1627594842099310593?s=20

4 https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/20/sivil-toplum-gucu-ve-cesitliligiyle-deprem-bolgesinde/

5 https://bianet.org/bianet/cevre/12468-27-sivil-toplum-kurulusunun-deprem-cagrisi

6 https://ahbap.org/bagimsiz-denetim-raporu

 https://www.diken.com.tr/ahbap-kizilay-cadirlari-icin-kdv-de-odemis/

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Özgürlük Gündemi #5

OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Şehirlerin Yeniden İnşası Düzenlenebilir mi?, Seçim İttifakları Oluşuyor, Rekor Cari Açık ve TCMB Rezervi, Deprem Sonrası Sivil Toplum ve Artan Baskılar.

20 Mar 2023

Özgürlük Gündemi #5

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR